
Avrupa’da son dönemde artan jeopolitik gerilimler, güvenlik politikalarını yeniden ön plana çıkarırken Norveç’ten dikkat çekici bir adım geldi. Norveç Silahlı Kuvvetleri, olası bir savaş veya olağanüstü hâl durumunda uygulanabilecek yetkilere ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla kapsamlı bir bilgilendirme süreci başlatma kararı aldı. Bu çerçevede binlerce Norveç vatandaşına resmi mektuplar gönderileceği bildirildi.
Yetkililerden edinilen bilgilere göre söz konusu mektuplarda, savaş hâli ilan edilmesi durumunda ordu tarafından evler, otomobiller ve tekneler dahil olmak üzere bazı sivil mülklere geçici olarak el konulabileceği açıkça ifade edilecek. Uygulamanın temel amacının, ülke savunması için hayati öneme sahip lojistik, barınma ve ulaşım ihtiyaçlarının kesintisiz şekilde karşılanması olduğu vurgulanıyor.
Norveç Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan resmi açıklamada, kamuoyunda oluşabilecek endişelere özellikle dikkat çekildi. Açıklamada, bu yetkinin barış zamanını kesinlikle kapsamadığı ve yalnızca savaş, seferberlik veya olağanüstü hâl koşullarında devreye gireceği net bir dille ifade edildi. Ordu yetkilileri, “Bu bilgilendirme mektupları bir tehdit ya da acil uygulama anlamı taşımamaktadır. Amaç, olası bir kriz anında devletin hangi kaynaklara erişim sağlayabileceğinin vatandaşlara önceden şeffaf biçimde bildirilmesidir” ifadelerini kullandı.
Söz konusu adımın hukuki dayanağının Norveç’in mevcut savunma ve seferberlik mevzuatı olduğu belirtilirken, uygulamanın tamamen önleyici ve planlama odaklı olduğu vurgulandı. Yetkililer, bu tür hazırlıkların modern savunma anlayışının bir parçası olduğunu ve toplumun kriz senaryolarına karşı bilinçli hale getirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerindeki ısrarlı söylemlerinin ve Kuzey Atlantik hattında artan stratejik rekabetin, İskandinav ülkelerinde güvenlik kaygılarını artırdığına dikkat çekiliyor. Norveç’in attığı bu adım, Avrupa genelinde yükselen askeri hazırlıkların ve savunma planlarının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Norveç’in bu yaklaşımının kısa vadede bir savaş beklentisinden ziyade, uzun vadeli risk yönetimi ve caydırıcılık stratejisinin parçası olduğunu belirtiyor. Ancak yine de atılan adım, Avrupa kamuoyunda “savaş ihtimali” tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda. Geleneksel tarafsızlık ve güçlü savunma refleksiyle bilinen Norveç’in bu hamlesi, kıtanın içinde bulunduğu güvenlik ikliminin ne denli hassas bir noktaya geldiğini gözler önüne seriyor.



