
Adnan Menderes, 17 Eylül 1961'de idamıyla noktalanan süreçte 10 yıllık iktidarı boyunca üç seçim zaferi kazandı, Türkçe ezan zorunluluğunun kaldırılmasından Türkiye'nin NATO üyeliğine kadar onlarca değişim hamlesine imza attı.
Menderes Döneminde Öne Çıkan Politikalar ve Tarihi Kararlar
Merhum Başbakan Adnan Menderes, “Yeter söz milletindir” anlayışıyla kurulan Demokrat Parti iktidarı döneminde, halk tarafından benimsenmeyen birçok uygulamaya son verdi.
Arapça Ezan Yasağının Kaldırılması
Menderes’in dini özgürlükler kapsamında attığı en önemli adımlardan biri, 1932’den itibaren uygulanan Arapça ezan okuma yasağının kaldırılması oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 16 Haziran 1950 tarihli oturumunda kabul edilen değişiklikle, ezanın ve kametin Arapça okunması serbest bırakıldı.
Başbakanlık tarafından Anadolu Ajansı’na gönderilen yazıda, söz konusu kanunun Cumhurbaşkanı tarafından onaylandığı ve 17 Haziran 1950 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe gireceği bildirildi. Yazıda ayrıca, uygulamanın vilayetlere telgrafla bildirildiği belirtildi.
Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki’nin 23 Haziran 1950’de müftülüklere gönderdiği yazıda, yasağın kaldırılmasının toplumda büyük bir memnuniyet oluşturduğu ifade edilirken, müezzinlerin Arapça ezan okuma yeterliliğine ilişkin bilgi talep edildi.
Menderes’in Dini Hayata İlişkin Açıklamaları
Adnan Menderes, İzmir İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, dini hayat üzerindeki baskıların kaldırıldığını belirterek, din derslerinin okullara konulduğunu, radyoda Kur’an okutulduğunu ve Türkiye’nin Müslüman kimliğini koruyacağını vurguladı.
Kore Harekâtı ve NATO Süreci
Menderes hükümeti, 25 Temmuz 1950 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısında Kore’ye askeri birlik gönderme kararı aldı. Türk askerinin Kore Savaşı’ndaki başarısı, Türkiye’nin NATO’ya üyelik sürecinde etkili oldu.
Türkiye, NATO’ya ilk başvurusunu 11 Mayıs 1950’de yaptı ve 1952 yılında Demokrat Parti iktidarı döneminde tam üye olarak kabul edildi.
Cumhuriyet Arşivi’nde yer alan belgelerde, Menderes’in Amerikan Uluslararası Haber Ajansı Avrupa Genel Müdürü Kingsbury Smith’e verdiği röportajda, dünya barışının korunmasının uluslararası bir sorumluluk olduğu yönündeki ifadeleri yer aldı.
Halkevlerinin Kapatılması
Demokrat Parti, halkevlerinin CHP’nin yan kuruluşu gibi çalıştığını savundu. Menderes, 12 Aralık 1950’de partisinin Meclis grubunda yaptığı konuşmada halkevlerinin toplumsal ve siyasal işlevini yitirdiğini belirtti.
Halkevleri 1951 yılında kapatılırken, köy enstitüleri öğretmen okullarına dönüştürüldü. Bu kararlar, Demokrat Parti ile CHP arasında yoğun tartışmalara neden oldu.
Ekonomik Politikalar ve Kalkınma
Menderes hükümeti, iktidara geldikten sonra serbest piyasa ekonomisini esas alan liberal politikalar izledi. İthalat kısıtlamaları kaldırıldı, kredi faizleri düşürüldü ve özel sektör yatırımları teşvik edildi.
Tarımda makineleşme hız kazanırken, yabancı sermayeyi teşvik eden yasal düzenlemeler yapıldı. Marshall Planı’nın da katkısıyla yeni sanayi tesisleri kuruldu. 1954 yılında Türkiye Vakıflar Bankası faaliyete geçti.
Bu dönemde Türkiye’nin gayrisafi milli hasılası yıllık ortalama yüzde 9 oranında büyüme kaydetti.
1954 ve 1957 Seçimleri
2 Mayıs 1954 genel seçimlerinde Demokrat Parti, yüzde 58 oy oranıyla Meclis’teki sandalyelerin yüzde 93’ünü kazandı. Seçimlere katılım oranı yüzde 88,63 oldu.
27 Ekim 1957’de yapılan seçimlerde ise Demokrat Parti oy oranı yüzde 48,6’ya geriledi. Menderes, sonuçları parti teşkilatının yetersiz çalışmasına ve basındaki yanlış haberlere bağladı.
6-7 Eylül Olayları ve Siyasi Gerilim
1954 seçimlerinden sonra Kıbrıs meselesi gündemin merkezine yerleşti. 29 Ağustos 1955’te düzenlenen Londra Konferansı, Türkiye’de yaşanan 6-7 Eylül Olayları nedeniyle sonuçsuz kaldı.
Olayların ardından İstanbul, İzmir ve Ankara’da sıkıyönetim ilan edildi. Cumhuriyet Arşivi’nde yer alan kararnamede, kamu düzeninin korunması amacıyla örfi idare uygulamasına geçildiği belirtildi.
1960’a Giden Süreç
18 Nisan 1960’ta TBMM’de Demokrat Partili milletvekillerinden oluşan Tahkikat Komisyonu kuruldu. Bu gelişme, muhalefet tarafından sert şekilde eleştirildi.
CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, bu süreçte yaptığı açıklamada, “Şartlar tamam olduğu zaman ihtilal meşru bir haktır” ifadesini kullandı.
19 Nisan 1960’ta başlayan öğrenci gösterileri, 5 Mayıs’ta “555K” eylemiyle devam etti. Adnan Menderes’in Kızılay’da göstericilerin arasına girdiği olayda, bir öğrencinin boğazını sıkması üzerine Menderes’in, “Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun, bundan ala hürriyet mi var?” sözleri tarihe geçti.







