DOLAR 32,2177 % 0.08
EURO 34,8417 % -0.05
STERLIN 40,9470 % 0.1
FRANG 35,2480 % 0.11
ALTIN 2.412,24 % 0,10
BITCOIN 67.754,01 -2.382

PEYGAMBER (SALLAHU ALEYHİ VE ALİHİ VE SELLEM) EFENDİMİZİN EVLADININ ÖNEMİ NEDİR ?

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
PEYGAMBER (SALLAHU ALEYHİ VE ALİHİ VE SELLEM) EFENDİMİZİN EVLADININ ÖNEMİ NEDİR ?
0

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a salât ve selâm Efendimiz Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’e, Âl-i Âbası, Ehl-i Beyti ve Ashâbı üzerine olsun.

***

Hadisler;Hidayet ve rahmet kaynağı olan Kur’ân-ı Kerîm’in kendisine indirildiği ilim ve Hikmet verilip Melek ile desteklenen indirilen Kur’an’ı herkesten daha iyi anlayan ve âyetlerdeki ilâhî maksadın ne olduğu kendisine bildirilen Kur’an-ı Kerimin tefsiri olan Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in buyurduklarıdır.

 *

Rabbimizin buyurduğu;
(O peygamberleri) Açık mûcizeler ile ve kitaplar ile (gönderdik) ve sana da Kur’an’ı indirdik ki, kendilerine indirilmiş oldukları (emir ve nehyi) nâsa açıkça anlatasın ve gerek ki onlar da tefekkür edeler. ( Nahl (16) 44.)

Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok anan kimseler için Resulullah (Allah’ın Elçisi) en güzel örnektir. (El-Ahzâb /21)

Resûlullah’ın söz ve fiillerini (sünnetini ) kabul ve tasdik etmek ve  günlük hayatına tatbik etmek, Müslümanlar için imanın gereği ve dinin yaşanması için vazgeçilmez olduğunu ortaya koymaktadır.

*

Günümüzde ne yazık ki Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’i gereği gibi tanımıyor ve bizlere verdiği mesajı da tam olarak idrak etmekten yoksunuz.

Bundan dolayı bazı hadisi şeriflerini yanlış yorumlayarak ilahi mesajın fevzinden mahrum kalmakta ve bazen de bu yanlış yorumlardan dolayı günaha girmekteyiz.

‘’Ey Resûlullah’ın kızı Fatıma! Sen de kendini Allah’tan satın almaya çalış; zira senin için de bir şey yapamam. (1)

*

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) bu hadisi şerifi ile  kıyamet günü ‘kendi evladına dahi bir şey yapamayacağı ve Peygamber evladı olmanın bir öneminin olmadığı‘şeklinde tefsir edilmektedir.

*
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in  kıyamet günü kendi evladına bir şey yapamayacağı ve Peygamber evladı olmanın bir öneminin olmadığı ifade edildiğinde ne olur?

Peygamber efendimiz ((sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) (haşa) bu dünyada ibadetlerini aksatan kızını ikaz eden sıradan bir baba seviyesine indirilip, itibarsızlaştırarak sıradanlaştırmaktır.

*

 Bu hadisi şerifi bu şekilde ifade ettiğimizde ne olur? 

1~Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in kıyamet günü şefaatinin olmadığı söylenmiş olur.

2~Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in ve dolayısıyla evladının bir öneminin olmadığı ifade edilmiş olur.

3~Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in  bize ve kıyamete kadar gelecek Müslümanlara iletmek istediği mesajı  doğru anlamadığımız anlaşılır.

***

~Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’e karşı söz, hitap ve üslubumuzda azami hürmet ve titizlik göstermemiz gerekir.

~Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’e iman, hürmet, muhabbet ve itaat; imanın gereği olduğu gibi O’na karşı saygısızlık hakaret ve nankörlük de küfür sebebidir.

~Bir Müslüman gaflet ve cehalet ile bile olsa Efendimize karşı saygısızca sarf ettiği bir sözden dolayı yaptığı amellerinin boşa gitmesine sebep olabilir.

*

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in bu hadisi şerif ile Müslümanlara iletmek istediği mesaj nedir?

1~Peygamber evladı olmanın bir öneminin olmadığını belirtmek için mi söyledi?
2~Kıyamet günü şefaat hakkının olmayacağını bildirmek için mi söyledi?
3~Bu hadisi şerif ile Müslümanlara iletmek istediği mesaj nedir?

*
İnsani ölçülerde bir kişi ikaz edildiğinde, ikaz edilen kişi muhatap olduğu hatayı yaptığında ikazı alır.

*

Hadisi doğru anlayabilmemiz için önce şu soruları cevaplamamız gerekir.

~Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) bu ikazı neden kızı Hazreti Fâtıma (aleyhesselam)’a  yaptı?

~Hazreti Fâtıma (aleyhesselam) ibadetlerini ve namaz kılmayı ihmal mi ediyordu?

~Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)  Peygamber evladı olmanın bir  öneminin olmadığını belirtmek için söylediyse; aynı ikazı  diğer kızları,  Zeynep, Rukıyye ve Ümmü Gülsüm’e  niçin,söylemedi?

~Hazreti Fâtıma (aleyhesselam)’ın ne özelliği nedir?

***
1~Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) ve evladının önemi nedir;

Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) sıradan bir insan değildir. O Allah tarafından insanlar arasından seçilmiş ve üstün kılınmıştır.

Bunun delili şu ayeti kerimedir;

‘’ Allah, meleklerden de, insanlardan da elçiler seçer. Muhakkak ki Allah, Semî (hakkıyla işiten) dir, Basîr (kemâliyle gören) dir. (Hac / 75)’’

Resulullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)  sıradan insanlar gibi konuşmaz, nübüvvet nazarıyla geçmiş ve geleceğe Nübüvet nazarıyla bakar Allah’ın emriyle konuşur ve onun sözleri emri ilahi kontrolündedir.

Bir mesaj verdiği zaman en üstün ile en aşağı olanı örnek vererek açıklar ki; insanlar verdiği mesajı doğru ve iyice anlayabilsinler.

Bunun delili şu ayeti kerimedir;

’’ Eğer o Resul bizim adımıza birtakım sözler uydursaydı, onu elimizle yakalar, sonra da onun şah damarını keserdik.’’((Hakka, 69/44-48)

Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) bu hadisi şerif ile ifade buyurduğu Peygamberin evladı olmanın önemsizliği değildir.

Bunun delili şu ayeti kerimelerdir;

Rabbin, dilediğini yaratır ve tercih eder. (O’nun seçme ve yaratmasında) onların tercih hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve şânı yücedir. (Kasas/ 68)’’

(Elçi melekler):‘’-Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Ey ehl-i beyt, Allah’ın rahmeti, bereketleri sizin üzerinizdedir. Şübhe yok ki, O, asıl hamde lâyık, hayr-u ihsanı çok olandır.’’ dediler.(Hûd/73)

Rabbimizin buyruğunda da görüldüğü gibi Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) ve  nesebi Allah (c.c.) tarafından seçkin kılınmıştır.

*

Hazreti Fâtıma (aleyhesselam) İslamiyetten yaklaşık bir yıl önce Mekke’de dünyaya geldi.
Hicretin ikinci yılında Hazreti Ali (aleyhisselam) ile evlenmiştir. Efendimizin nesli Hazreti Fâtıma (aleyhesselam)ın çocukları vasıtasıyla devam etmiş ve kıyamete kadar gelecek nesli pak bu tertemiz ve saf menbâdan devam edecektir.

*

İbni Abbas (radıyallahu anh)’dan nakledilen hadisi şerifte Şura suresi 23. ayeti nazil olduğu zaman .
‘’ De ki:”Siz den yakınlarıma (Ehli beytime) sevgi duymanızdan başka bir karşılık istemiyorum.“(Şura/23)
Dediler :
-Ya Resulallah yakınlık duyup sevgi göstereceğimiz yakınlarınız kimlerdir?’’
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) buyurdu ki :
-Ali, Fatıma ve onun evlatlarıdır.’’(2)

,Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) buyurdu ki :
‘’(-Tüm hanımların nesli babasındandır. (Nesli evlendiği kocasından devam eder) Fakat Fatma’nın evlatları hariç onlar benim (evlatlarım) neslimdir. Ben onun babasıyım.(3)

*

Hazreti Fâtıma (aleyhesselam) Nebîler Efendisinin son çiçeği, dünyada neslini devam ettiren nur yumağı, Cennet hanımlarının Seyyidesidir.
O, Zehra ve Betül lakaplarıyla meşhurdu.
Zehra;Ak yüzlü, nur yumağı, beyaz, parlak, ve aydınlık yüzlü hanım manasındadır.
Betül ise; Dünyevi heveslerden uzak, ibadet için kendisini Allah’a yönelten, iffetli ve namuslu hanım anlamına gelmektedir.

Hazreti Fâtıma (aleyhesselam)  Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in hiç kimseye yapmadığı övgüleri almıştır.

‘’-Ya Fatıma, Allahü teâlâ senin gazabın için gazap eder, senin rızan için razı olur.’’ (4)
‘’-Allah, Fatıma ve nesline Cehennemi haram kıldı.’(5)

Bir gün Resûlüllah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) Hazreti Fâtıma (aleyhisselam)’ı elinden tutarak ashabının yanına çıktı ve şöyle dedi:

“-Şu kızı tanıyan tanıyordur, tanımayan da bilsin ki; O, Muhammed’in kızı Fatıma’dır. O Benim bir parçamdır, göğsümün içindeki kalbimdir. O’nu inciten Beni incitmiş olur. Beni inciten de Allah’ı incitmiş olur.” (6)

*

İbn-i Abbas (r.a.) rivayet etti ki:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) bir defasında yere dört çizgi çizerek (ashabına):
“-Bunların ne olduğunu biliyor musunuz?” diye sorudu.
Ashap: “-Allah ve Resulü daha iyi bilir.” diye cevap verdiler.
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) buyurdu ki:
-(Bunlar ) Cennet hanımlarının seyyideleri, faziletleri olan; Mezahim kızı Asiye, İmran kızı Meryem, Huveylid kızı Hatice, ve Muhammed kızı Fatıma, dır(7).

*
2~Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in   Şefaat hakkı vardır ve şefaatını kimler için kullanacağının delili şu ayeti kerime ve hadisi şeriflerdir.

Cenâb-ı Hak şöyle buyurdu:

Bil ki, Allah’tan başka ilâh yoktur.(Habibim!) Hem kendinin hem de mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir. (Muhammed, 19)

’Allah’ı bırakıp da taptıkları putlar, şefâat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik eden kişiler müstesnâ! (Zuhruf, 86)

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) Efendimiz buyurdu:

Her peygamberin (mutlaka kabul edileceği vaad edilen) bir duası vardır. Bütün peygamberler o dualarını bu dünyada yaptılar. Ben ise duamı kıyamet günü ümmetime şefâat etmek için sakladım. Bu şefaatim inşaallah ümmetimden, Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmadan vefat edenlere fayda verecektir.” buyurmuşlardır.(8)

*

3~Resûllullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem);-Ey Resûlullah’ın kızı Fatıma! Sen de kendini Allah’tan satın almaya çalış; zira senin için de bir şey yapamam.”

Bu hadisi şerifi ile Namaz ve önemini bildirmek için kıyamete kadar gelecek Müslümanlara  seslenerek namazın ne kadar önemli olduğunu bildirmiştir.

Allah Teâlâ, hususiyle ailemizden ve yakınlarımızdan başlayarak dinin ve namazın tebliğ edilmesini istemekte ve şöyle buyurmaktadır.

Bunun delili şu ayeti kerimelerdir:
Ailene ve ümmetine namazı emret. Kendin de onu kılmaya sabırla devam et.(Tâhâ /132)

Rasûlüm! Önce en yakın akrabanı uyar.”(Şu’arâ /214)

 Ey iman edenler! Hem kendinizi hem de ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan o müthiş cehennem ateşinden koruyun!” (Tahrîm /6)

’Rasûlüm! Sana kitaptan ne vahy ediliyorsa onu okuyup başkalarına da anlat. Namazı da dosdoğru kıl! Çünkü bütün şartlarına riâyet edilerek hakkiyle kılınan namaz, insanı her türlü hayasızlıktan, dînin ve aklın kabul etmediği şeylerden alıkoyar. Allah’ı zikretmek ise en büyük ibâdettir. Allah, bütün yaptıklarınızı bilir.’(Ankebut/45)

*
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) bir hadisi kudsi de Allahu Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu naklediyor;

Ben ümmetine beş vakit namazı farz kıldım. ve kendi kendime söz verdim ki, kim (benim yanıma) beş vakit namazı vaktinde kılmaya özen göstererek gelirse, onu Cennet’e koyacağım. Kim de namazlara dikkat göstermezse Benim onun için bir sözüm yoktur (9)

*
Ebu’d-Derda (r.a) şöyle dedi:
“Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) bana şöyle tavsiyede bulundu;
‘’Parça parça kesilsen de, yakılsan da Allah ‘a ortak koşma ve farz olan namazı bilerek terk etme. Kim ki farz olan namazı bilerek terk ederse Allah ‘ın koruması ondan uzaklaşmıştır. (10)

Cabir ibni Abdullah (r.a)’dan rivayet edilmiştir Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) şöyle buyurdular:
Kişiyle küfür arasında, namazın terki vardır.”(11)

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) şöyle buyurdular:
“-Cennetin anahtarı namazdır, namazın anahtarı da taharettir.”(12)

Namazın ne kadar önemli olduğunun delili şu ayeti kerimelerdir;

‘’ Onlar cennetlerdedirler, (cennettekiler) birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler:
“-Sizi bu cehennem ateşine sürükleyen nedir?”
Onlar da şöyle cevap verirler: “-Biz namaz kılanlardan değildik.
(Müdessir (41-42-43)

Kim de benim kitabıma sırt döner ve beni anmaktan uzak durursa, şüphesiz dünyada onun için sıkıntılı, dar bir geçim vardır; kıyâmet günü de onu kör olarak diriltip huzurumuza getireceğiz.’’(Tâ-Hâ/124)

’O: “-Rabbim! Beni niçin kör olarak dirilttin? Oysa ben dünyada gözleri gören biriydim” diye itiraz edecek.’ (Tâ-Hâ/125)

’Allah buyurur ki: “- Cezan böyle, sana ayetlerimiz geldi de onları unuttun. İşte (onları unuttuğun gibi) bugün de öylece unutuluyorsun (körlük ve azab içine bırakılıyorsun).”(Tâ-Hâ/126)

Bir gün Rasulullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) namaz ile ilgili buyurdu ki:
Her kim şu beş vakit namazı eksiksiz kılarsa namazı, kıyamet gününde ona bir aydınlık, hakkında delil ve kurtuluş olur. Her kim de bu beş vakit namazı gereği gibi kılmazsa kıyamet gününde Karun’la, Haman’la, Firavun’la ve Ubeyy ibn-i Halefle birliktedir.”(13)

Rabbimizin buyurduğu gibi;
”Ama onlardan sonra öyle kötü bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler ve şehvetlerinin ardına düştüler. Bunlar, helâk çukuruna düşerek yaptıkları bu azgınlıkların cezasını göreceklerdir. ”(Meryem/59)

İşte yüksek bir ahlâkî kemâle ve şerefe sahip peygamberlerin ardından böyle hayırsız nesiller gelmiş, bunlar namazı terk etmişlerdir.

Bundan maksat namazı terk edenlerin dinin emirlerine uymayı ve yasaklarından kaçınmayı terk etmiş olmalarıdır.

Kulluğun en önemli alameti ve şiarı olması itibariyle burada namazın önemi belirtilmiştir.

Bu dünyada namazı terk edenlerin  kıyamet günü Peygamber efendimizin (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) ‘bunlar için bir şey yapamam’’ diyerek  şefaatinin kimlere hak olabileceğini ve özellikle namazın ne kadar önemli olduğu belirtilmiştir.

Bu kişiler velevki Peygamber evladı Cennetle müjdelenen Cennet seyyidesi olan Hazreti Fâtıma (aleyhesselam) dahi olsa bile!. 

Günümüzde Kendisine Seyyid veya Ehl-i Beytim diyerek insanlardan saygı hürmet bekleyen bu ulvi derece ve fazileti kendi nefsani heva ve hevesine alet ederek çıkar menfaat elde etmek için sermaye olarak kullananlar ve Ehl-i Beyt vasfını taşımayanlar Rabbimiz tarafından tard edilmektedir.

Bu vasfı taşımayanlar Ehl-i Beyt  olarak kabul edilmediği ayetler ile Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) ‘in hadisi şerifleri ile açıkça buyrulmuştur.

**

Bu konuyla ilgili Rabbimiz şöyle buyurmaktadır;

‘’ Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını, evet onları da seçkin kıldık ve dosdoğru yola yönelttik.

İşte bu, Allah’ın hidayetidir; O, bununla kullarından dilediğini doğru yola ulaştırır. Eğer onlar Allah’a ortak koşsalardı yapageldikleri iyi şeyler elbette boşa giderdi.’(En’âm / 87-88 ).

Hazreti Lut (Aleyhisselam )’ın hanımı ,Hazreti Nuh (Aleyhisselam )’ın oğlunun ,Hazreti İbrahim (Aleyhisselam)’ın kıssalarında buyrulduğu gibi :

***

Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) bu konuda şöyle buyurmuştur;

“Kimin ameli kendisini geri bırakırsa, nesebi soyu onu ileri götürmeyecektir.

*

Bu vasıflardan biride şu ayeti kerimede buyrulmuştur.

“Sizden (tebliğlerine karşılık hiç)bir ücret istemeyen (bu) kimselere tâbi’ olun; çünkü onlar hidâyete ermiş kimselerdir.”(Yâsin (36) 21 )

***

 Dolayısıyla onlar namaz başta olmak üzere Rabbimizin buyruklarını hiçe sayıp bütünüyle dünyevi ve nefsânî arzularının peşine düşmüşlerdir.

Oysa ki; İnsan, sorumluluk taşıması gereken bir varlıktır. Bu, sorumluluğu, Allah’ın emirlerine uymak ve yasaklarından sakınmakla yükümlü olan insan, mutlaka bir gün O’nun huzurunda, dünyada yaptıklarından sorgulanacaktır.

Öldükten sonra dirilip Allah’ın huzuruna getirileceğimiz güne “Hesap Günü” diyoruz. Bugün, insanın en dehşetli günlerinden bir gündür.

***

Resûllullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) Müslümanlara şu mesajı veriyor:

‘’- Ey Müslümanlar Rabbimiz bizi yarattı, kendisine iman edip kulluk görevimizin en önemli şiarı olan namaz ile kulluk  yapmamızı emretti. Ben Allah’ın seçilmiş Resûlü, Nebisi geçmiş ve gelecek günahları af edilmiş birisi olduğum halde Rabbim bana günde altı vakit namaz kılmamı farz kıldı. Size de beş vakit namaz farz kılındı.

Şu gördüğünüz dünyada iken Cennet ile müjdelenen Cennet hanımlarının Seyyidesi olan, neslimin annesi, bedenimden bir parça ,gözümün nuru kızım Fatıma dahi namazı terk ederse kıyamet günü onun için dahi bir şey yapamam. Çünkü bu konuda Rabbimiz buyurdu ki;

Ben ümmetine beş vakit namazı farz kıldım. ve kendi kendime söz verdim ki, kim (benim yanıma) beş vakit namazı vaktinde kılmaya özen göstererek gelirse, onu Cennet’e koyacağım. Kim de namazlara dikkat göstermezse Benim onun için bir sözüm yoktur (9)

Sakın üzerinize farz olan namazı terk etmeyin, Rabbimizin namazı terk edenleri af etmeyle ilgili bir sözü yoktur. Bundan dolayı  namazı terk edenler için ”bende bir  şey yapamam’ demek istemiştir.(Doğrusunu Allah (c.c.) ve Resûlü (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) bilir.

*

Fakat maalesef günümüzde bu hadisi şerifi ; ”Peygamber bile kıyamet günü kızı için bir şey yapamayacağını söylemişken peygamber evladı olmanın bir önemi yokmuş” şeklinde ifade bilerek veya bilmeden, (Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in ümmetine yapmış olduğu ikazı doğru anlamayıp anlamının dışında  ve neslini sıradanlaştırmak önemsizleştirmek, unutturmak ve Efendimiz (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in Şefaâtını yok saymak gibi bir düşünce imasıyla gafil bir şeklide dillendirilmektedir.

***

Doğrusunu Allah ve Resulü (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) bilir.

Rabbim bize bildirdiği ayet ve hadisi şerifleri Kendisi ve Resulü (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in  murad ettiği şekilde anlamayı ,idrak , iman ve amel  etmeyi nasip eylesin.

Peygamberlerden ,Hazreti İbrahim (aleyhis selâm)  Allah Teâlâ’ya dua ederek :

‘Ey insanlar! Rabbinizden sakının (O’na ibadet edin) ve bir günün azabından korkun ki, baba çocuğundan bir şey ödeyemez, (hiç birşey karşılığında çocuğunun azabını kaldıramaz), çocuk da babasından bir şey ödeyecek değildir. Muhakkak ki Allah’ın (hesaba çekme) vaadi haktır, olacaktır. O halde sakın dünya hayatı sizi aldatmasın; ve sakın şeytan, sizi Allah’a güvendirmesin (Allah, herkesi bağışlar diye, şeytanın aldatışına uymayın).’’(Lokman/33)

*

Rabbim! Beni ve zürriyetimi namazı dosdoğru kılanlardan eyle! Rabbimiz dualarımızı kabul buyur!(İbrahim/40) ‘’

Ey Rabbimiz bunu bizden kabul buyur; Kuşkusuz sen her şeyi işiten ve her şeyi en iyi bilen’sin.

Cesim ZEYDANLI  24-12-2022 Ankara

ULUSLARARASI EHL-İ BEYT ARAŞTIRMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL BAŞKANI 

Dipnot:
 1-(Buharî, Vesâyâ 11; Tefsir (26) 2; Müslim, İman 348-352.)
 2-( El Kurtubi : (El Camiul El Ahkam El Kur’an ) 21:8, El Fahr El Razi ( El Tefsir El Kebir)  166:27, El Teberani ( El Mucem El Kebir)
 3-(El Heysemi fi El Mûcem El Zevaid ) 4:224)
 4-(Bezzar ve Beyhaki.)
 5-(Bu hadis-i şerifi Müslim, Tirmizi ve Nesei de rivayet etmiştir)
 6-(Hakim)
 7-(Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 6/68) (Hakim, Müstedrek-üs Sahihayn)
 8-((Müslim, Îmân, 338. Krş. Buhârî, Daavât, 1; Tevhid, 31; Müslim, İman, 86)

 9-(Ebû Dâvûd, İbn-i Mâce)
10-(Müsned:5/238, El-Bani Sahihi ibn Mace:3529, Beyhaki)
11-(Müslim,Ebu Davud, Tirmizi,İbni Mace,Müsned)
12-(Müsned)
13-(Müsned: 2/169, Darimi: 2/301, İbn-i Hibban: 1448)

14-(Müslim, Zikr, 38 (2699); (Ebû Dâvûd, İlm, 1 (3643); (İbn Mâce, Mukaddime, 17 (225); -Dârimî, -Mukaddime, 32 (I, 99),-(Ahmed b. Hanbel Müsned 2/252)

YORUM YAP

Mehmet Emin Koç 24 Şubat 2023 / 17:26 Yanıtla

Allah razı olsun.
Ömrünüze, gönlünüze bereket.
Çok faydalı bir makale olmuş.
Sağlıcakla kalın.

    Cesim ZEYDANLI 15 Mart 2023 / 03:10 Yanıtla

    Allah sizden de razı olsun. Rabbim Günümüzde Resullullah (s.a.s.) ve Evlatları Ehl-i Beyti tanıyan ve tanıtan sizin gibi alim,mü’min müttaki üstadlarımızın sayısını çoğaltsın. Ehl-i Beyt ile haşr eylesin..