
Reşat Kuşçuoğlu yazdı...

Anadolu’nun sesinde bir sır vardır. O ses bazen bir yaylanın rüzgârında, bazen Harran ovasının kavruk toprağında, bazen de bir sazın telinde yankılanır. İşte tam da bu ses, geçtiğimiz akşam Gençlik Parkı Kapalı Salonu’nda yeniden hayat buldu.
Şanlıurfa’ya şanlı ismini kazandırmak için çaba harcamış, 17. ve 18. dönem Milletvekili Osman Doğan, bu defa siyasetin değil kültürün gönül meydanına çıktı. Avrasya Türk Halk Müziği Korosu’nu kurarak, bayrağı usta şef Ahmet Ulusu’ya teslim etti. Her iki isim de bu gece, sanatın birleştirici nefesini salonun dört bir yanına üfledi.
Program, İstiklal Marşımızın gür sesiyle ve saygı duruşunun vakur sessizliğiyle açıldı. Ardından türkülerin kapısı aralandı; Karadeniz’in hırçın dalgaları, Ege’nin meltemi, İç Anadolu’nun dinginliği, Urfa’nın yanık sesi aynı sahnede buluştu.
Koro, sanatçılar ve solistler…
Hepsi sanki yıllardır içlerinde taşıdıkları türküyü o akşam salona dökmek için yarışıyorlardı. Osman Doğan’ın besteleri gecenin özel bölümlerinden biriydi; hem koro hem solistler tarafından titizlikle icra edildi.
Urfalı sanatçı İbrahim Çetin, kendi bestesi Ani’yi sahneye taşıdı; türkünün her notasına memleket kokusu sinmişti. Diğer bir Urfalı sanatçı Mehmet Kaya, “Urfa’da Bir” türküsüyle geceye ayrı bir derinlik kazandırdı. Alkışlar o kadar güçlüydü ki, salon sanki ayağa kalkmış bir coşkuya dönüştü.
Konserin izleyicileri arasında, bir dönem Şanlıurfa Vakfı Başkanlığı yapmış Sedat Sözer ve eşi de halkla birlikte yerlerini almıştı. Bu tevazu, bu içtenlik gecenin ruhunu daha da güzelleştirdi.
Velhasıl…
Türküyle yoğrulmuş bir milletin hafızası, o akşam yeniden tazelendi. Osman Doğan’a, şef Ahmet Ulusu’ya ve emeği geçen tüm sanatçılara gönülden bir teşekkür borçluyuz. Çünkü kültüre sahip çıkmak sadece bir etkinlik düzenlemek değil; bir milletin ruhunu ayakta tutmaktır.





