
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, Orta Doğu’da sadece askeri değil, diplomatik fay hatlarını da derinleştirdi. Körfez ülkeleri, İran’a karşı izlenecek strateji konusunda ikiye bölünmüş durumda: sertlik yanlıları ve diyalog arayanlar.
United Arab Emirates ve Saudi Arabia başta olmak üzere bölgenin önde gelen aktörleri, İran’a karşı daha sert ve sonuç odaklı bir yaklaşım benimserken; Oman ve Qatar ise diplomasinin hâlâ tek çıkış yolu olduğu görüşünü savunuyor.
Şahin kanat: “Tehdit kökten çözülmeli”
İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarının doğrudan hedefi olan Körfez ülkeleri, güvenlik riskini artık yönetilebilir değil, varoluşsal bir tehdit olarak değerlendiriyor. Özellikle BAE ve Suudi Arabistan, İran’ın yalnızca nükleer programının değil, aynı zamanda bölgedeki vekil güçlerinin ve füze kapasitesinin de tamamen sınırlandırılmasını istiyor.
Yetkililer, İran’ın Islamic Revolutionary Guard Corps etkisi altındaki mevcut yapısıyla “normal bir komşu” olamayacağını savunarak, kalıcı ve bağlayıcı güvenlik garantileri talep ediyor.
Uzlaşmacı blok: “Coğrafya değişmez, çözüm diyalogda”
Buna karşılık Umman ve Katar, İran’la doğrudan çatışmanın bölgeyi geri dönülmez bir kaosa sürükleyeceği görüşünde. Umman yönetimi, İran’ın saldırılarını mevcut koşullar içinde “tepki refleksi” olarak değerlendirirken, Katar tarafı ise Tahran’la birlikte yaşamanın kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
Bu yaklaşım, bölge ülkeleri arasında ortak bir strateji geliştirilmesini zorlaştırıyor ve Körfez İşbirliği dinamiklerini kırılgan hale getiriyor.
Saha gerçeği: Ekonomi ve güvenlik baskı altında
İran’ın yaklaşık bir aydır sürdürdüğü saldırılar ve Strait of Hormuz üzerindeki kontrol hamleleri, sadece güvenliği değil küresel ekonomiyi de tehdit ediyor.
- Enerji sevkiyatında ciddi aksaklıklar yaşanıyor
- Hava trafiği ve turizm büyük darbe aldı
- Dubai gibi ticaret merkezlerinde ekonomik durgunluk hissediliyor
- Altın piyasasında sert dalgalanmalar yaşanıyor
Bölgedeki belirsizlik, yatırımcı güvenini zayıflatırken, ticaretin yeniden normalleşmesinin aylar sürebileceği öngörülüyor.
Genel tablo: Ortak tehdit, farklı strateji
Körfez ülkeleri İran’ı ortak tehdit olarak görse de, bu tehdide nasıl karşılık verileceği konusunda net bir birlik yok. Sertlik yanlıları askeri ve stratejik baskıyı artırmak isterken, uzlaşmacı ülkeler diplomasiyi son çıkış yolu olarak görüyor.
Bu ayrışma, Orta Doğu’da sadece savaşın değil, yeni güç dengelerinin de şekillendiği bir dönemin kapısını aralıyor.



