
ABD ile İran arasında aylardır devam eden askeri ve diplomatik gerilim yeni bir aşamaya evrilirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın söylemlerinde ise dikkat çekici bir değişim yaşanmadığı değerlendiriliyor. CNN International tarafından yayımlanan analizde, savaşın sahadaki dinamikleri dönüşürken Trump’ın kamuoyuna verdiği mesajların büyük ölçüde aynı kaldığı vurgulandı.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırılar, ilk günlerde yoğun askeri operasyonlarla ilerlerken, süreç zamanla tarafların birbirine ekonomik ve stratejik baskı uyguladığı kırılgan bir ateşkes dönemine dönüştü. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve enerji hatlarına yönelik riskler, çatışmanın doğrudan askeri boyutunun ötesine geçtiğini gösterdi.
CNN analizine göre Trump, savaşın başından bu yana altı temel söylemi tekrar etmeyi sürdürdü. Bunların başında ise “çatışmanın kısa sürede sona ereceği” iddiası geliyor. Trump son açıklamalarında da savaşın “yakında biteceğini” savunurken, gerekirse İran’a yönelik saldırıların yeniden yoğunlaştırılabileceği mesajını verdi.
ABD Başkanı’nın dikkat çeken bir diğer yaklaşımı ise yaşananları çoğu zaman “savaş” yerine “çatışma” ya da “küçük çaplı operasyon” olarak tanımlaması oldu. Trump, Beyaz Saray’daki son açıklamalarında operasyonların kontrol altında olduğunu ve sürecin ABD açısından olumlu ilerlediğini savundu.
Trump ayrıca İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini öne sürmeye devam ediyor. İran donanması, hava savunma sistemleri ve askeri altyapısının ağır hasar aldığını savunan Trump, buna rağmen İran’ın hâlâ direnç gösterebildiğine ilişkin yorumları reddediyor.
Analizde öne çıkan başlıklardan biri de Trump’ın sürekli olarak “İran yönetiminin anlaşma istediği” yönündeki açıklamaları oldu. Washington ile Tahran arasında zaman zaman dolaylı görüşmeler yapıldığı iddia edilse de şu ana kadar somut ve kapsamlı bir anlaşma açıklanmış değil. Buna rağmen Trump, son açıklamalarında da tarafların anlaşmaya yakın olduğu mesajını vermeyi sürdürdü.
Trump’ın sık sık eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan İran nükleer anlaşmasını hedef aldığına da dikkat çekildi. Trump, mevcut süreç sonunda ortaya çıkacak olası anlaşmanın önceki nükleer mutabakattan “çok daha güçlü” olacağını savunuyor.
Öte yandan uzmanlar, İran’ın askeri olarak baskı altında olmasına rağmen Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini sürdürmesinin, çatışmanın tamamen Washington lehine sonuçlandığı yönündeki değerlendirmeleri karmaşık hale getirdiğini belirtiyor.
CNN’in analizine göre savaşın sahadaki gerçekliği değişse de Trump’ın siyasi iletişim stratejisi büyük ölçüde sabit kaldı. Beyaz Saray’ın temel mesajı; kontrolün ABD’de olduğu, İran’ın zayıflatıldığı ve diplomatik sonucun yakın olduğu yönünde şekillenmeye devam ediyor.



