
İzlediğimiz bir videoda, Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bir meclis üyesi söz alıyor.
Ama öyle klasik bir konuşma değil bu.
Adam çıkmış, belediye başkanının “hizmet” diye duyurduğu işleri tek tek sıralıyor… Ama alkışlamak için değil, ti’ye almak için.
Ve açık konuşalım:
Biz de izlerken kahkaha attık.
Çünkü anlatılanlar, gerçekten “hizmet” diye anlatılacak şeyler değil; bir belediyenin zaten her gün yapması gereken rutin işler.
Bakın, videoda ti’ye alınan o “efsane hizmetlerden” bazıları şöyle:
-Parka yeni banklar koyduk
-Bazı sokaklara dekoratif aydınlatma yaptık
-Kaldırım taşlarını yeniledik
-Birkaç noktada yol yaması yaptık
-Orta refüje çiçek diktik
-Parkta oyun grubunu elden geçirdik
-Bazı caddelere çöp kovası yerleştirdik
-Yaya geçidi çizgilerini boyadık
-Küçük bir park alanını düzenledik
-Bir iki noktada çevre düzenlemesi yaptık…
Sanki şehir baştan inşa edilmiş.
Şimdi soralım:
Bir belediye yaya geçidi boyamayı anlatıyorsa, orada vizyon nerede?
Çöp kovası koymayı “hizmet” diye sunuyorsa, büyük projeler ne oldu?
Yol yamasını başarı gibi anlatıyorsa, şehir planlaması nerede?

YÜRÜYEN MERDİVEN BÜYÜK PROJE DİYE ANLATILDI
Bazı yerlerde, mesela Adana’da sıradan işleri büyük proje şeklinde lanse etmek sadece sözle kalmamış.
Billboardlara da taşınmış.
Yürüyen merdiven yapılması koca koca afişlerle duyurulmuş.
Sanki insanlık yeni bir icatla tanışmış gibi.
Oysa yürüyen merdiven dediğiniz şey; bugünün dünyasında “olması gereken”, öyle abartılacak anlatılacak bir başarı değil.
İnsan ister istemez düşünüyor: Eksiklik mi daha trajik, yoksa sıradanı abartmak mı?
Adana Büyükşehir Belediyesi’nin yürüyen merdivenli üstgeçidi büyük bir proje gibi sunmasıyla, Şükrü Başdeğirmen’in belediyecilik anlayışı arasındaki fark açık: biri algı üretmeye, diğeri gerçek hizmet üretmeye odaklanıyor.
Isparta’da, Isparta Şehir Hastanesi önündeki üstgeçide yürüyen merdiven yapıldı; ama bu, billboardlara taşınacak bir “şov” konusu yapılmadı. Çünkü bu tür işler zaten belediyenin asli görevi olarak görülüyor. Aynı süreçte altyapıdan yollara, sosyal desteklerden eğitim yardımlarına kadar vatandaşın hayatına doğrudan dokunan, kalıcı hizmetler sessiz ama etkili şekilde hayata geçirildi.
Açık konuşmak gerekirse; yürüyen merdiveni “ilk” diye pazarlamak vizyon değil, çıtanın ne kadar düştüğünü gösterir. Gerçek belediyecilik ise sıradan olması gerekeni büyütmek değil, büyük sorunları sessizce çözebilmektir.
Hatırlarsınız…
Bir yazımızda “Bir Başdeğirmen İzmir’e de lazım” demiştik.
Bugün o cümleyi biraz daha genişletmek gerekiyor: “Bir Başdeğirmen sadece İzmir’e değil, Adana’ya da, Balıkesir’e de lazım...”


