DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

KURTULUŞ YOLU TÖVBE VE İSTİĞFAR

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
KURTULUŞ YOLU TÖVBE VE İSTİĞFAR
0

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a, salât ve selâm Efendimiz Hazreti Muhammed (sallalahu aleyhi ve alihi ve sellem )’e, Âl-i Âbası, Ehl-i Beyti ve Ashabı üzerine olsun.

***

Tövbe ve istiğfar günlük hayatımızda çok kullanılmasına rağmen ne yazık ki bu kavramların anlam ve önemini çoğu insan tam olarak bilmemektedir.

~ Tövbe ve İstiğfar  ne demektir?

~Başkası adına tövbe edebilir miyiz?

~Başkasının yerine istiğfar  yapmak mümkün müdür?

~Sürekli günah ve şirk içinde yaşayıp ‘’Tövbe eder kurtulurum’’ diyenlerin tövbesi kabul olur mu?

~Allah’a şirk koşan, günah içinde yaşayıp kul hakkını yiyen, kamu malını gasp eden kişinin yaptığı Tövbe ve istiğfar kabul olur mu?

~Günah ve şirk içinde lakaytça bir hayat yaşadığımızdan dolayı bu dünyada manevi bir cezaya duçar olur muyuz?

***

İstiğfar; İşlenen günah ve hatalardan dolayı Allah’tan af ve mağfiret niyaz etmek demektir.

Gerek Kur`an-ı Kerîm`de ve gerekse hadis-i şeriflerde istiğfar teşvik edilmiştir.

*

Efendimiz (sallalahu aleyhi ve alihi ve sellem ) şöyle buyurdu:

Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah’tan beni bağışlamasını diler, istiğfar ederim.” (1)

*

Bir mümin kendisi için İstiğfar edeceği gibi, vefat etmiş olan veya hayatta bulunan ana-baba, akrabaları ve diğeri müminler için de istiğfar edebilir.

Günlük olarak okuduğumuz Rabbena Atina ve Rabbenâ-ğfir li duası  ile istiğfar yapmış oluruz. 

***

Rabbena Atina ve Rabbenâ-ğfir li  duası Kuran-ı Kerim de bulunmaktadır.

*

Rabbenâ Atina Duası

    Rabbenâ âtinâ fî-ddünyâ haseneten vefi-l-âḣirati haseneten vekinâ ażâbe-nnâr

“Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azâbından muhâfaza eyle!” der.(Bakara (2) 201)

Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver.
Bizi ateş azabından koru.
Ey Rabb’im, merhamet edenlerin merhamet edicisi, bize rahmetinle muamele eyle.

***

Rabbenâ-ğfir li duası 

Rabbenâ-ġfir lî velivâlideyye velilmu minîne yevme yekûmu-lhisâb

“Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla!” (İbrahim / 41)

Ey bizim Rabb’imiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde bağışla.
Ey Rabb’im merhamet edenlerin merhamet edicisi, bize rahmetinle muamele eyle.

***

  Peygamber efendimiz (sallalahu aleyhi ve alihi ve sellem) Allah’tan dünya ve ahiret için af ve afiyet isterdi. Bundan dolayı en çok rabbenâ dualarını okuduğu rivayet edilir.

Ayrıca namazların son oturuşunda Allahümme salli – Allahümme barik dualarından sonra Rabbenâ dualarını okumak sünnettir.

***

SEYYİDÜ’L İSTİĞFAR DUASI

Şeddad bin Evs (radıyallahu anh)’tan rivayete göre  Nebiyy-i Ekrem (sallalahu aleyhi ve alihi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

’Üstün ve en faziletli dualardan birisi Seyyidül istiğfar, duasıdır.’’ “İstiğfârın en üstünü kulun şöyle demesidir:

  “Allahümme ente Rabbî lâ ilahe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike mes’tetâtü eûzü bike min şerri mâ sanâtü ebû’ü leke bi-nîmetike aleyye ve ebû’ü bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfıruz-zünûbe illâ ente

***

‘’Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Sen’den başka ibâdete lâyık ilâh yoktur.

Beni Sen yarattın. Ben Sen’in kulunum.

Ezelde Sana verdiğim sözümde ve vaadimde hâlâ gücüm yettiğince durmaktayım.

İşlediğim kusurların şerrinden sana sığınırım.

Bana lutfettiğin nîmetleri yüce huzûrunda minnetle anar, günâhımı îtirâf ederim.

 Beni affet, şüphe yok ki günahları Sen’den başka affedecek yoktur (6) 

***

Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallalahu aleyhi ve alihi ve sellem) sözlerine devamla şöyle buyurur:

Her kim, bu Seyyidü’l istiğfârın sevâbına ve fazîletine bütün kalbiyle inanarak gündüz okur da o gün akşam olmadan ölürse Cennetlik olur. Yine her kim, sevâbına ve fazîletine gönülden inanarak gece okur da sabah olmadan ölürse Cennetlik olur. (7)

Günahsız bir ağızla yapılan dua ve istiğfarın kabul edileceği buyrulmuştur.

***

Günah ve şirk içinde lakaytça bir hayat yaşadığımızdan dolayı bu dünyada manevi bir cezaya duçar olur muyuz ?

Rabbimiz buyuruyor ki;

‘’Görmüyorlar mı ki, her sene birkaç defa imtihan mâhiyetinde çeşitli belâ ve musîbetlerle karşı karşıya geliyorlar. Buna rağmen ne tövbe ediyorlar, ne de düşünüp ibret alıyorlar!’ (Tevbe (9) 126.)

***

Hazreti  Ali (Aleyhisselam) bu konuda şöyle buyurur;

“Beraberinde kurtuluş reçetesi olduğu halde helâk olan kimsenin durumuna hayret ediyorum. O reçete de tövbe ve istiğfardır.”

 Tövbe, samimi olarak kalp ve dil ile yapılır. Tövbe kişiye has bir şeydir, başka bir kişinin yerine başkası tövbe yapamaz.

***

Günümüzde el ele tutarak insanlara yaptırılan tövbeler, Cem ayinlerinde yaptırılan tövbeler veya ferdi olarak  yaptığımız tövbeler Rabbimizin istediği tövbeye uygun mudur?

Hazreti Ali (Aleyhisselam) ile tövbe eden bir Arabi arasında geçen bir konuşmada;

Hazreti Ali (Aleyhisselam) Arabinin hızlı hızlı ‘Estağfirullah ve etubu ileyh’’ dediğini işitti.

Hazreti Ali (Aleyhisselam) O’na dedi ki;

‘’-İstiğfâr ederken hızlıca acele ederek sadece dil ile söylemek yalancıların tövbesidir. Senin yapmış olduğun tövbeden de tövbe etmeye ihtiyacın vardır’

***

TÖVBE NEDİR; İnsanın, bezm-i elestte Allah (c.c.) ile  yaptığı ahdine sadık kalmayarak nefs ve şeytana uyarak bu dünyada haram ve günaha sapması sonucu, Allah’ın rahmeti ile kendisini birbirinden ayıran bir perde teşkil eder.

İnsan kalbinde ve zihninde, sığındığı yardım dilediği yüce Mevla’sından gelen rahmetin kesildiğini ,Ondan uzaklaştığını anladığı zaman iç aleminde bir elem ve acı duyar.

Günahlardan dolayı çektiği elem ve acının sonucu duyduğu nedamet hissiyle Allah (c.c.) ile yaptığı ahdine dönmek için kalbindeki  iman ile pişman olup yaptığı günahları bir daha yapmamak üzere terk ederek söz vermesine  tövbe denir.

*

Bütün ilâhî dinlere göre insan; hem iyilik hem kötülük yapma temayülüne sahip bir varlıktır.

İslâm’da insanın günah işleyebileceği kabul edilmiş ve bundan korunma ve kurtulma yolları insana öğretilmiştir. yapılan kötülükten, işlenen günah ve kabahatten kurtulup manevi kirlerden temizlenme yolu tövbedir.

İnsan, tövbe ile yapmış olduğu günah ve kusurlardan kurtulup o günah ve hataları hiç yapmamış gibi tertemiz olur.

Kur’ân-ı Kerîm’de tövbe kavramı seksen sekiz yerde geçmektedir. (2)

*

‘Ey mü’minler’hepiniz Allah’a tövbe edin. Tâ ki korktuğunuzdan emin, umduğunuza nail olasınız.’(Nûr, 24/31)

***

Pişmanlık duymadan sadece dille yapılan tövbenin hiçbir değeri yoktur. Günahkâr kimse vakit geçirmeden gerçek manada tövbe etmeli, günahlardan dolayı halis samimi olarak tövbe etmek farzdır.

***

Tövbesi kabul olanlar?

Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır:

‘’Ancak Allah’ın kabul etmesini vaâd buyurduğu tövbe, o kimseler içindir ki, bilmeyerek günah işleyip hemen tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul eder. Allah alîmdir hakîmdir. (Her şeyi bilendir, hikmet sahibidir) (Nisâ, 4/17)

*

Hazreti Peygamber (sallalahu aleyhi ve alihi ve sellem) bu konuda şöyle buyurmuştur;

 “Günahlarından samimi olarak tövbe eden kimse hiç günah işlememiş gibidir.” (3)

***

Allah şu kimselerin tövbesini kabul etmeyeceğini buyurmaktadır.

~Allah’a şirk koşanların,

~ Allah ve Resul’üne ihanet edenler ve fasıkların,

~Kul hakkı yiyenlerin, kamu malını gasp edenlerin tövbesinin kabul edilmeyeceği bildirmiştir.

*

Delili de şu ayetlerdir;

Rabbimiz buyurdu ki;

“Allah kendisine şirk koşulmasını kesinlikle affetmez. Bunun dışındaki günahları dilediği kimseler için affeder. Allah’a ortak koşan kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur.”(Nisâ, 4/48)

*

Hak sahibi, hakkını almadıkça veya bu hakkını helal etmedikçe, Allah kul hakkı yiyenin bu günahını affetmemektedir. Çünkü ilâhî adalet, böyle buyurmaktadır.

*

Veda hutbesinde Resûlullah (sallalahu aleyhi ve alihi ve sellem) şöyle buyurdu;

Ey insanlar, sizin canlarınız, mallarınız, ırz ve namuslarınız, Rabbinize kavuşuncaya kadar birbirinize haramdır (dokunulmazdır).” (4)

*

~Allah ve Resûlüne ihanet edenlerin ,fasıkların tövbesi kabul edilmez.

Rabbimiz buyurdu ki;

’Sen, onlar için ister bağışlanma dile, istersen dileme. Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de, Allah onları kesinlikle bağışlamaz. Bu, gerçekten onların Allah’a ve elçisine (karşı) nankörlük etmeleri dolayısıyladır. Allah fasıklar topluluğuna hidayet vermez’’ (Tevbe /9(80)

*

Günaha dalıp sonrada ‘’Tövbe eder kurtuluruz’’ Ümidi içinde olanları ;

 Cenâb-ı Hak şöyle îkaz ediyor:

“…Sakın şeytan, Allah’ın affına güvendirerek sizi kandırmasın.” (Lokmân, ( 33)

*

TEVBE ETMENİN ŞARTLARI

İslam’da esas itibariyle tövbe gerektiren günahlarda iki hak vardır;

Bir Allah’ın hakkı, bir de kul hakkı vardır.

1~Allah’a (c.c.) karşı işlenen günahlardan tövbe etmek;

İşlenen günah sadece Allah’a karşı olup kul hakkını içermiyorsa tövbe etmenin şartları :

1~ Kılmadığı farz olan namaz ve oruçlarını kaza etmek .

2~ Ödemediği zekat ,kefaret, fitre, adak sadakalarını ödemek

3~ Geçmiş günahları için pişman olup Allah’tan mağfiret dilemek.

4~ Allah ve Resûlü’ne tam teslimiyetle iman itaat biat etmek ve bu sözünde sadık kalmak

5~ İşlediği günahları bir daha yapmamaya kesin olarak karar vermek.

***

2~Kul hakkını içeren günahlardan tövbe etmek .

a-Ferdi kul hakkı ve Toplu kul hakkı (kamu malını rüşvet gasp yoluyla zimmetine geçirmek.)

1~ Kul hakkında; çalınmış veya gasp edilmiş mal mevcutsa aynen iade edilmelidir.

2~Alınıp geri verilmeyen bir mal ,mevcut değilse misli veya kıymeti hak sahibine verilmelidir. Mümkün değilse güç yetirildiği zaman hakkı sahibine ödemeye niyet edilmelidir.

Eğer hak sahibi bulunamıyorsa fakirlere sadaka olarak verip, bulunduğu zaman sahibine kıymetini tazmin etmeye niyetlenmelidir.

*

”Kim emanete (devlet malına) hıyanet ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı boynuna asılı olarak gelir. Sonra herkese -asla haksızlığa uğratılmaksızın-kazandığı tastamam verilir.” (Âl-i İmrân Suresi 161. Ayet)

*

Peygamber Efendimiz (sallalahu aleyhi ve alihi ve sellem) şöyle buyururlar:

Bir kimse kardeşinin haysiyetine, yahut malına haksız olarak taarruz etmişse, iltimas olarak verilebilecek altın ve gümüşün bulunmadığı günden (kıyametten) önce helâlleşsin. Aksi halde, yaptığı haksızlık nisbetinde onun iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa, hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden adama verilir.” ( 5)

2~ Kısas gerektiren bir suç işlenmişse fâil hak sahibine hakkını alma imkânını vermeli, bir daha aynı suçu işlememeye kesin karar vermelidir.

3~ Başkasına iftira atma, hakkında konuşma, vurma, v.b. haksızlık olaylarında. kişi tüm günahlarından tövbe edip helâlleşmesi gerekir.

***

NASUH TÖVBESİ

Tövbenin en makbul olanı, günahtan kesin dönüş yapılarak, Allah`tan bağışlanma istenmesidir. Buna “Nasûh tövbesi” denir.

Ayet-i Kerîme`de şöyle buyurulur:

“Ey iman edenler! Allah`a samimiyetle (nasûh tövbe) edin. Belki Rabbiniz kötülüklerinizi siler. Peygamberi ve beraberindeki müminleri utandırmayacağı günde, sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyar. O gün onların nûru önlerinde ve sağl taraflarında yürürken: “Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla, şüphesiz Sen, her şeye Kadirsin derler” (Tahrim/ 66 (8).

***

TÖVBE DUASI

 En çok bilinen ve okunan dua şöyledir:

 “Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve El-hayye’l-kayyûmü ve etûbü ileyhi, Ve nes -elühü’t tövbete ve’l- mağfirete ve’-hidayete lenâ,innehû , hüve’t-tevvâbü’r-rahîm.Tevbete abdin zalimin li-nefsihi,lâ  yemlikü li-nefsih’î mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. (8)

*

”Mağfiretini talep ediyorum Allâh’ım! Bağışlamanı diliyorum Rabbim!

Kusur ve günahlarımdan beni tertemiz kılmanı istiyorum, Yüce Mevlâm!

(Bir aciz kul olarak ben) Kerîm olan, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan, dâimâ diri (el-Hayy) ve her şeyin kendisiyle ayakta durduğu ve varlığını sürdürdüğü (el-Kayyûm) Yüce Rabbimin mağfiretini (bağışlamasını) niyaz ederim. O’na yönelir ve Yüce Zât’ından bizlere tövbe, mağfiret ve hidâyet lutfetmesini talep ederim. Zira tevbeleri kabul eden ve kullarına son derece merhametli olan O’dur. Kendi nefsine zulmeden ve ölmeye de, hayatta kalmaya da, yeniden dirilmeye de kendi iktidârı olmayan aciz bir kul olarak Rabbime tövbe ederim.”

***

Alemlerin Rabbi buyurdu ki;

‘’Ancak tövbe edenler, ıslah edenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü’minlerle beraberdirler. Allah mü’minlere büyük bir ecir verecektir.’’(Nisa Suresi,4 /146)

*

‘’Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”( Bakara i(2) 128.

Ey Rabbi-miz bunu bizden kabul buyur; Kuşkusuz sen, her şeyi işiten ve her şeyi en iyi bilen’sin.   Amin. Selam ve Dua ile.

Cesim ZEYDANLI   22-02-2023 Ankara 

ULUSLARARASI EHL-İ BEYT ARAŞTIRMA VE DAYANIŞMA GENEL BAŞKANI

 

Dipnot.

1~ (Buhârî, Daavât 3. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre (47) İbni Mâce, Edeb 57)

2~ (M. F. Abdülbâkī,el-Muʿcem, “tvb” md.).

3~ (İbn Mâce, Zühd, 30)

4~ (Buhârî, Hacc, 132)

5~ (Buhari, Mezalim, 10 )

6~Buhârî, Deavat, 1; Tirmizî, Deavat, 15; Nesâî, İstiaze, 57; Ahmed b.Henbel, el-Müsned, IV, 122.

7~ (Buhârî, Deavât, 2, 16; Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101)

8~ Ebû Dâvûd, Kitabu Salat (1517) Sahih hadis

Not. Kaynak gösterilmeden izinsiz kullanılamaz. :5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sahibi, telif hakkı kapsamında; manevi ve mali haklara sahiptir

YORUM YAP