Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

  • ANASAYFA
  • BİYOGRAFİ
  • HOŞ GELDİN EY HAKKIN ŞAHİDİ, MÜJDECİMİZ, ALEMLERE RAHMET EFENDİM HAZRETİ MUHAMMED (S.A.V.)

HOŞ GELDİN EY HAKKIN ŞAHİDİ, MÜJDECİMİZ, ALEMLERE RAHMET EFENDİM HAZRETİ MUHAMMED (S.A.V.)

Görsel açıklaması bulunamadı

“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla”

Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a salât ve selâm Efendimiz Hazreti Muhammed (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem)'e Âl-i Âbası, Ehl-i Beyti ve Ashâbı üzerine olsun.

***

Hakkın şahidi, müjdeleyicimiz, Allah’ın Resulü davetçimiz, aydınlatıcı kandilimiz  alemlere Rahmet olarak gönderilen 

Efendimiz Hazreti Muhammed (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem) (Ahzâb /45-46.)

 DÜNYAYA HOŞ GELDİN, DÜNYAMIZI ŞEREFLENDİRDİN . 

 ***

Rabbimiz  buyurdu ki:

Şânım hakkı için size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, son derece izzetlidir, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir.O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.(Tevbe /128)

*

Allah Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem) :

İnsanlar iki kısma ayrılsa, Allâhü Teâlâ Hazretleri beni onların en iyisi ve seçilmişinde bulundururdu. Ben cahiliyet sefahat ve sefaleti bulaşmadan ana-babamdan dünyaya getirildim.”(1)

***

Şairin dediği gibi;

Hüsn-i Kur’ân’ı görür insan olur hayrân Sana,

Dest-i kudretle yazılmış hilyedir Kur’ân Sana!

Nazar kıl yâ Rasûlallah fakîrin hâline bir kez,

Senin aşkın beni yaktı cihânı gözlerim görmez!

Sen’i medh eylemek ister bu gönlüm yâ Rasûlallâh!

Sen’in meddâhın Allah’tır benim medhe gücüm yetmez! (2)

***

Ey Allah’ın Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem) 

Biz sana hakkıyla layık ümmet olamadık.!

Bizi affet, affına sığınıyoruz..

Sana  imanımız ile   ilgili  bir soru sorulduğu zaman;

Peygambere iman, imanın şartlarındandır’’ sözünden başka bir şey bilemez olduk!

1400 yıl önce ne dedinse?

nasıl demiştinse ?

Onları tekrarlasak da bize  tesir etmiyor!.

Faydasını da göremiyoruz.!

Senin Hadislerini okumakta bize fayda vermiyor!

Dinlemek de!

Senin giyimini,

yemek yemeni ,

saçını sakalını örnek alanlar  seni ve senin  davanı anlamadılar.

Senin sünnetine uyduklarını iddia edenler Allah'ın farzlarını terk ettiler.

Oruç tutarak sahurdan iftara kadar bir şey yemediler ama kul hakkı yediler.

Ehl-i Beytinin yolunda olduğunu söyleyenler Yezid'in hayatını yaşar oldular.

Ehl-i Beytin adını kullanarak senin dinini istismar edenler....

Karun’un, Hâman’ın hayatını yaşar hale geldiler.

Domuz eti yemek haram dediler ama  yetim hakkı yediler.

Din kardeşinin gıybetini ederek onun ölmüş etini yediler.

Cemaat namazına dikkat ettiler fakat cemaat haklarına riayet etmediler.

***

Ey Allah’ın Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem)

Bu devrin cahili de o devrin cahili gibidir.

Bu devrin münafığı da  o münafığı gibidir.

Bu devrin kafiri de o devrin kafiri gibidir.

Kaçan da Allah diyor ,kovalayanda.

Ölen de tekbir getiriyor, öldüren de..

Müşrik de senin yolunda olduğunu iddia ediyor münafık da:

***

Ey Allah’ın Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem);

Seni sevdiğini iddia edenler senin yolunda olduğunu iddia edenler senden sonra o kadar çok yanlış yaptılar ki,

Biz bu yanlışlarla aldandık,

Bu yanlışlar ile oyalandık.

Dini onlar parçaladı.

*

‘’Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.’’( En’âm /159.)

Biz bu parçalarla oyalandık.

''O ortak koşanlar ki, dini bir bütün hâlinde kabul edip uygulamaları gerekirken, onu parçalayıp bölük bölük olmuşlardır. Üstelik her grup, parçaladıkları dinden yanlarında kalan bilgi kırıntılarıyla böbürlenip durmaktadır.''(Rûm (30) 32.)

Ve  parçalarla böbürlenip bunu din zannettik .

***

Ey Allah’ın Resulü ; (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem);

Buyurdunuz ki;

’Hüseyin bendendir bende Hüseyin’denim.

Allah’ı seven Hüseyin ‘i sever.

Hüseyin torunlardan bir torundur.’(3)

Reyhanın iki gözün Hazreti Hüseyin (a.s.) niçin öldürüldü?

Öldürüleceğini bildiği halde Yezid'e niçin biât etmedi?

Yezid Hazreti Hüseyin’in ''Ya biât etsin veya öldürülsün''  emirini niçin verdi ?

Kim haklıydı?

kim haksızdı ?

Davasını hala anlatmadık ve bugün dahi anlayamadık.

Bu dava hala devam ediyor.

Bugünün Yezid’leri günümüz Hüseyin’lerini bebe Ali Asgar’larını gözümüzün önünde parçalamaya katletmeye devam ediyor.

Bugün de Kerbela da susuz kalmış nesillerin evlatları Gazze de susuzluktan kavruluyor Müslümanların  ve dünyanın  gözü önünde..

Günümüzün  Yezid'leri tarafından susuz, kan ve gözyaşı içinde bırakılarak  .

***

Ey Allah’ın Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem);

Dünyada değişen bir şey yoktur.

Dünyada senin  merhametin, adaletin, davan hakim değil.

Bugün İslam dünyası ve ümmetin çok perişan haldedir.

Çünkü;

Bugün içimizde Hz. Ali’ler (a.s.), Hz. Ebu Bekir'ler (r.a.) Hz. Ömer’ler (r.a.), Hz. Hasan'lar (a.s.) ,Hüseyin’ler (a.s.) ,Hz. Zeyd bin Ali’ler (a.s.) yoktur.

Onların yanında İslam’ın koruyucusu  Fedaisi Hazreti Ebu Talip (r.a.) de yoktur.

Usame Bin Zeyd  gibi gençlerimizde ortada gözükmüyor.

Musab’lar (r.a.) Uhud’da şehadete ulaştı artık  benzerleri yetişmiyor.

Hazreti Hamza’ların (r.a.) ciğerleri de öylece Uhut'ta  parçalandı çiğnendi orada  kaldı.

Artık Uhud’a gidenlerimiz de dönmedi, Medine’sini koruyanlarımız da yoktur.

***

Ey Allah’ın Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem)

Giyinişimizle,

yürüyüşümüzle,

yemek yememizle sana benzemeye çalıştık.

Fakat yaşantımızla, duruşumuzla dönüp Ebu Cehil’e benzedik.

***

Günümüz Bedr'ine  çıkıp savaş açtık.

Ama biz din düşmanlarımızla değil kendi kardeşlerimizle savaştık.

Namaz kılan oruç tutan şehadet getiren dindaşlarımızla çatıştık.

***

Rabbimiz bize Müslüman adını vermişti;

‘’Hem Allah'(ın yolun) a da'vet eden ve sâlih amel işleyen ve: “Doğrusu ben Müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?’’ (Fussilet /(41) 33.)

Biz ise  kendimize yeni isimler bulduk , yeni isimlerimizle övünmeye başladık.

***

Ey Allah’ın Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem);

Senden sonra kaynağımız Kitabullah ve Senin sünnetin değil bizim bulduğumuz yeni ölçüler ölçümüz olmaya başladı:!

Kendimize  göre  insanlara münafık dedik.

Müslümanlardan bizim fırkamızdan olmayanlara müşrik, kafir dedik.

Kendimizi ve mensubu olduğumuz fırkadan başka kimseyi beğenmez olduk.

İslam’ı bizim gibi anlamayan Müslümanlara hak yoldan sapmış dedik.

Biz sadece Müslümanlarla, kendi kendimizle uğraştık.

Seni örnek alarak nefisimizi ıslah etmedik.

Nefsimizi değil Müslümanları öldürdük.

Dinimizi din düşmanlarından korumak için etrafımıza hendek kazmak yerine din kardeşimizin ayağının altına kuyu kazmaya çalıştık.

Kazdığımız bu kuyulara sonunda biz de düştük.

***

Ey Allah’ın Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem)

Sana inen kitaba saygı duyduk.

Başımızın üzerinde tuttuk .

Elimizin ulaşmayacağı yere koyduk.

Mukaddestir diyerek dokunmadık .

Dokunduğumuzda da okumak için değil tozunu almak için dokunduk.

Okuduklarımızın anlamını öğrenip hayatımıza tatbik  etmek için değil ,güzel nağmeler için okuduk.

Okuduğumuzda nağmeler manaların önüne geçti.

Sanki bu kitap bizim için inmemişti. Sanki yalnız sana inmişti.

Biz Kur'an-ı Terk ettik.

***

‘’ Peygamber: "Ey Rabbim! Doğrusu milletim bu Kuran'ı terk etmişti" der. (Furkan: 30)

Buyurduğun gibi seninle birlikte sanki Kur’an da hayatımızdan çıktı Kur'anı terk ettik .

***

Ey Allah’ın Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem);

Bir problemimiz olduğunda Kitabullah ve  tefsiri olan senin sünnetinde çözümü  aramadık...

Allah’ın kitabında ve senin sünnetinde çözüm aramayanlar başkalarının kitaplarında çareler aramaya başladılar.

Müellifler çoğalınca fikirler de çoğaldı....

Senin getirdiğin kitabın yerini başkalarının kitapları aldı .

Onları okuyup hak katından gelen kitap budur dedik.

Onların müellifleri senden daha çok anılır onların yazdıkları Kitabullah’tan daha çok rağbet görmeye başlar oldu.

Biz döndük durduk,  gösterdiğin  hedefe bir türlü varamadık.

***

Bu dünya temel dünyadır.

Günümüzdeki müşrik de, münafıkda  geçmişteki müşrik münafık gibidir.

Bugün Kabe’nin içinde artık put yoktur.

Ama biz nefsimizi heva ve heveslerimizi , 

ardına  düştüklerimizi putlaştırdık.

***

Bugün içimizdeki putları kırıp yeniden  Medine’mizi kuramıyoruz.

Çünkü hala kim haklı,

kim haksız

onu bile bilemiyoruz,

konuşamıyoruz.

Allah’ın soracağı soruları biz kullara soruyoruz.

Hala kimin kafir olduğunu ,kimin Müslüman olduğunu biz tayin ediyoruz.

Cennetlik ve cehennemlik  insanları da biz belirliyoruz.

Senin Reyhanım iki gözüm cennet efendileri dediğin Hazreti Hüseyin ve 72 Ehl-i Beyti ve  evlatlarını katleden münafıkları cennete yerleştirmeye çalışanlar olduğu gibi,

Hayatını  Evlatlarını  İslam uğruna kurban  eden ,ömründe şirke bulaşmamış İslam fedaisi Hazreti Ebu Talip (r.a.)'ı  hala kafir diyerek cehenneme gönderenler var.

Bu kişi Müslümandır sözünden daha çok bu kişi kafirdir sözünü daha çok kullanıyoruz.

Oysaki Rabbimiz şöyle buyurdu ;

“De ki: Peygamber olarak gelen ilk insan ben değilim ki! benim ve sizin başınıza neler geleceğini bilemem. Ben sadece bana ne vahy ediliyorsa ona uyarım. Çünkü ben açıkça uyaran bir elçiden başka bir şey değilim.(Ahkaf, 46/9)

***

Ey Allah’ın Resulü (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem);

Allah’ı unuttuk ,

Seni unuttuk…

Dünyaya teşrif buyurduğun bu ŞEREFLİ GÜNÜ de unuttuk…

Bize rahmet olarak  getirdiklerini unuttuk!…

*

Rabbimiz bize ;

''İçinizden Allah’ın lutfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır.''(Ahzâb Suresi - 21)

***

Seni örnek almamız emr edildiği halde biz müşrikleri örnek alıp onlara benzemeye çalıştık.

Bu gaflet ve dalalet girdabı içinde döndük durduk.

Sonunda biz özümüzü  kaybettik, şeytanın oyuncağı olduk.

O Şeytan ki !bizim açıkça düşmanımızdır.

Bu gafletimiz içinde dost ve düşmanımızı tanıyamaz olduk.

Şeytanı ve nefsimizi ve din düşmanlarını özümüze dost bildik.

Bir tarafta Lailahe illah dedik ,

diğer tarafta,

Nefsimizin heva ve hevesimizin ardına düştüklerimizin kulu ve kölesi olduk.

Rabbim bizi nefs , Şeytanın ve İslam düşmanlarının şerrinden muhafaza etsin.

’Biz sana bu kitabı gerçeğin tâ kendisi olarak indirdik. Öyleyse sen de, her türlü şirk ve gösterişten uzak durup ibâdet ve taati yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk et.’’(Zümer 2.)

Rabbimizin buyurduğu bu mesajını hakkıyla idrak  edip iman ile ibadet etmeyi nasip etsin.

***

Bize Allah ve Resulünü hakkıyla tanıyıp İman itaat ve biat etme gücü versin.

Müslümanları ve İslam’ı parçalamak isteyen müşrik ve kafirlerin oyunlarını bozsun fırsat vermesin.

Rabbim  “Rahmeten li’l-Âlemin” olan Resul-i Ekrem (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem)’i ve Ehl-i Beyt’ini sevmemizi, onların sevgi dairesine girebilmemizi ve onların yolunda onlarla aynileşmeyi nasip eyle.

Bu uğurda şüheda-i Kerbela’ya verdiğin ecir ve fazileti ve şehadeti bizlere de lütf ve nasip eyle.

Kıyamet günü Onlarla birlikte efendimizin sancağı altında haşr eyle . Amin.

Cesim ZEYDANLI –14-09-2024 ANKARA

Kaynaklar:

1~ (İ.Beyhekî ,Delâil-ün-nübüvve)

2~ Muallim Nâci

3~ Tirmizi Menakıb-31)

4~ (Şeki Mescidi Cuma Hutbesinden istifade edilmiştir.)

Not. Kaynak gösterilmeden izinsiz kullanılamaz. :5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sahibi, telif hakkı kapsamında; manevi ve mali haklara sahiptir

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Sevda HAŞİMOĞLU 03.09.2025 16:59

Ellerinize, kaleminize sağlık

Yanıtla