DOLAR 32,2061 % 0
EURO 35,0499 % 0.08
STERLIN 41,0117 % 0.23
FRANG 35,4241 % 0.04
ALTIN 2.516,21 % 0,62
BITCOIN 68.601,75 2.851

SİZ HİÇ ABDESTSİZ NAMAZ KILDINIZ MI?

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
SİZ HİÇ ABDESTSİZ NAMAZ KILDINIZ MI?
0

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a salât ve selâm Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v.), Âl-i Âbası, Ehl-i Beyti ve Ashâbı üzerine olsun.

Hadisler;Hidayet ve rahmet kaynağı olan Kur’ân-ı Kerîm’in kendisine indirildiği ilim ve Hikmet verilip Melek ile desteklenen indirilen Kur’an’ı herkesten daha iyi anlayan ve âyetlerdeki ilâhî maksadın ne olduğu kendisine bildirilen Kur’an-ı Kerimin tefsiri olan Allah Resûlü’nün (s.a.v.) buyurduklarıdır.

O asla kendi arzu ve hevesine göre konuşmaz. Onun bildirdikleri, kendisine Allah tarafından gelen vahiyden başka bir şey değildir’’ (Necm (53) 3.4 )
*
Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
Bir adam kabre konulur iki melek ona gelip
Muhakkak biz sana bir darbe vuracağız’derler.
Öyle bir vuruş vururlar ki kabri ateşle dolar.
Bundan sonra onu bırakırlar. Nihayet ayılıp korkusu gidince
Meleklere sorar.
Bana bu darbeyi hangi suçumdan dolayı vurdunuz?
Şüphesiz sen abdestsiz olarak namaz kıldın.
Birde mazlumun yanından geçtiğinde sen ona yardım etmedin’ dediler.’’ (1)

***

~.Aldığımız abdestler usulüne uygun mudur?

~.Abdestsiz namaz kılıyor muyuz?

~.Kıldığımız namazların tümü kabul makamına ulaşıyor mu?

~.Efendimiz (s.a.v.) bize bu hadisi şerif ile hangi mesajı vermek istemiştir?

~. Kıldığımız namazların kabul edildiğinin işareti nedir? 
*
Rabbimiz buyuruyor ki:
’Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar.(Mâûn (107) 4-5.)
Ve mâûn’u (zekâtı) men’ ederler!).(Mâûn (107) 7.)
*
Resûlullâh (s.a.v.) buyurdu ki:
~Zekat vermeyenin namazı kabul değildir.
~Kur’ân okunmayan namaz kabul değildir.
~Abdestsiz kılınan namaz kabul değildir.
~Ganimetten (kamu malı) mal çalanın sadakası kabul değildir. (2)

Bu hadisi şerife göre namazın başlangıcı olan tahareti bilmeyenler ve malının zekatını vermeyenlerin namazları kabul edilmiyor.

Resûlullâh (s.a.v.) efendimiz buyurdu ki:
Namazın anahtarı taharettir. Namaz tekbir ile başlar, selam ile biter.”(3)

~Bu hadisi şerifte belirtilen birinci hata abdestsiz olmak.
~İkinci hata da yoksula yardım etmemek. Yani malının zekatını yoksullara vermemek.

Müslüman olan bilerek abdestsiz namaz kılmaz.

Bilerek abdestsiz namaz kılmak insanı küfre götürür

.
Namazın anahtarı olan taharet ve abdesti bilmeyen abdestsiz namaz kılma hatasına düşer

Tahareti bilmeyen abdest aldığını zanneder, halbuki tahareti bilmediği için aldığı abdesti kabul olmamıştır.

Kazancının zekatını da vermediği zaman yoksula yardım etmemiş olur.

Abdestsiz namaz kıldığından ve zekatını da vermediği için bu azaba maruz kalmıştır.
*
1-Namazın başlangıcı olan Taharet nedir?
Tahâret (tuhr). الطهارة: “Sözlükte “temizlenmek, arınmak” manasındaki taharet (tuhr) terim olarak “maddî kiri (necaset, habes) veya mânevî pisliği (hades) gidermek” anlamına gelir.

Tahâret ikiye ayrılır.
1~Necâsetten tahâret.
2~Hâdesten tahâret.

Necasetten tahâret ikiye ayrılır.
1~İstinca
2~İstibra
İstinca: Kan, meni, idrar ve dışkı gibi necasetleri ve çıkmış oldukları yerleri temizlemeye istinca denir.

İstibra: Küçük abdest bozduktan sonra idrar sızıntılarının tamamen kesilmesi için biraz hareket etmek, yürümek veya öksürmek gereklidir. Bu amaçla yapılan bekleme işlemine istibra denir.)
Günümüzde Müslümanların büyük çoğunluğu maalesef İstibra yı bilmiyor ve gereğini de uygulamıyor.
Bu hatayı yapanlar İstinca yaptıktan sonra (lavabodan çıktıktan sonra ) idrar sızıntılarının tamamen kesilmesini beklemeden abdest almaya başlamaktadırlar, bu sırada idrar yollarında kalan idrar sızıntısı dışarı çıkmakta (abdest alan farkına varamadığı için) kendisi abdest aldığını zannetmektedir.
Fakat abdest aldığı anda veya abdest aldıktan sonra (istibra yapmadığı için) idrar sızıntısı idrar yollarından dışarı çıktığı için abdesti bozulmuştur.
Necasetten tahareti (İstica-İstibra) doğru ve tam yaptıktan sonra namazımızın kabul olması için abdest (Vudû) denilen namaza hazırlık için yapılan ikinci temizlik olan hades ten taharet usulüne uygun yapılmalıdır.

Hâdesten tahâret ikiye ayrılır.
1~Küçük hâdes: Namaz abdesti (vudû) olan hâdestir.

2~Büyük hâdes: Hâyız ve cünüplükten kurtulmak, gusül abdesti demektir. (4)
*
Rabbimiz (Vudu ) abdest ile ilgili buyurdu ki;
Ey inananlar! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar kollarınızı yıkayın, başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın.”(Mâide 5/6)

*

Hz.Peygamber (s.a.v.) abdest için şöyle söylemiştir:
‘’Abdest aldıktan sonra “Kim benim abdest aldığım gibi abdest alıp, içinde nefsini düşünmediği iki rekat namaz kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (5)

Hz. Peygamber (s.a.v.) abdestin nasıl alınacağını Müslümanlara fiili olarak göstermiş (6) hem de abdestsiz olarak kılınacak hiçbir namazın Allah katında kabul olunmayacağını belirtmiştir. (7)

Hz. Ali b. Ebû Talib bana söyledi:(r.a.)
Dedi ki:
Resûlullâh sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellemi abdest alırken gördüm:
~Üç defa mazmaza ve istinşak yaptı.
~Yüzünü yıkadı.
~Kollarını (dirsekleriyle birlikte) üç defa yıkadı.
~Başını ve kulaklarını bir defa meshetti.
~Ayaklarını üç defa yıkadı.”(8)

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Sizden biriniz güzelce abdest alır onu tastamam yapar sonra da:
‘Eşhedü en lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh,” derse, o kimseye cennetin sekiz kapısı açılır. O da dilediği kapıdan girer.”(9)(

Bedensel engelli olduğu için abdest alırken ayaklarını yıkayamayan birisi, kendisi ve yardım edecek kişi zarar görmeyecek şekilde bir başkasından yardım alarak da olsa bu farzı yerine getirmeye çalışır.
Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) hastalık gibi mazeretler sebebiyle ibadetlerde yardım almaya izin vermiştir.(10)

Buna göre abdest organlarından bazılarının olmaması, onlarla ilgili hükmü düşürür.

Kolları veya ayakları olmadığı için abdest almaya gücü yetmeyen ve kendisine yardım edecek kimsesi de bulunmayan kişi, teyemmüm de yapamayacak durumda ise, bu kişiye abdest ve teyemmüm yükümlülüğü yoktur.

Kendisini abdestli gibi kabul ederek, kılabildiği şekilde namazlarını kılar.
Bu namazları daha sonra kaza etmesi söz konusu değildir. (11)

Ücretsiz veya parası varsa birisine ücret vermek suretiyle yardım alarak abdestini alabilir.
Buna imkanı yoksa ayaklarına mesh yapmak suretiyle abdestini tamamlar, bunu da yapamazsa teyemmüm eder namazını kılar.
Şayet bunu da yapamaz ise vaktin hürmeti için ayaklarını yıkamadan bulunduğu hal üzere namazını kılar. Mecellenin ifadesiyle “bir iş dîk  oldukta muttasi‘ olur. ”(12)

***

Rabbimiz bu konuda şöyle buyurur;
Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun; Allah’tan sakının, doğrusu Allah’ın cezalandırması çetindir.”( Haşr, 59/7.)

 

‘Hayatları günah hasadıyla geçmiş inkârcı suçlular hakkında. Sonra suçlulara dönerek.” (Müddessir/41)

 

”Nedir sizi şu Sekar’a sürükleyen?” derler.” (Müddessir/42)

 

”Onlar da şöyle cevap verirler: “Biz namaz kılanlardan değildik.(Müddessir/43)

 

“Fakirleri, yoksulları doyurmazdık.” Müddessir/44)

 

‘Boş şeylere dalanlarla birlikte biz de dünyanın aldatıcı zevklerine dalar giderdik.” (Müddessir/45)

*
Günahlarından uzaklaşan, ibadetlerine devam eden, iyiliği emredip, kötülüğü engelleyen ve Allah’ın belirlediği sınırları aşmayan Hakkıyla kamil bir iman ile iman eden müminlerden olabilmek duasıyla
“Rabbim! Beni ve zürriyetimi namazı dosdoğru kılanlardan eyle! Rabbimiz dualarımızı kabul buyur!(İbrahim/40) ‘’
Ey Rabbi-miz bunu bizden kabul buyur;Kuşkusuz sen, her şeyi işiten ve her şeyi bilen’sin. Amin.Selam ve dua ile 

                                                                                                                                                                                                         Cesim ZEYDANLI – 14-01-2023

ULUSLARARASI EHL-İ BEYT ARAŞTIRMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI  

Dipnot:

1~ (Ramuzul Ehadis (Tahâvî; “Müşkilu’l-Âsâr; c: 4, s: 231’de rivâyet etmiş, Elbânî de ‘’Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha”; hadis no: 2774’de hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.)
2~ (El Mecmû’u’l-Fıkhî-İmam Zeyd b.Ali (a.s.)
3~ (El Mecmû’u’l-Fıkhî-İmam Zeyd b.Ali (a.s.)
4~ (TDV İslâm Ansiklopedisi’2010. 39. cilt. 382-385.)
5~ (Buhari, 159.)
6~ (Merğinani, el-Hidaye, I, 102)
7~ (Buhari, Vudu, 2); İbn Mace, Taharet, 47)
8~ (El Mecmû’u’l-Fıkhî-İmam Zeyd b.Ali (a.s.)
9~ (Müslim, Tahâret 17. Ayrıca bk. Ebû Dâvud, Tahâret 65; Tirmizî, Tahâret 55; İbni Mâce, Tahâret 60)
10~ (Buhari, Vudu, 35)
11~(İbn Nüceym, el-Bahr, I, 151, 246-249; İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 185, 423)
12~.(Yani bir işte meşakkat görülünce ruhsat ve vüs’at gösterilir.) (Mecelle, md.18; Ali Haydar, Dürerü’l-hükkâm, I, 32)

YORUM YAP

Halil 15 Ocak 2023 / 16:48 Yanıtla

Allah razı olsun hocam rabbim Şafii ismi hürmetine şifa versin inşallah saygılarımla