DOLAR 32,2053 % -0.22
EURO 35,1156 % -0.22
STERLIN 41,0337 % -0.05
FRANG 35,4067 % -0.62
ALTIN 2.500,70 % 1,40
BITCOIN 67.135,62 0.391

EN ANTİSEMİT YAYIN: İSRAİL POLİTİKASI VE HABERLERİ

Yayınlanma Tarihi : Google News
EN ANTİSEMİT YAYIN: İSRAİL POLİTİKASI VE HABERLERİ
0

İsrailoğullarının çok eski bir tarihi vardır. Bu tarih İbrahim Peygambere kadar inen, Orta Doğu’nun ve semavi dinlerin tarihini de içine alan bir girift hadiseler zinciridir. Dinler ve peygamberler tarihi, kültür, bilim, medeniyet, iktisat ve sair tarihler karşımıza muhakkak onlardan birilerini çıkarır. İbrahim, İshak, Yakup, Yusuf, Musa, Harun, Davut, Süleyman ve başka peygamberler ile birçok olayı bu çerçevede tanımak mümkün olduğu gibi, Lut kavminin sapıklık hikâyeleri ve Sodom – Gomora şehirlerinin ahlaksızlıkları da bu çerçevede hatırlanmalıdır. Tevrat’ın bu bölümleri bir seks kitabından farksızdır. Nihayet Kur’an-ı Kerim’deki İsrail Oğulları hakkında yapılan uyarılar: Beni İsrail’in “müfsidûn”, yani yeryüzünü ifsad edecek, dünyaya fesat tohumları ekecek insanlar olduğuna dair ayetler de bu minvalde hatırlanmalıdır. Sonra başta Hıristiyan âleminde olmak üzere Yahudilerin aleyhindeki yayınlar, aynı şekilde bizim ülkemizde de benzer kitap ve makaleler… Hamursuz bayramı ve iğneli fıçı efsaneleri… Her biri insanın kanını donduran kıssalar… Hep onlarla ilgili yalan veya gerçekler.

Birçok insan gibi ben de vaktiyle bunların bir kısmını okumuştum. Ne yalan söyleyeyim, çoğuna inanmamış, birçoğunun iftira veya en azından abartılı söylentiler olduğunu düşünmüştüm. Kafamda bazı sorular dolaşıyor, tam olarak cevaplarını bulamıyordum. Neden başka hiçbir millete reva görülmeyen, halkının birbiriyle temasa geçemeyecek şekilde farklı diyarlara sürgünü sadece Yahudilere uygulanmıştı. Demek ki ciddi kusurları vardı! Diğer yandan şunu da düşünüyordum: Museviler çalışkan, kültürlü ve zengin insanlar, bu sebepten onları kıskananlar bu yalanları uyduruyor olabilirlerdi.

Her iki düşüncemin de doğru olması mümkündü. Ama netice itibariyle bin yılların yargılamasının bugün hem imkânsız, hem de yersiz olduğuna karar veriyor, Osmanlıların 1492’ de ve sonrasında Yahudilere yaptıkları yardımı hatırlıyordum. Osmanlı bana göre yanlış yapmazdı. Gerçekten devletimizin Musevi vatandaşlarını ben saygı ile anıyor, hatta onların bir kısmı Hazar Türklerinin torunları olmasından dolayı kendilerine sempati de besliyordum. Bu arada tabiatıyla tarihimizde oynadıkları olumsuz rolleri de unutamıyordum. Hareket Ordusu’ndaki Siyonist rolü veya Emmanuel Karasso’nun Sultan II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesindeki etkisini de düşünüyordum.

Ancak Gazze’ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine vaki Yahudi saldırısını, özellikle Filistinlilere yardım götürenlerin vahşice darb edilmesini ve bazılarının öldürülmesini, Sabra ve Şatilla kamplarındaki insanların ve masum bebeklerin katlini, İsrail askerlerinin desteğinde “yerleşimci” denen hırsız ve gaspçıların tutumunu hatırladım. Nihayet bu son vahşeti de topluca değerlendirince anladım ki, vaktiyle Osmanlı yanlış yapmış. Anladım ki İsrail ve Yahudi insanlık düşmanı imiş! İnsanlık düşmanlarına insanlık adına yardım yapılmaz! Tarih boyunca görülen bütün Yahudi karşıtlıklarının bütün antisemitizm uygulamalarının demek ki haklı bir sebebi varmış! Babil, Roma, İspanya, Rusya, Almanya ve diğerleri haklı imişler.

Onlara tarihte Müslümanlar hiç kötülük yapmadığı halde şimdi onlar bütün şirretliklerini Müslümanlara yapıyorlar.

Ey dinci Yahudi, ey ırkçı İsrail neye güvenerek çevrendeki milyonlarca insana zulmedip dünyaya kafa tutuyorsun? Tamam, zenginsin; ABD ve diğer zengin, emperyalist ve soyguncu ülkeler arkanda, hatta sermaye piyasalarına ustaca yerleştirilmiş Siyonist (Yahudi) elemanlar tarafından yönlendirilen dünya sermayesi de büyük ölçüde senin saflarında! Dünya basını, reklam ve propaganda kaynakları, üniversiteler, aydınlar, tanıtım gücü olanlar ve halkla ilişkiler sektörleri, Hollywood filmleri, insan hakları örgütleri ve sanat hareketleri senden yana. Bu manada dünyanın hâkimisin! Bunlar seni haklı gösterir, ama haklı çıkarmaz; birkaç muharebe kazanırsın ama harbi kazanamazsın, nihai galibiyet için bunlar yetmez.

Yetmez, çünkü aslolan insandır ve Ortadoğu’daki milyonlar artık İsrail, ABD ve diğer Batılı soyguncuların mallarına nefretle bakacaktır. Bunların ürünlerine boykotlar başladı ve kalıcı olacaktır. İnsanlar uyanır da birileri, basın ve yayın organları aracılığı ile İsrail (Yahudi) sermayesinin ve destekçi ülkelerin markalarını listelerse ne yaparsınız? Siz holding ve tröstlerinizin ürettiği malları şuursuzca tüketen cahil ve gafil insanlığın üzerinde tepinerek güçlüymüş rolü oynuyorsunuz. Milyonlarca insan Yahudi mallarına ve İsrail ürünlerine boykot uygulamayı öğrenirse, siz de sıradan bir devlet olur ve adalete saygıyı hatırlarsınız.

İsrailliler! Şunu bilin ki, bu yaptığınız saldırılar beni en şiddetli antisemit yayından daha fena etkiledi.

Hiçbir Yahudi düşmanı yazıda bu kadar menfur olduğunuz yazmıyordu, hiçbiri sizden nefret etmemiz için bu kadar ikna edici değildi.

Aleyhinizdeki hiçbir yayın sizi bu kadar lekelememiş, bu kadar batırmamış, bu kadar bitirmemişti.

Artık “La’netullahi aleyküm” veya “La’netün aleyküm…” gibi beddualara bile gerek yok. İnsanlığın kin ve nefretini üzerinize çektiniz.

Aynı sözler ABD için de geçerlidir. Hiç bu kadar çirkinleşmemiş, bu kadar alçalmamış olan ABD ve müttefikleri için…

 

  • Samsun 19 Mayıs Ün. İnsan ve Toplum Bilimleri Fak. Tarih Bölümü, [email protected]

YORUM YAP