DOLAR 32,2061 % 0
EURO 35,0499 % 0.08
STERLIN 41,0117 % 0.23
FRANG 35,4241 % 0.04
ALTIN 2.516,21 % 0,62
BITCOIN 68.601,75 2.851

NEBİ’YE (S.A.V.) SALÂT-Ü SELÂM NEDİR?

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
NEBİ’YE (S.A.V.) SALÂT-Ü SELÂM NEDİR?
0

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Alemlerin Rabbi Allah’a hamd, salât ve selâm Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v.), Âl-i Âbası, Ehl-i Beyti ve Ashâbı üzerine olsun.

Nebi’ye (s.a.v.) salât-ü selâm nedir?   1. in devamı

….. Allah Resûlü’ne (s.a.v.) verilen selâmlardan birisi de namazda okuduğumuz tahiyyat’tadır. 
Her gün namaz kılarken tahiyyatta Resûlullah (s.a.v.) bizzat karşımızdaymış gibi tahayyül ederek
     (Esselâmü aleyke eyyühen Nebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtüh)
“Ey Nebi!, Allah’ın rahmeti ve bereketi ve selâmı senin üzerine olsun”diyoruz.
                                                                                                                                                                       ***
  “Allah ve melekleri Nebiye  salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.”(Ahzâb /56 )  Ayeti nazil olunca

sahabilerden Ebû Muhammed Ka’b bin Ucre (r.a.) şöyle anlatır:

”-Bir gün Rasûlullâh (s.a.v.) yanımıza gelmişti kendisine sorduk:
“-Yâ Rasûlullâh! Allah bize sana selât etmemizi emr ediyor, fakat biz sana nasıl selât edeceğimizi bilmiyoruz sana nasıl selât edelim?”

   Resûlullâh sallalâhu aleyhi ve âlihi ve sellem uzunca bir süre durdu . Bu beklemesinden dolayı soru soran kişi sorduğuna pişman oldu buyurdu ki;
‘’-Cebrail Aleyhis selam elimin parmakları ile saydı.’’
     Cebrail Aleyhis selam buyurdu ki:
‘’-Aziz ve Celil olan Allah’ın izzeti için bu şekilde indirdim.’’

 “Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd.”
 “Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in Âl-i Beytine , İbrahim ve onun Âl-i Beyti üzerine salât ettiğin gibi salât et! Şüphe yok ki, sen çokça hamdedilen ve şanı yüce olansın.’
                                                                                                                                                                        *
Allâhumme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ İbrahîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd.”
‘’Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in Âl-i Beytine , İbrahim ve Âl-i Beytine bereket ihsan ettiğin gibi bereket ihsan eyle! Şüphesiz ki, sen çokça hamdedilen ve şanı yüce olansın ‘’(1)

***

Resûlullâh sallalâhu aleyhi ve âlihi ve sellem buyurdu ki;
 “-Bana nesli kesik salâvat getirmeyin.
‘’-Kesik salavât nedir ?’’ diye sorduklarında;

Resûlullâh (s.a.s.) şöyle buyurdu:
  “Allahumme salli alâ Muhammedşeklinde deyip durmanızdır.

***
 ‘’-Siz salâvatı şöyle söyleyin:
‘’Allahumme salli alâ Muhammed’in ve alâ âl-i Muhammed (2) 
 ”Allah’ım Efendimiz, büyüğümüz Muhammed’e ve Âl-i Beytine (evladu iyaline) salatu selam eyle (Rahmet et, selametlik ver.’

***
Rabbimizin buyrulduğu gibi;
‘’..Asıl nesebi kesik olan, şüphesiz sana kin besleyenlerdir.’(Kevser (103)-3)

Salavatlardan; Salavatı Cevheratül-Esrar, Delâʾilü’l-Hayrât, Salavatı Şerife, Salavatı Mecule, Salavatı Fatih, Salavatı Kübra, Salatı Tefriciye ve Salavat Duası gibi birçok salavat çeşitleri mevcuttur.
                                                                                                                                                            *
Sahabiler sordular;
Ey Allah’ın Elçisi, sen öldüğünde senden bir iz kalmadıktan sonra, salât ve selâmlarımız sana nasıl ulaşır?”
Resûlullah (s.a.s.) buyurdu ki:
“-Cuma günü bana salâvatı çok okuyun. Çünkü o gün okunan salâvatlar meşhuddur, melekler ona şahitlik ederler. Bana salâvat okuyan hiç kimse yoktur ki, o daha okumasını bitirmeden salâvatı bana ulaştırılmamış olsun.
Bunun üzerine dedim ki:
“-Siz öldükten sonra da mı?
Buyurdu ki;
“-Evet öldükten sonra da. Zira Cenab-ı Hak Hazretleri toprağa, peygamberlerin cesedini çürütmeyi haram etmiştir. Allah’ın Peygamber’i her zaman diridir, rızka mazhardır.“(3)

Kim kabrimin yanında bana salât ederse ben onu işitirim. Kim de uzaktan salât ederse o bana ulaştırılır.” (4)

  Resûl-i Ekrem Efendimiz sahâbîlerden birisini Allah’a hamd ve Resûlü’ne salât getirerek duaya başladığını gördüğünde, onu takdir ederek;
-Ey namaz kılan zât! Dua et, Duana hamdele ve salvele ile başladığın müddetçe duan kabul olunur” buyurmuştur.(5)
Yaptığın dua yerle gök arasında durur. Peygamberine salât getirmedikçe hiçbir duan Allah katına yükselmez.”(6 )

Salât getirmenin faydası dua ve yakarışların arş-ı a‘lâya yükselmesine vesîle olmasıdır.

  Bu sebeple namazdan sonra veya diğer zamanlarda Allah’a dua edecek kimse;
(Elhamdü lillâhi Rabbil âlemîn essalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn) veya benzer bir hamdele ve salvele ile başlamalıdır.

Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurdu:
Bir topluluk bir mecliste oturur da orada Allah Teâlâ Hazretleri’ni zikretmez ve Peygamber’lerine salevât getirmezlerse, bu yaptıkları büyük bir noksanlıktır ve kendileri için acı bir hasret ve nedâmet sebebi olur, aynı zamanda Allah tarafından bir cezâyı da hak etmiş olurlar. Artık Allah Teâlâ dilerse onlara azâb eder, dilerse mağfiret eder.” (7)

   Resûlullah (s.a.s.)’in her ismi geçtikçe ve her hatırlandıkça salât ü selâm getirmek gerekir.
Kulun bu salavâtlardan elde edeceği mükâfât ise ihlâsı ve Allah Resûlü’ne olan muhabbeti derecesindedir.
Efendimiz’in rûhâniyetine yaklaşmak ve onunla beraber olabilmek dünya ve âhirette elde edilebilecek en büyük saadet ve bahtiyarlıktır.
Bu bahtiyarlığa erişebilmenin yolu Peygamberimizin (s.a.s.)  muhabbet ve rızâsını kazanmak için şahsı manevisini önder ve örnek alarak sünnetine uygun yaşamak ve davranışları sergilemektir.
  Salât ü selâm okuyan kimse, Allah ve Rasûlü’nün (s.a.s.) muhabbetini diğer sevgilere tercih ettiğinden, kötü huylardan kurtulur ve onun ahlâkı ile ahlaklanır.

  Resûlullah Efendimiz’e getirilen salavât, mü’mini Allah’ın rahmet ve bereketine nâil eder.

Efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur:
Kim bana bir defa salât getirirse, Allah o kimseye on defâ salât eder, on hatâsı silinir ve on derece yükseltilir.”(8)
“Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır; ümmetimin selâmlarını bana ulaştırırlar.”(9)

Hazret-i Ali (a.s.) bu hususta şöyle demiştir:
Her kim cuma günü Peygamberimiz’e yüz kere salevât getirirse kıyâmet günü mahşer yerine yüzü çok güzel ve nurlu olarak gelir. İnsanlar gıptayla, «-Bu zât acaba hangi ameli işliyordu?» diye birbirlerine sorarlar.”(10)
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Cuma gününün faziletini belirttikten sonra bu faziletten istifade etmeleri için ümmetine bugünde kendisine bol bol salavat getirmelerini tavsiye etmiş ve bu salavatın zat-ı saadetlerine arz olunacağını bildirmiştir. Bu hadislerde nebilerin kabirlerinde diri oldukları ve Müslümanların amellerinin Hz. Peygamber (s.a.s.)’e arz edileceği bildirilmektedir.(11)………

 3. Bölüm de devam edecek inşallah .

 Cesim ZEYDANLI – 10-12-2022 ANKARA

ULUSLARARASI EHL-İ BEYT ARAŞTIRMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Dipnot:
1~ (İmam Zeyd b. Ali (a.s.)- El Mecmû’u’l-Fıkhî ), (Buhârî, Enbiya,10; Da’avat, 31, 32; Müslim, Salat, 65, 66, 69)
2~ (İbn Hacer el- Mekki, es-Savaik’ul-Muhrika, s.87).
3~ ( Ebu Davud, Salat, 207 ) ( Nesaî, cuma 5, 45) ;( İbn Mâce, cenâiz, 65); ( Ahmed b. Hanbel, IV, 8)

Peygamberlerin bedenlerinin bozulmadan muhâfaza edildiğine dâir birtakım canlı müşâhedeler de olmuştur. Yakın tarihimizde Diyarbakır Ovası’nın mühim bir kısmını sulayan Dicle Barajı inşâ edilirken, türbeleri su altında kalacağı için Hazret-i Elyesa (a.s.) ile onun halefi ve amcazâdesi olan
Hazret-i Zülkifl (a.s.) ’ın kabirleri nakledilmiştir. Nakil esnâsında bu iki peygamberin 3.200 yıllık- kabirleri açılmış, naaşları alınıp yakında bulunan bir tepede yaptırılan yeni mezarlarına taşınmıştır. Nakl-i kubûr hâdisesini gerçekleştirenlerin canlı şâhitlikleriyle de sâbit olduğu üzere, her iki peygamberin cesetlerinin de diriymiş gibi durmakta olduğu görülmüştür.

<

p style=”text-align: left”>4~ (Beyhakî,Şuab II, 215)
5~ ( Tirmizî, Deavât 65 )
6~( Tirmizî, Vitr 21 )
7~ (Tirmizî, Deavât, 8/3380)
8~ (Nesâî, Sehv 55)
9~ (Müstedrek, 2:456, no. 3576.)
10~ (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, III, 212)
11~ (Süneni Ebu Davud Terceme ve Şerhi c:4, s:126-127)

YORUM YAP

Nuray doğan 11 Aralık 2022 / 00:07 Yanıtla

Bu değerli bilgileri bizlere ulaştırdığınız için Rabbim sizden razı olsun hocam