DOLAR 32,2198 % 0.12
EURO 35,0451 % 0.09
STERLIN 41,0377 % 0.13
FRANG 35,4064 % 0.16
ALTIN 2.513,91 % 0,14
BITCOIN 70.312,91 6.125

ORUÇ MU TUTUYORUZ? AÇ MI KALIYORUZ ?

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
ORUÇ  MU TUTUYORUZ? AÇ MI KALIYORUZ ?
0

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a salât ve selâm Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v.), Âl-i Âbası, Ehl-i Beyti ve Ashâbı üzerine olsun.

***

Sıyâm (Oruç) ibadeti; Allah’ın farz kıldığı, Resulü’nün (s.a.s.) nasıl ifa edileceğini buyurduğu beden ve ruhun terbiye edilmesinden ibaret bir ibadettir.

Sıyâm (Oruç) Hz. Adem’e (a.s.) farz edildiği gibi Hz. Adem (a.s.) dan sonra gelen bütün peygamberlere de farz kılınmıştı.

*

Hz.Adem (a.s.) ile başlayan oruç ibadeti; tarih içinde haktan sapan insanların kendi yorumlarıyla günümüzde Muharref dinlerde ve batıl inançlarda da farklı amaç ve farklı şekillerde ifa edilmektedir.

Arapça savm (sıyâmın) Farsça karşılığı olan rûze kelimesinin Türkçeleşmiş şekline ‘’Oruç’’ diyoruz.

Savm ve sıyâm kelimesi ve türevleri  Kur’ân-ı Kerîm’de on üç defa ve birçok hadisi şeriflerde geçmektedir.

Kur’an’ı Kerim’de “sıyâm” kelimesinin her geçtiği yerde “oruç tutmak” anlamına geldiğini görüyoruz. “savm” kelimesi ise “ konuşmamak, susmak” anlamına gelir,

Siyâm midenin, savm’ ise başta dil olmak üzere organların oruç tutmasıdır. Bundan dolayı Sıyâm mide ile, Savm dil ile ilgilidir.

Siyâmın savm’ ile irtibatını Resulallah (s.a.v.) efendimizin hadislerinden anlamaya çalışalım.

Yalan konuşmayı ve yalanla amel etmeyi terk etmeyen bir insanın yemeğini ve içeceğini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur” (1)

Nice oruç tutanın orucunda açlıktan başka bir kârı yoktur” (2) 
***

Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurmuştur;

Ey iman edenler!.. Sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de sıyâm (oruç) yazıldı (farz kılındı) Ta ki, korunasınız.” (Bakara, 2/183)

*

’(Size farz kılınan ( sıyâm) oruç), sayılı günlerdedir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günler sayısınca tutar. Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa, hakkında daha hayırlıdır. Bununla beraber, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.’(Bakara, 2/184)

*

”O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu göstermek ve hidâyet ile furkandan (hak ile bâtılı ayıran hükümlerden) apaçık deliller olmak üzere, Kur’ân onda indirilmiştir. Öyle ise içinizden kim o aya erişirse, artık onda ( sıyâm) oruç tutsun! Kim de hasta olur veya yolculukta bulunursa, artık (onun üzerine, tutamadığı günler) sayısınca başka günler(de oruç tutma borcu) vardır. Allah size kolaylık ister ve size zorluk istemez. İşte (bütün bunlar)sayıyı tamamlamanız ve sizi hidâyete erdirmesine mukabil (tekbir getirerek) Allah’ı büyük tanımanız içindir; hem tâ ki şükredesiniz.’’ (Bakara, 2/185)

***

Oruç ibadetinin bedenen ve ruhen olmak üzere iki ciheti bulunmaktadır.

*

Bedenen tutulan oruç, tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar bedenen ,yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmayı ifade eder.

*

Ruhen tutulan oruç ise; Oruç tutmaya niyet eden kimsenin Allah’ın emrine uymak ve rızasını kazanmak için bedenen oruçlu olduğu süre içinde ‘’Allah ve Resulü’nün (s.a.v.) belirlediği yasaklardan fiil, düşünce ve konuşmalarında günahtan kaçınmak ve Allah’ın zikriyle ruhen yücelmek” şeklinde tanımlanır. (3)

***

Sıyâm (oruç) süresi içinde kişinin oruç yasaklarına uyarak tutmasına ‘’imsâk’’denir, bu kelime “oruca başlama, orucun başlangıç anı” manasında  kullanılır.

***

Sıyâm (oruç ) açma vakti gelince orucu usulüne göre açmaya, yani orucu sonlandırmaya da’’iftâr’’adı verilir.

***

Ramazan orucu, İslâm dininin beş şartından biridir.

Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin bu hususta şöyle buyurmuştur:

İslâm beş şey üzerine kuruldu:

1.Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Onun Resûlü olduğuna şehadet getirmek,

2.Namaz kılmak,

3.Zekât vermek,

4.Haccetmek,

5.Ramazan orucunu tutmak’’ (4 )

***

 İslam da tutulan oruçlar, tutulduğu zaman ve niyete göre adlandırılır Ramazan orucu“muayyen farz”diğer oruçlar ise“gayri muayyen farz”olarak nitelendirilir.

***

İslam dininde tutulan oruçlar Farz ve vâcip olan oruçlar olup bunların dışında tutulan oruçlar ise nâfile oruç olarak isimlendirilir.

*

 Resulullah (s.a.v) buyurdu ki;

 “Allah-u Teala buyuruyor: “İnsanoğlunun oruç hariç bütün iyi amelleri kendisi içindir; ama oruç benim içindir ve ben mükafatını vereceğim.”(5)  

***

Ramazan ayında oruç ibadetinin haricinde fıtır sadakası ve zekât verilmesi de Rabbimizin emri olan diğer farzlardandır.

***

Zekât; Müslümanların yıldan yıla mallarının bir kısmını Rabbimizin belirlediği ölçüye göre zekât niyetiyle ayırıp, Kur’an-ı Kerimde zekât verilmesini bildirdiği sekiz sınıf muhtaçlara vermelerinden ibaret mâli bir ibâdettir.

***

Bir hâdis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:

Her gün, her sabah iki melek inip birisi:‘Yâ Rab! Zekât ve sadakasını vererek, malını Allah rızası için harcayana, harcadığının yerine yenisini ver’ der. Diğeri de:‘Yâ Rab! Zekât ve sadaka hakkını ödemeyerek malını sıkana da malını telef et’der!”  (6)

***

Âdâbına riâyetle tutulacak oruç nasıl olmalı?

Bu konuya yaşanmış misal ile başlayalım.

Ramazan ayında birkaç arkadaş sokakta yürürken yaşlı bir adamın kuytu bir köşede  gizlenerek yemek yediğini görürler.

Alaylı bir ifadeyle ;

”-Hayırdır dede oruç tutmuyor musun? ” dediklerinde;

Yaşlı adam : ‘

‘-Tabi ki oruçluyum sadece su içip yemek yiyorum” dedi

Soruyu soranlar gülerek alaylı bir şekilde

”-Gerçekten mi” derler ..

Yaşlı adam :

 ”-Gerçek tabi ,bakın izah edeyim;

~ Rabbime ve Resulü’ne (s.a.v.) imanıma sadık kalarak haramlara bulaşmadan kulluk görevlerimi ve ibadetlerimi yapmaya gayret ederek;

~ Yalan söylemiyorum ,

~ Kimseyi aldatmıyorum,

~ Kimseye kötü gözle bakmıyorum ,

~ Kimsenin malını gasp etmiyorum,

~.Milletime ihanet etmiyorum,

~ İsrâf etmiyorum ,

~ Kimseye hakaret etmiyorum ,

~ Kimsenin gizlisinin saklısının ardına düşmüyorum,

~ Kimsenin gıybetini etmiyorum,

~ Kimsenin malına göz dikmiyorum,

~ Elimden geldiği kadar insanları ’’ iyiliğe tavsiye ve kötülükten de men etmeye ‘’çalışıyorum

Lakin hastalıktan dolayı da mideme oruç tutturamıyorum o kadar.”

*

Yaşlı ve hasta adam soru soranlara dönerek :

”-Peki siz Oruçlu musunuz ?”

Soru soranlar utanarak başlarını önlerine eğip :

‘’– Hayır sadece yemek yemiyor ve su içmiyoruz. Demek ki Oruçlu değiliz’’ dediler.

***

Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in âzatlısı Ubeyd (r.a.) Asr-ı saâdette vukû bulan bir hâdiseyi şöyle anlatır:

 Öğle üzeri bir kişi gelerek:

“–Yâ Rasûlâllah! Şurada iki kadın var, oruç tutmuşlar, neredeyse susuzluktan ölecekler. (Müsaade buyurursanız oruçlarını bozsunlar.)”dedi.

Allah Rasûlü (s.a.v.) ondan yüzünü  çevirdi, cevap vermedi.

Gelen kimse sözünü tekrar etti:

“–Yâ Nebiyyallâh! Vallâhi neredeyse ölecekler.”dedi.

Fahr-i Kâinât Efendimiz:

–Çağır onları gelsinler!buyurdu.

Kadınlar geldiler. Efendimiz (s.a.v.) bir kap istedi. Kadınlardan birisine vererek:

–İçindekileri (istifra et) çıkar  !”dedi.

Kadın, kabın yarısını dolduracak şekilde kan, cerâhat ve et kustu.

Diğerine de aynı şekilde emir buyurunca, o da kabı dolduruncaya kadar kan ve et istifra etti.

Bunun üzerine Resulullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

–Bunlar, Allâh’ın helâl kıldığı şeylerle kendilerini tuttular (oruç tutular), onlara karşı oruçlu oldular,

Haram kıldığı şeylerle de oruçlarını bozdular.

Biri diğerinin yanına oturup, insanları (gıybet ederek) etlerini yemeye başladılar.buyurdu.(7)

***

Nitekim âyet-i kerimede Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmuş :

Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun.” (Hucurât,(49) 12) buyrularak, bu cürmün Allah katında ne kadar ağır bir vebâl olduğu ifade edilmektedir.

***

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur.” (8)  

*

“Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, iyiliği emretmek ve günahlardan sakındırmak bu fitneye kefaret olur!” (9)

Oruçta ağzımıza bir şey girmemesine dikkat ettiğimiz gibi ağzımızdan da yanlış bir kelâm çıkmamasına titizlik göstermemiz gerekir. Aksi hâlde orucun feyz ve rûhâniyeti zaafa uğrar.

***

Demek ki orucu âdâbına riâyetle tutabilmek için, onu Allah’ın sevmediği bütün vasıflardan uzak tutarak muhafaza altına almamız ve dilimizi Allah’ın zikri ile meşgul etmemiz icap etmektedir.

***

Hz. Ali (r.a)  oruç ile ilgili şöyle buyurmuştur:

“Oruç, kul ile Yaradanı arasında bir ibadettir, Allah’tan başka kimse onu bilemez.”

“Yaptığınız sâlih amellere gösterdiğiniz ehemmiyetten daha fazlasını, onların kabûlüne ve korunmasına gösteriniz.”

***

Âdâbına riâyetle Rabbimizin kabul buyurduğu oruç ile Ramazanı ve Kadir gecesini ihya edenlerden olmak duasıyla..

Ey Rabbi-miz bunu bizden kabul buyur;Kuşkusuz sen, her şeyi işiten ve her şeyi bilen’sin.”selam ve dua ile..

Cesim ZEYDANLI28-03—2023

ULUSLARARASI EHL-İ BEYT ARAŞTIRMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL BAŞKANI 

Dipnot:

1~ (Buhari Hadis no:1903)

2~ (İbn-i Mace Hâds no:1690)

3~ (el-Mebsûṭ, III, 54).

4~ (Buharî, 1/11)

5~ (Zeyd b. Ali / El Mecmu’ul Fıkhi- Siyâm -241) -Buharî, Savm, 2).

6~ (Müslim, Zekât 57-[Sahih Hadis]- [Muttefekun Aleyh]

7~ (Ahmed , V, 431; Heysemî, III, 171)

8~ (İbn-i Mâce, Sıyâm, 21)

9~(Müslim, Fiten 17; Tirmizi, Fiten 71)

 

 

YORUM YAP