
Dr. Seyyid Hüseyin Zerraki yazdı…
İslam tarihinde önemli bir yeri olan Nakîbü’l-Eşrâflık kurumu, 3 Mart 1924’te Halifeliğin kaldırılmasının ardından lağvedildi. Bu kurumun ortadan kalkmasıyla birlikte, yüzyıllardır ümmetin gönlünde yer etmiş gerçek seyyidlerin kaydı, takibi ve toplumsal görünürlüğü adeta sis perdesi ardında bırakıldı. Tarihî izleri silinmeye çalışılan gerçek seyyidlerin yerine ise bazı gruplar, aileler ve tarikat çevreleri kendilerini Müslümanlara “seyyid” ve “Ehlibeyt mensubu” olarak tanıtmaya başladı.
Bu süreçte, sahte kimliklere bürünen bazı kişiler ülkenin dört bir yanına dağılarak seyyidliğe yakışmayan davranışlar sergiledi. Kötü işlerle meşgul olan bu kimseleri gören ve Ehlibeyt’e gönülden bağlı olan müminler, onları gerçek seyyid zannederek uzaklaştı. Böylece Ehlibeyt’e duyulan muhabbet, yanlış örnekler yüzünden kırılmaya, gerçek seyyidlere yönelik ilgi ise zayıflamaya başladı. Bu talihsiz tablo uzun yıllar sürdü.
Son elli yıllık dönemde ise tablo daha da karmaşık bir hâl aldı. Bu kez bazı cübbeli, sarıklı ve sakallı tarikat mensupları ile şeyhler; makam, çıkar ve itibar elde etmek amacıyla kendilerini “seyyid” veya “şerif” olarak takdim etti. Yıllardır Hz. Peygamber’in (SAV) Ehlibeyti’ne hasret duyan, onlara sevgiyle bağlı olan saf ve iyi niyetli Müslümanlar da bu kişilere inanarak onların ardına düştü, biat etti. Zaman içinde bu yapılardan bir kısmı, müritlerini hem maddi hem manevi yönden sömürerek büyük rantlar elde etti.
Ancak devlet, yakın zamanda bu karanlık tabloyu aydınlatacak önemli bir adım attı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın emir ve talimatıyla arşivler açıldı, geçmişe yönelik kapsamlı bir inceleme başlatıldı. Yapılan çalışmalarda, kendilerini yıllardır halkımıza “seyyid” ve “şerif” olarak tanıtan bu kişilerin hiçbirinin resmi bir kaydının bulunmadığı açıkça ortaya çıktı.
Bugün gelinen noktada hakikatin gün yüzüne çıkması, Ehlibeyt sevgisini istismar eden yapıların maskesini düşürmüş durumda. Bu aynı zamanda gerçek seyyidlerin haysiyetinin iadesi, Ehlibeyt muhabbetinin yeniden asli yerine oturması için önemli bir fırsattır. Müminlerin hem duygu hem iman olarak en kıymetli noktalardan birini teşkil eden Ehlibeyt sevgisinin sahtekârların elinde istismar edilmesine artık müsaade edilmemelidir.
Gerçek olan, doğru olan ve ümmetin emanetine yakışan da budur.


Çalışmalarınızdan Allah razı olsun, seyyidlik muessesi gerçek Seyyitlerle devam etsin inşallah.