hava Hafif Kar/Rüzgârlı
DOLAR 18,8363 % % 0.04
EURO 20,2234 % % 0.11
GRAM ALTIN 1.137,43 % % 0,48
ÇEYREK A. 1.859,69 % % 0,48
BITCOIN 441.536 % 0.322
SON DAKİKA
Google News

BİR VATAN KALBİNİN ATTIĞI YERDİR ‘ÇANAKKALE…’

Son Güncelleme :

13 Mart 2022 - 12:57

BİR VATAN KALBİNİN ATTIĞI YERDİR ‘ÇANAKKALE…’

İbrahim Dinç yazdı…

“18 Mart Çanakkale Şehitleri Köprümüzün hizmete açılışının anısına…”

Ülkeme bu ve benzeri yüzlerce kalıcı eserler kazandıran devlet erkanımıza, emeği geçenlere binlerce kez minnettarız. Çanakkale Boğazımıza yakışır bu şaheser köprümüz ülkeme ve Çanakkalelilere hayırlı ve uğurlu olsun inşallah…)

-Bu şaheser için Çanakkale Belediye Başkanımız halkımıza bilmem ne dağıtacaklar merak ediyorum…

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber

Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber… 

Mehmet Âkif Ersoy  (1873  – 1936 )

Buradaki kahramanlıkları ömrümüz anlatmaya, sayfalar ise yazmaya kifayetsiz kalır…Çanakkale cephesindeki mertlikler, civanmertlikler asırlar boyu anlatılacak ve genç nesillerimiz de heyecanla anlatılanları pür dikkat dinleyeceklerdir.

18 Mart Çanakkale Zaferimiz kutlu olsun. Bu vesile ile tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle yâd ediyorum…

DUR YOLCU

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın

Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN’dan…

NE DEĞİŞTİ?

-Unutturulmak istenen şanlı tarihimizin ve şanlı zaferlerimizin küllenmiş sayfaları yeniden açıldı.

-1.Dünya Savaşında 7 düvelin en ağır silahlarla ve yenilmez armadasıyla (Deniz Filosuyla…) acımasızca saldırdığı Çanakkale Savaşları Necmettin Halil Onan’ın ‘Dur! Yolcu..’ şiirinde haykırdığı gibi bir devrin kapanıp, bir devrin açıldığı ve hatta duran bir kalbin yeniden atmaya başladığı oldukça önemli bir savaştır.

Mehmet Akif Ersoy Merhumun ‘Çanakkale Şehitlerine’ destanında yaşanan vahşeti her satırında çok açık terennüm ettiğini görürsünüz. 

İngiliz Savaş bakanı Churchil’in; “ Türkler barbardır. Onlara sakın esir düşmeyin. Onlar insanın kanını içerler, diri diri yerler” dediği; “ya ölün ya öldürün, sakın esir düşmeyin” algı ve yalanıya paralı dominyon askerlerinin beyinlerini yıkayıp üzerimize saldırttığı 9 Cephenin en kanlı ve tek savunma savaşıdır Çanakkale.

Osmanlı Devleti, 1. Dünya Savaşı sırasında 6 tane birinci dereceden 3 tane ise ikinci dereceden cephede savaşmıştır. Bu savaşların kronolojik sıralaması ise şu şekildedir;

Kafkasya Cephesi (22 Ekim 1914 – 30 Ekim 1918)

Hicaz – Yemen Cephesi (10 Kasım 1914 – Haziran 1916)

Irak Cephesi (Kasım 1914 – 14 Kasım 1918)

İran Cephesi (Aralık 1914 – 30 Ekim 1918)

Kanal (Süveyş) Cephesi (14 Ocak 1915)

Suriye – Filistin Cephesi (28 Ocak 1915 – 28 Ekim 1918)

Çanakkale Cephesi (19 Şubat 1915 – 9 Ocak 1916)

Makedonya Cephesi (21 Ekim 1915 – 30 Eylül 1918)

Galiçya Cephesi (26 Ağustos 1916 – 1917)

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ABİDESİ’NİN SON ELLİ YILLIK GEÇMİŞİNİ KISACA ÖZETLEYELİM…

– 1970 yılına dek askeri yasak bölge ve kapalı alan olan Alçıtepe Köyü (Kirte…)’nün kapıları aralanmış ve Türk milleti kahramanlarını ve şanlı zaferlerini bir bir tanımaya başlamıştır.

-Yedi düvelin kan kusan yenilmez armadası filolarının 35 mil mesafeden çok rahatlıkla üzerlerimize fırlattıkları 1 ton ağırlığındaki top mermilerinin 30-40 metre derinliğinde çukurlar açtığı tespit edilmiştir. İman dolu göğsünü siper eden kahraman ecdadımızın savaşın sonunda 7 düveli ve yenilmez armadalarını Çanakkale’nin derin ve serin sularına gömdüklerini ve vahşet ordusu 7 düvelin tarumar olduğunu görürüsünüz.

-Ömrünün 10 yılını 3 cephede (Balkan Savaşı, Çanakkale Savaşı ve İstiklal Savaşı) istiklali ve istikbali için cepheden cepheye koşan Koca Seyitleri (Havranlı Seyit Onbaşı’yı) görürsünüz.

-Seddülbahir’de İngilizlerin 2000 kişilik Captain Clayt kömür gemisiyle getirip karaya çıkarmak istedikleri düşman askerlerini 67 kişilik arkadaşıyla durduran kahraman Yahya Çavuşları görürsünüz.

– Düşmana göz açtırmayan Dardanos Tabyamızın Tabya Kumandanı Kahraman Hasan Üsteğmenimizi ve silah arkadaşlarını görürsünüz.

KAHRAMAN HASAN ÜSTEĞMENİMİZİN BİR HATIRASINI PAYLAŞALIM…

“ Yıl 17 Mart 1915. Dardanos Batarya Kumandanı Üsteğmen Hasan Bey’in bir kızı dünyaya gelmişti. Miralay Cevat Paşa (Arapgirli Cevat Paşa-Müstahkem Mevki Komutanı/Çanakkale Boğazlar Komutanı), atına atladığı gibi müjdeyi vermeye gelir.

“Müjde evlâdım Hasan, bir kızın dünyaya gelmiş. Allah ömrünü uzun etsin. Sana izin veriyorum, hemen git bebeğini gör” der.

“Komutanım biliyorsunuz düşman saldırmaya hazırlanıyor. Bu durumda buradaki onca evlâdımı sahipsiz koyup tek evlâdımın yüzünü görmeye gidemem. Şehit olursam aileme söyleyin, kızımın ismini didar koysunlar.” Ve kahramanımız ve bataryadaki tüm askerlerimiz orada şehit olurlar.

Şehit Kahramanımızın vasiyeti yerine getirildi ve kızının ismini didar koydular.

(Didar: Yüz, çehre demektir…)

– Çanakkale’de vatan namustur, kutsaldır diyen ve tereddütsüz, gözünü kırpmadan onun uğruna ölüme giden civanmertleri görürsünüz…

– 1927’de Fransızlar Mort a Coy (Ölüm Koyunda…)’daki savaşta ölen askerlerinin anısına yaptıkları anıt mezarlarını görürsünüz.

– 1932 yılında İngilizlerin Seddülbahir’e çıkarma yapmak istedikleri ‘Yahya Çavuş Anıtının olduğu’ bölgede savaşta ölen askerleri için diktikleri Hellens Anıtını görürsünüz.

 –  Ne acıdır ki ülkemizi istilaya gelen ve daracık bir bölgede en ağır silahlarla üzerlerimize saldıran 7 Düvelin emperyalist emelleri uğruna  500 bin askerin ölümüne sebep olduklarını ve yine ne acıdır ki asıl mağdur ve masum olan bizden önce onların anıt mezarlarını ve anıtlarını diktiklerini görürsünüz. “Biz de maalesef 1954 yılında yapımına başladığımız 18 Mart Çanakkale Şehitleri Abidemizi 1960 yılında tamamlarız ve ziyarete açarız…”

Alçıtepe, Şehitler Abidesi ve Sedd’ül Bahr Köyü havalisi savaş alanlarımız 1970 yılına kadar askeri yasak bölgedir. Alçıtepelilere senenin 2 Ayında zeytinlerini toplamaları için izin verilir. Buralara kuşlardan başka hiçbir canlı giremez.

-1967 yılında ülkemize gelen İngiliz Kraliçesi önce Hellens anıtını ziyaret edecek ve daha sonra Ankara’ya gidecektir.

“Önce Hellens Anıtı sonra Ankara! Neden? Sizler yorumlayınız…”

BU HATIRAYLA İLGİLİ KISA BİR ANEKDOT YAPALIM…

“-Buraya karadan gitmek çok zor, çünkü araçla gidilecek yolu yoktur. Türk’ün kıvrak zekası İngiliz Kraliçesine mahçup olmamak için buna da bir çözüm bulur. Güzel bir balıkçı teknemiz süslenir, Hanımefendilere Çanakkale Boğazımızın eşsiz manzarası seyrettirilerek Hellens Anıtı’na varılır. Kahraman Asker Yahya Çavuş’un 67 arkadaşıyla İngiliz, Captain Clayt (Kaptan Klayt) kömür gemileriyle getirdikleri 2000 askerlerini karaya çıkarmak istediklerini fakat gemi sahile yanaşır yanaşmaz vatanını savunmak üzere mevzilenen Yahya Çavuş ve 67 arkadaşının canları pahasına düşmanı durdurmaya ve karaya çıkarma yapmalarını engellemeye çalıştıklarını görürsünüz. Bu esnada General Napiel’in alnından vurulduğunu ve yüzlerce düşman askerinin öldüğünü tarihi kaynaklar yazmaktadır. Daha sonra İngilizlerin keşif amacıyla bu alanı uçakla görüntülediklerinde ise deniz yüzeyinin 200 metre kıpkızıl kan olduğunu tespit etmişlerdir.

-1985 yılında Gelibolu Yarımadasını ilk kez ziyaret ettiğimde Tabyaların (Korunakların) atıl vaziyette olduğunu, içlerine girmenin mümkün olmadığını, içerlerde çöplerin, atıkların olduğunu gördüm. Şu anda ise Tabyalarımız ve hatta açık alanımız (Açık alan müzemiz…) gayet bakımlı, pırıl pırıl.  Elbette olması gereken de bu olmalıydı.

-Bizler okullarda Tarih derslerimizde Çanakkale Savaşlarıyla ilgili maalesef üç-beş kelimeden; “Küçük Anafartalar, Büyük Anafartalar, 57.Alay’dan” başka bir bilgiye sahip olamadık. Taa… ki 1985’li yıllara kadar.

-Kilitbahir’de yamaçta bulunan Cahid-i Sultan Camii avlusunda meftun, sanırım 1914 yılında zamanın vebası veremden (Halk arasında ince hastalık olarak tabir edilirdi. Ki o yıllar bu hastalığın tedavisi mümkün olmadığı için binlerce hastalarımız hayatlarını kaybetmişlerdir.) Müstahkem Mevkii Komutanı (Boğaz Komutanı…) Orgeneral Cevat Çobanlı Paşamızın ciğerparesi 13 yaşında verem hastalığından hayatını kaybeden Bedile isimli hanım kızının  mezarını gördüm. Etrafı paslı tellerle çevrili idi ve Camii avlumuzun da çok bakımsızdı. Şimdi sanırım gayet bakımlıdır.)  

Tarihine, kültürüne, geleneğine ve göreneğine bağlı emekli bir eğitimci olarak ben de Çanakkale’nin gizemini bir vesile ile 1985 yılında şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu mübarek topraklara geldiğimde anladım.

1985 yılında otomobilimle Eceabat’a geldiğimde Şehitler Abidemizi ziyaret etmek istedim. Alçıtepe’ye iki aracın geçemeyeceği, yüzeyi pürüzlü şose yoluyla sanırım 2 saatte güçlükle gidebilmiştim. Alçıtepe (Kirte) Köyümüzün sembol  ismi 2004 yılında vefat eden Merhum, Bakkal Salim Amcamızı tanıma fırsatı bulmuştum. Bu vesile ile tüm şehitlerimize ve Merhum Salim Amcamıza da rahmetler diliyorum. Savaş alanlarında köylülerimizin topraktan çıkardıkları mermi, şarapnel parçaları, top mermileri ve askeri savaş araç gereçlerini para yerine çerçi misali şeker-tuz vererek alıp biriktiren ve halen Alçıtepe’de sivil savaş müzesi olan “Salim Mutlu Savaş Müzesi”ni görürüsünüz.  Merhum Salim Amcamızın bu savaş hatıralarının bir çoğunu da devletimize bağışlamışlardır.  Halen ‘Salim Mutlu Savaş Müzesi’ni Merhum Salim Amcamızın Polis Emeklisi Damadı ve kızı işletmektedir. Devletimizin Kabatepe Limanında yaptığı ve ziyaretçilerin hizmetine sunduğu savaş müzesi ile 11 bölümlük simülasyon merkezi mutlaka görülmeli ve ziyaret edilmelidir.

-Aziziye Tabyaları, 2.Abdülhamit Han’nın tahkim ettiği Hamidiye Tabyaları, Fatih Sultan Mehmet Han’ın yaptırdığı Kilid-ül Bahr’deki /Kilitbahir’deki (Denizin Kilidi anlamındadır…) Sarı Kule, Kilitbahir’in karşısındaki Çimenlikkale Çanakkale boğazımızın oldukça hassas ve  stratejik öneme haiz yerlerdir.

-Çanakkale Şehitler Abidesi 18 Mart 1915’te hayatlarını kaybeden 250.000 Türk askerinin anısına Çanakkale Boğazı’nın Morto Koyu önündeki Hisarlıkburnu üzerinde 17 Nisan 1954’te temeli atıldı ve 21 Ağustos 1960’ta ziyaret açıldı. Vatanı için cansiperane düşmana geçit vermeyen kahraman bir milletin Çanakkale Deniz Zaferi  şanlı tarihimize altın harflerle nakşedildi. Böylelikle Çanakkale’nin geçilemeyeceği gerçeği tüm dünyaya ilan edildi.

ÇANAKKALE DESTANI TANITIM MERKEZİ…

Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi; Türkiye’de eşi benzeri görülmemiş kahramanlık hikâyelerinin yaşandığı Çanakkale Savaşları’nın sonsuza kadar hatırlanması ve yeni yetişen nesillere Çanakkale ruhunu aktarmak ve bu ruhun gelişmesine katkı sağlamak amacıyla projelendirilmiş olup Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından 7 Haziran 2012 tarihinde ziyaretçilerimizin hizmetine açılmıştır.

Türkiye’de bir ilk niteliği taşıyan Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezinde; ileri simülasyon teknikleri ile 11 ayrı canlandırma odasının ikisinde üç boyutlu gösterim yapılmakta ve üç ayrı odada da hareketli platformlarla Çanakkale Savaşları’nın önemli kesitleri, 63 dakikalık gösterimle ziyaretçilere anlatılmaktadır. Ayrıca yabancı ziyaretçiler için yedi ayrı dilde kulaklıklı (İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça, Japonca, İtalyanca ve Arapça) anlatım da yapılmaktadır.

KABATEPE ÇANAKKALE DESTANI TANITIM MERKEZİ

“Yazılı linki tıklayarak tanıtım videosunu izleyebilirsiniz…”

https://catab.ktb.gov.tr/TR-121090/canakkale-destani-tanitim-merkezi.html

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.