DOLAR 32,6770 % 1.24
EURO 34,8856 % -0.06
STERLIN 41,3902 % 0.34
FRANG 36,6558 % 1.5
ALTIN 2.450,69 % 2,49
BITCOIN 67.083,89 -0.789

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, taksilere 7/24 çalışacak şekilde iç kamera sistemi takılmasına dair Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararlarını hukuka uygun buldu. İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü valiliklere gönderdiği 27 Şubat 2017 tarihli yazıda, başta terör olayları olmak üzere adli olayların araştırılması, delil ve faillere hızla ulaşılması ve suçların aydınlatılması amacıyla, şehir içi yolcu taşıyan taksi, minibüs ve otobüslerde en az 7 gün süreyle kayıt yapabilen dış ve iç kamera ile kayıt cihazının bulundurulması amacıyla yerel UKOME’ler ve İl Trafik Komisyonlarından ivedilikle karar alınmasını istedi. Bunun üzerine illerde UKOME ve İl Trafik Komisyonları tarafından bu yönde kararlar alındı. Şoförler ve Otomobilciler esnaf odaları ise kararların taksi sınıfı araçlara ilişkin kısmının iptali istemiyle çeşitli illerde dava açtı. İdare mahkemelerinden farklı kararlar çıktı Bu davalarda, idari yargı yerlerince farklı kararlar verilmesi nedeniyle benzer olaylar arasında aykırılık oluştu. Muğla 2. İdare Mahkemesi, UKOME kararının, özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğine karar vererek, “temel anayasal bir hakkı ihlal edecek” nitelikteki dava konusu işlemi iptal etti. İtiraz üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi de Muğla 2. İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verdi. Ankara’da açılan dava Aynı konuda Ankara’da 2018’de açılan davada ise Ankara 11. İdare Mahkemesi kararın, trafik güvenliği ile can güvenliği sağladığını ve adli ya da terör olayının araştırılması, hızlıca çözüme kavuşturulması amacıyla uygulanacağının açık olduğuna hükmetti. Özel hayatın gizliliğini ihlalin söz konusu olmadığını belirten mahkeme, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. İtiraz üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi de istinaf başvurusunu kesin olarak reddetti. Danıştay son noktayı koydu İzmir Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu, farklı nitelikteki kararların kesinleşmesi üzerine, mahkemeler arasındaki aykırılığın giderilmesi istemiyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna başvurdu. İdare mahkemeleri ve bölge idare mahkemeleri arasındaki farklı kararları irdeleyen kurul, bu konuda son noktayı koydu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, taksilere 7/24 çalışacak şekilde iç kamera sistemi takılmasına dair UKOME kararlarını hukuka uygun buldu. Kurulun kararında, davalı idarelerce ticari taksi türü araçlara kamera sistemi takılmasını zorunlu kılan UKOME kararları ile başta terör olayları olmak üzere meydana gelen adli vakaların araştırılması, delillere ve faillere hızla ulaşılması suretiyle, hem kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, hem de şoför ve yolcu güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığı belirtildi. Bu yönüyle, söz konusu UKOME kararlarının meşru amaca dayanma koşulunu sağladığı kaydedilen kararda, “Sonuç olarak, kamusal alan niteliğini haiz bulunduğu kuşkusuz olan ticari taksi türü araçların iç kısmının ses ve görüntü kaydı yapabilen kamera sistemi ile izlenmesinin, gerek şoför gerekse yolcu bakımından özel hayatın gizliğini ihlal ettiğinden söz edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.” tespiti yapıldı. Muhabir: Aylin Dal

Yayınlanma Tarihi : Google News
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, taksilere 7/24 çalışacak şekilde iç kamera sistemi takılmasına dair Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararlarını hukuka uygun buldu.  İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü valiliklere gönderdiği 27 Şubat 2017 tarihli yazıda, başta terör olayları olmak üzere adli olayların araştırılması, delil ve faillere hızla ulaşılması ve suçların aydınlatılması amacıyla, şehir içi yolcu taşıyan taksi, minibüs ve otobüslerde en az 7 gün süreyle kayıt yapabilen dış ve iç kamera ile kayıt cihazının bulundurulması amacıyla yerel UKOME’ler ve İl Trafik Komisyonlarından ivedilikle karar alınmasını istedi.  Bunun üzerine illerde UKOME ve İl Trafik Komisyonları tarafından bu yönde kararlar alındı.  Şoförler ve Otomobilciler esnaf odaları ise kararların taksi sınıfı araçlara ilişkin kısmının iptali istemiyle çeşitli illerde dava açtı.  İdare mahkemelerinden farklı kararlar çıktı Bu davalarda, idari yargı yerlerince farklı kararlar verilmesi nedeniyle benzer olaylar arasında aykırılık oluştu.  Muğla 2. İdare Mahkemesi, UKOME kararının, özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğine karar vererek, “temel anayasal bir hakkı ihlal edecek” nitelikteki dava konusu işlemi iptal etti. İtiraz üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi de Muğla 2. İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verdi.  Ankara’da açılan dava Aynı konuda Ankara’da 2018’de açılan davada ise Ankara 11. İdare Mahkemesi kararın, trafik güvenliği ile can güvenliği sağladığını ve adli ya da terör olayının araştırılması, hızlıca çözüme kavuşturulması amacıyla uygulanacağının açık olduğuna hükmetti. Özel hayatın gizliliğini ihlalin söz konusu olmadığını belirten mahkeme, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. İtiraz üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi de istinaf başvurusunu kesin olarak reddetti.  Danıştay son noktayı koydu İzmir Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu, farklı nitelikteki kararların kesinleşmesi üzerine, mahkemeler arasındaki aykırılığın giderilmesi istemiyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna başvurdu.  İdare mahkemeleri ve bölge idare mahkemeleri arasındaki farklı kararları irdeleyen kurul, bu konuda son noktayı koydu.  Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, taksilere 7/24 çalışacak şekilde iç kamera sistemi takılmasına dair UKOME kararlarını hukuka uygun buldu.  Kurulun kararında, davalı idarelerce ticari taksi türü araçlara kamera sistemi takılmasını zorunlu kılan UKOME kararları ile başta terör olayları olmak üzere meydana gelen adli vakaların araştırılması, delillere ve faillere hızla ulaşılması suretiyle, hem kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, hem de şoför ve yolcu güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.  Bu yönüyle, söz konusu UKOME kararlarının meşru amaca dayanma koşulunu sağladığı kaydedilen kararda, “Sonuç olarak, kamusal alan niteliğini haiz bulunduğu kuşkusuz olan ticari taksi türü araçların iç kısmının ses ve görüntü kaydı yapabilen kamera sistemi ile izlenmesinin, gerek şoför gerekse yolcu bakımından özel hayatın gizliğini ihlal ettiğinden söz edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.” tespiti yapıldı.   Muhabir: Aylin Dal
0

Sektör temsilcileri, 1 Eylül’de başlayan ve yaklaşık 40 günün geride kaldığı balık avı sezonuna ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul Su Ürünleri Hali Komisyoncuları Derneği (İSKOMDER) Başkanı Metin Akçay, bu sezonda çok yoğun bir palamutla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, geçen yıla göre 10 kata varan artış yaşandığını kaydetti.

Palamudun bir göç balığı olduğunu aktaran Akçay, “Bizim avladığımız balıkların yüzde 80’i göç balığı. Palamut da bunlardan bir tanesi. Palamut normalde Karadeniz’den başlar, Akdeniz’e açılır ve okyanuslara kadar gider. Her yıl aynı şekilde geri de dönmez. Bu yıl dönüş dönemine denk geldiğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

Akçay, şu anda palamut fiyatlarının geçen yıl ile hemen hemen aynı olduğunu belirterek, “1-1,2 kilogram gelen palamutlar 40-50 TL, 500-600 gram gelenler ise 20-30 TL arasında satılıyor. Giderlerimiz artmasına rağmen geçen yıl ile aynı fiyatlar var. Kırmızı eti ve tavuk etini düşündüğümüzde balık çok uygun kalıyor.” dedi.

“Hamsi ve lüferde de bolluk bekliyoruz”

Metin Akçay, şu anda en çok palamut çıktığını, Marmara Denizi’nde yoğun ve bol hamsi bulunduğunu ancak henüz istenilen büyüklüğe gelmediğini söyledi.

Lüfer balığının ekim sonu gibi çıkmasını beklediklerini aktaran Akçay, “Lüferin daha 15-20 gün vakti var. Hamsinin de hemen hemen o civarda… Bu ay sonu ve kasım gibi palamuttaki gibi hamsi ve lüferde de bolluk bekliyoruz. Bollukla birlikte bu iki balıkta da fiyatlar geriye gelecektir.” dedi.

“Desteklerin artmasını istiyoruz”

İSKOMDER Başkanı Akçay, balıkçıların giderlerinin çok arttığını, özellikle akaryakıt masraflarının önemli bir gider kalemini oluşturduğunu belirterek, “Günlük 100 bin TL harcayan tekneler var. Aynı şekilde işçi giderleri ve ağ fiyatları da arttı. Mazot fiyatlarında destek oranı şu anda düşük kalıyor. Bunun artırılması halkımızın da uygun rakamlı balık yemesini sağlar.” şeklinde konuştu.

Gelecek yıl da denizlerde bol mahsul olması için belirlenen boydan kısa balıkların tutulmaması çağrısında bulunan Akçay, özellikle sezon dışında kaçak avcılıkla mücadele etmenin çok önemli olduğunu vurguladı.

“Kışın tüketmek için dolaba palamut koyun”

İstanbul Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği (İSTBİRLİK) Başkanı Erdoğan Kartal da balıkçıların bu yıl palamuttan yana işlerinin yolunda gittiğini söyledi.

“‘Şu anda palamutta geçen yıla göre 10 kata varan bolluk yaşanıyor’ denilmesi bile eksik kalır. Yer yer 10 katı aşan bir bereket var.” ifadesini kullanan Kartal, palamutta bu şekilde ekim sonuna kadar bolluk beklediklerini ifade etti.

Kartal, “Hamsi şu anda istediğimiz boyda değil. Büyümesini bekliyoruz ancak büyümeyebilir de… Havaların soğumasıyla diğer balık türlerinde hareketlilik yaşanacaktır.” diye konuştu.

Palamudun fiyat açısından da avantajlı olduğuna işaret eden Kartal, “Ekonomik şartlara göre palamudun fiyatı uygun. Tüketicilere palamut alıp dolaplarının dondurucu kısmında saklamalarını ve kışın tüketmelerini öneriyorum. Çünkü palamut dolapta 2-3 ay beklemeye uygun bir balık türü.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Uğur Aslanhan

 
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

YORUM YAP