
Osmanlı mimarisinin zirvesi kabul edilen Selimiye Camisi, kapsamlı restorasyon sürecinin ardından ibadete hazırlanırken, iç mekânına serilen özel üretim halıyla yeniden ihtişam kazandı. “Ustalık eserim” sözleriyle tarihe geçen mimarı Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan yapı, hem mimari hem de estetik açıdan aslına sadık bir anlayışla yenilendi.
Restorasyon çalışmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ve bilim kurulu gözetiminde 2021 Kasım ayında başlatıldı. Ana kubbede güçlendirme yapılırken kurşun kaplamalar yenilendi; sonradan eklenen çimentolu müdahaleler titizlikle temizlendi. Pencere doğramaları tamamen yenilenirken özgün ahşap kepenk ve kapılardaki malzeme kayıpları giderildi. Minarelerde bakım ve statik güçlendirme tamamlandı, kalem işi ve alçı süslemeler elden geçirildi.
Yapının iç mekânında dikkat çeken en özel detay ise halı oldu. İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde sergilenen orijinal halı referans alınarak, Manisa’nın Demirci ilçesinde özel üretim gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 bin metrekarelik alan için dokunan halı, Anadolu el dokuması seccade motiflerinden ilham alıyor.
Üretimi üstlenen Kalida Halı Firması’nın sahibi Mustafa Özkul, çalışmanın tamamen özgün dokuyu koruma hassasiyetiyle yürütüldüğünü belirtti. Yüzde 100 yerli yünden üretilen halı, metrekarede 729 bin ilmek sıklığına sahip. Bu oran, müzede bulunan orijinal halıyla birebir örtüşüyor.
Ana harimde, ton sür ton tekniğiyle dokunan ve kentin uluslararası kabul görmüş rengi olarak bilinen Edirne kırmızısının kullanıldığı halı, mekâna güçlü bir bütünlük kazandırıyor. Ön seki bölümünde ise seccade düzeni tercih edilerek hem estetik hem de fonksiyonel bir planlama yapıldı.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Selimiye Camisi, restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte yalnızca bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda kültürel mirasın korunmasında örnek bir proje olarak yeniden hayat buluyor.
Kısacası, taşta ustalık, kubbede denge, halıda sabır… Selimiye, geçmişin ruhunu geleceğe taşıyan bir vizyonla yeniden nefes alıyor.



