
Türkiye’de siber suçlarda dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Dolandırıcılık, çevrim içi çocuk istismarı ve yasa dışı bahis başta olmak üzere dijital ağlar üzerinden işlenen suçlara karşı güvenlik birimleri geniş çaplı operasyonlar yürütüyor. İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı son verilere göre, yalnızca son 5 gün içinde düzenlenen operasyonlarda 200 şüpheli yakalandı. Geçen yıl ise 1.250 siber dolandırıcılık sitesi kapatılırken, 624 organize suç örgütü çökertildi.
Siber suç örgütlerinin en sık başvurduğu yöntemlerin başında “oltalama” (phishing) geliyor. Banka, kargo ya da resmi kurum izlenimi veren telefon aramaları ve sahte internet siteleri üzerinden vatandaşların kişisel bilgileri ele geçirilmeye çalışılıyor. Son dönemde artan bu girişimlerde, şüphelilerin kişisel verilere kısmen erişerek güven telkin eden senaryolar kurduğu ve mobil bankacılık hesaplarını hedef aldığı belirtiliyor.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında yürütülen son operasyonlara ilişkin yaptığı açıklamada, 19 il merkezli çalışmalarda nitelikli dolandırıcılık, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve yasa dışı bahis suçlarına karıştığı tespit edilen şüphelilerden 65’inin tutuklandığını, 48’i hakkında ise adli kontrol kararı verildiğini duyurdu. Diğer şüphelilerle ilgili işlemler sürüyor.
Soruşturmalarda, şüphelilerin sosyal medya platformları ve sahte siteler üzerinden “kolay kazanç”, “ürün satışı” ve “görev yap para kazan” temalarıyla vatandaşları tuzağa düşürdüğü; mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladığı; yasa dışı bahis sitelerine finansal aracılık yaptığı ve kişisel verilerin yasa dışı paylaşımında bulunduğu belirlendi.
Resmi verilere göre 2025 yılı boyunca KOM, narkotik ve siber suçlar dahil olmak üzere 552’den fazla organize suç örgütü çökertildi, bu operasyonlar kapsamında 6 bin 788 zanlı tutuklandı. Ancak kapatılan sitelerin yerine yenilerinin hızla açılması, mücadelenin sürekliliğini zorunlu kılıyor.
Uzmanlar, siber suçlarla mücadelede yalnızca operasyonların yeterli olmadığını vurguluyor. Çok faktörlü kimlik doğrulamanın yaygınlaştırılması, dijital okuryazarlık eğitimlerinin artırılması, bankalarla eş güdümlü şüpheli işlem bildirim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliğinin artırılması, önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında yer alıyor.



