BIST 100
12.434,04 0,52%
DOLAR
43,1925 0,03%
EURO
50,2456 -0,13%
GRAM ALTIN
6.391,77 -0,61%
FAİZ
36,80 -0,76%
GÜMÜŞ GRAM
124,14 -4,15%
BITCOIN
96.170,00 -1,42%
GBP/TRY
57,7934 -0,51%
EUR/USD
1,1602 -0,36%
BRENT
63,80 -4,09%
ÇEYREK ALTIN
10.450,20 -0,61%
Trabzon Parçalı Bulutlu
Trabzon hava durumu
8 °

TEŞEKKÜR

TEŞEKKÜR

KALP ANTALYA GAZETESİNE TEŞEKKÜRLERİMLE

22 Şubat 2010 tarihinde Konya’da M. Mete KAÇAR tarafından kurulan Uluslararası Tüm Engelli, Yaşlı ve Kimsesizler Federasyonu (UTEF), çalışmalarına aralıksız tüm hızıyla devam ediyor. Kısa sürede Türkiye genelinde etkili bir sosyal yardım ağına dönüşen federasyon toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, dezavantajlı bireylerin yaşamına dokunmak ve bizden daha az şanslı bireylere sürdürülebilir destek sağlamak amacıyla yola çıktı. Federasyon Genel Başkanı Güldane KAYA KAÇAR öncülüğünde federasyon; engelli, yaşlı, kimsesiz ve öğrenciler başta olmak üzere toplumun daha az şanslı kesimine yönelik çok yönlü sosyal destek faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Federasyon ve ona bağlı 13 dernek ile temsilcilik aracılığıyla her yıl binlerce ihtiyaç sahibine ulaşılıyor. Özellikle üniversite öğrencilerine yönelik karşılıksız burs destekleri, federasyonun en önemli çalışmalarındandır.

Federasyonun kurucusu M. Mete KAÇAR’ın bıraktığı bu anlamlı miras, bugün Güldane KAYA KAÇAR’ın liderliğinde daha da güçlenerek yoluna devam ediyor. Yardımlaşma, dayanışma ve insan onuruna yakışır yaşam anlayışıyla toplumun her kesimine umut olmaya devam eden federasyonun Genel Başkanı Güldane KAYA KAÇAR’a söyleşi için zaman ayırdığı ve imtiyaz sahibi olduğu Kalp Antalya Gazetesinde yer verdiği için teşekkür ederim.

Merak edenler için söyleşimiz aşağıdadır:

Güldane KAYA KAÇAR: Risk Analiz Uzmanı Alisa Çiçek AKYOL ile söyleşimiz:

“Risk, Gelecekle Yapılan En Ciddi Anlaşmadır”

Risk analiz uzmanı Alisa Çiçek Akyol, risk kavramını yalnızca teknik tablolarla değil; insan, etik ve gelecek perspektifiyle birlikte ele alan isimlerden biri. Denetim, afet yönetimi, sosyal yapı ve insan davranışı ekseninde geliştirdiği yaklaşımıyla risk analizine disiplinler arası bir derinlik kazandırıyor.

Bu söyleşide Akyol ile riskin yalnızca ne olduğu değil, insan için ne anlama geldiğini; belirsizliğin nasıl yönetilebileceğini ve geleceğin hangi zihinsel eşiklerde şekillendiğini konuştuk.

Güldane KAYA KAÇAR: Sayın Akyol bizimle söyleşi yaptığınız için çok teşekkür ederim. Öncelikle sizi merak eden okurlarımız için kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Alisa Çiçek AKYOL: Hoş buldum, ben de çok teşekkür ederim nezaketiniz için. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Denetim ve Risk Yönetimi bölümünde yüksek lisansa başlarken felsefeye olan merakımla eş zamanlı İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünü okudum. Öncesinde 2008-2019 yılları arasında İnsan Kaynakları Yönetimi Dergisi, 2019’dan itibaren de Platform Dergisi için belediye başkanları ve büyükelçiler ile röportaj bölümünü yönetirken eş zamanlı canlı radyo programları yapıp sundum. Şu an bir kurumda risk analiz uzmanı olarak görev yapıyorum. İki yıl okçulukla ilgilendim. Üniversite yıllarında başladığım fotoğrafçılığa gezi ve kamplarla devam ediyorum. Doğa yürüyüşü alanlarına meraklıyım. Seyahat etmeyi, farklı yerler ve insanlar görmeyi çok seviyorum. Seyahat sırasındaki gözlem ve çektiğim fotoğrafları çeşitli haber sitelerine gezi yazısı olarak ekliyorum. 

Güldane KAYA KAÇAR: Risk analizi sizin için ne ifade ediyor?

Alisa Çiçek AKYOL: Risk analizi benim için yalnızca olası tehlikeleri hesaplamak değil, aynı zamanda insanın gelecekle kurduğu ilişkinin zihinsel bir haritasını çıkarmaktır. Risk, belirsizlikten doğar; analiz ise bu belirsizliği anlamlandırma çabasıdır. Bu nedenle risk analizi, teknik olduğu kadar felsefi bir disiplindir. Belirsizliğin hızla arttığı çağımızda, risk artık yalnızca hesaplanan bir ihtimal değil; insanın gelecekle kurduğu ilişkinin aynasıdır. Kurumlar, toplumlar ve bireyler tüm kararlarında görünmez risk haritaları üzerinde yürürken, bu haritaları okuyabilen uzmanlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor.

Güldane KAYA KAÇAR: Kurumlar neden risk analizine yeterince önem vermiyor?

Alisa Çiçek AKYOL: Çünkü risk genellikle ancak gerçekleştiğinde fark edilir. Oysa risk analizi, krizi önceden görme sanatıdır. Kurumlar çoğu zaman kısa vadeli kazançlara odaklanırken uzun vadeli kırılganlıkları gözden kaçırır. Bu da sürdürülebilirliği zayıflatır. Mesela Challenger Uzay Mekiği Kazasında mavi yakalıların dikkat ve özenini beyaz yakalılar önemsemeyerek sağlıklı iletişim kurulamadığı için kaza yaşanmıştır. Oysa biraz dikkat ve sorgulama yeteneği ile sonuç bambaşka olabilirdi. Ayrıca Şili Maden Kazasında devlet kaçış odalarını düşünmüş, gerçekten hayat kurtarması için en iyi şekilde inşa etmiştir. Ne var ki kaçış odası ile iletişim kurma noktası gözden kaçırılmıştır.  Sorgulama ve dikkat önemsenmemiştir. Uluslararası kurtarma operasyonu sonucu yorucu ve uzun bir kurtarma süresi neticesi madenciler kurtarılmıştır. Oysa tatbikat ve sorgulama yapılmış olsa idi risk analizi ve iletişimin ne kadar önemli olduğu görülecek ve ona göre aksiyon alınacaktı.

Güldane KAYA KAÇAR: Risk analizinde insan faktörü ne kadar belirleyicidir?

Alisa Çiçek AKYOL: Belirleyici unsurların başında gelir insan faktörü. En iyi sistemler bile yanlış insan kararlarıyla çökebilir. Aynı şekilde zayıf sistemler, doğru insan refleksiyle ayakta kalabilir. Bu nedenle risk analizi, insan psikolojisini, etik değerleri ve davranış biçimlerini mutlaka hesaba katmalıdır.

Örneğin Titanik, bir dizi ihmal neticesinde felaket yaşamıştır. Başarılı insanların en büyük laneti geçmiş başarılarıdır. Kaptan Smith’in “Adriatic” transatlantiği ilk sefer dönüşü sırasında basına verdiği demeçte: “En İyisini Ümit Et ama En Kötüsüne Hazırlan!” ifadesini kullanmaktadır. Bu ifadeyi kullanmakla beraber en kötüsüne bir hazırlığı bulunmamaktadır. İyi yöneticiler kendi eksiklerini tamamlayabilecek olanlarla çalışır. Çünkü geçmiş başarılarına sığınmış ve üst düzey reklamı yapılan gemiye güvenmiştir. Dolayısıyla Titanik kaptan ve çalışanları şayet yapılan bu reklamdan müşteriler kadar etkilenmeseydi bu felaket yaşanmayabilirdi. Mimar malzemeyi uygun seçer, kaptan her tür ihtimali düşünüp ona göre hazırlık yapar, telsiz operatörü işini sağduyu ile yapar ve önemsenen risk analizi sonucunda durum farklı olurdu. Bu, önce birey gelişimi ardından kurum ve toplum gelişimini sağlayarak insanlığa değer katacaktır. Tüm bu süreçlerin yönetimi için insan unsurunun önemi aşikârdır.

 

Güldane KAYA KAÇAR: Risk yalnızca tehdit midir, yoksa fırsat da olabilir mi?

Alisa Çiçek AKYOL: Risk aynı zamanda fırsattır. Değişim her zaman risklidir ama gelişim de oradan doğar. Önemli olan riski inkâr etmek değil, onu yönetebilmektir. Dönüşümü ancak riskle yüzleşebilen kurum ve bireyler yönetebilir.

Güldane KAYA KAÇAR: Türkiye’de risk analizi bilinci sizce hangi aşamada?

Alisa Çiçek AKYOL: Gelişme sürecinde diyebilirim. Teknik altyapı ilerliyor ancak kültürel altyapı henüz yeterince yerleşmiş değil. Risk analizi hâlâ çoğu yerde formalite olarak görülüyor. Oysa bu alan, stratejik karar mekanizmasının merkezinde olmalı ki amacına erişebilsin.

Güldane KAYA KAÇAR: Afet, denetim ve sosyal alanlarda risk analizi nasıl bir rol oynuyor?

Alisa Çiçek AKYOL: Bu alanlarda risk analizi, doğrudan insan hayatını ilgilendirir. Afetlerde zaman, denetimde güven, sosyal alanlarda ise adalet belirleyicidir. Risk analizi bu üç kavramın ortak zeminde buluşmasını sağlar.

Güldane KAYA KAÇAR: Risk analizinde en sık yapılan hata nedir?

Alisa Çiçek AKYOL: Geçmişe bakarak geleceği birebir kopyalayabileceğimizi sanmaktır. Oysa dünya sürekli değişiyor. Risk analizinin en büyük hatası statik düşünmektir. Oysa risk dinamik bir süreçtir.

Güldane KAYA KAÇAR: Risk analiz uzmanı olmak isteyen gençlere ne önerirsiniz?

Alisa Çiçek AKYOL: Sadece sayılarla değil, insanla da ilgilensinler. Psikoloji, sosyoloji, etik ve felsefe okumadan iyi bir risk analisti olunamaz. Çünkü risk, yalnızca tabloda değil, insanın zihninde doğar. Hatta tüm mesleklerin temelidir bu kavramlar.  

Güldane KAYA KAÇAR: Risk analizi ile etik arasında nasıl bir ilişki vardır?

Alisa Çiçek AKYOL: Risk analizi etik olmadan yalnızca hesap olur. Etik ise risk analizine vicdan kazandırır. Bir kararın teknik olarak doğru olması, ahlaki olarak doğru olduğu anlamına gelmez. Bu ayrımı görebilmek çok önemlidir.

Güldane KAYA KAÇAR: Gelecek için en büyük risk sizce nedir?

Alisa Çiçek AKYOL: Düşünmeden karar vermeye alışmak. Teknoloji hızlandıkça insan refleksi yavaşlıyor. En büyük risk, sorgulamayan insan modelidir. Çok etkilendiğim bir öykü var. Danimarka Masalını filme çekmek isteyen yönetmen, oyuncu yerine yurtta kalan çocukları seçmiş. Daha önce hiç görmediği bir ortamı deneyimleyen çocukların ufku genişlemiş ve neyi başarabildiklerini görmüşlerdir. Bu da sorgulama yeteneklerini geliştirdiği için hepsi bulunduğu işte en iyi olmuş. Sorgulamalar neticesinde bireyin doğru bildiği yanlış ve önyargıları açığa çıkararak hayat görüşünün çözümlemesine destek olmak mühimdir.  Kısaca krizlerin önlenebilmesi, kriz anında aksiyon alınabilmesi iletişimi etkin kullanabilmekle mümkündür. İletişimi etkin kullanmak sağduyulu olmakla mümkündür. Hayata bakış açışı, öngörü, sorgulama, yetinmeme, risk yönetiminde başarılı olmak için oldukça mühimdir.

Güldane KAYA KAÇAR: Sizi motive eden temel duygu nedir?

Alisa Çiçek AKYOL: İnsanın zarar görmesini önleyebilme ihtimalidir. Eğer bir analiz, bir hayatı, bir kurumu, bir geleceği koruyabiliyorsa, tüm emek anlam kazanıyor. Mesela yakın zamanda şahit olduğumuz otel yangını. Hızlı aksiyon alınamadı. Üstelik çok basit yöntemlerle bir kişinin bile burnu kanamadan atlatılabilecek bir süreç göz göre göre krize döndü ve onlarca cana mezar oldu.

Güldane KAYA KAÇAR: Çok yönlü olduğunuzu biliyoruz. 13 - 21 Aralık 2025 tarihleri arasında 42. Uluslararası TÜYAP kitap fuarında imza gününüz vardı. Bize biraz bundan bahseder misiniz?

Alisa Çiçek AKYOL: Elbette. Çok güzel bir deneyimdi. İnanılmaz bir keyifmiş kitap imzalamak. Çoğunluğu kadın yazarlardan oluşan süreç içinde iki kitabımız çıktı. Talep o kadar yoğundu ki fuarda ikinci hafta ikinci baskı yaptık. Henüz tek yazarlı bir kitabım yok. Germen yayınlarından çıkan Mastercamp yazarları ve Bookcamp Sanat Kulübü katılımcılarıyla kaleme aldığımız Sis isimli kolektif kitapta “Yıl 2002” isimli öyküm var. Kitabımızın ismini “Hem karanlığın hem aydınlığın kapısı olan, hem yok eden hem doğuran… Doğasında ihtişamlı bir çelişki barındıran ateşi, kelimelerimizle söndürmeye çalıştık. Geriye “İS” kaldı,” sözleriyle özetledi kitabımızı eğitmenimiz ve kıymetlimiz Yücel CÜRE. Edebiyatist yayınevinden “Kuyu”  isimli öykümün bulunduğu Terk isimli kolektif kitap için arınmanın hafifliğini, güven duygusunun eşsizliğini, birbirine sıkı sıkı sarılan kadınların tarifsiz güzelliğini ve görünmek için değil başarmak için verilen emeğin asla takdirsiz kalmayacağını, bir kez daha kitabımızla hatırlatan sevgili hocam Yücel CÜRE iyi ki varsın diyorum. Bu iki kolektif kitabın geliri Koruncuk Vakfı aracılığıyla eğitim bursuna bağışlanıyor. Ayrıca da çeşitli yarışmalara katıldığım sekiz öyküm var.

Güldane KAYA KAÇAR: Sayın Akyol başka yayınlarınız var mı?

Alisa Çiçek AKYOL: Evet var. Nobel yayıncılıktan “Kamu Kurumlarında İç Denetim Uygulamaları” isimli kitabın ilk bölümünü yazdım. Ayrıca Denetişim Dergisinde kıymetli Hocam Dr. Nihat AKBULUT yönderliğinde “Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yapısında Kamu Kurumlarında İç Denetim Faaliyetlerinin Durumu” isimli makaleyi yazdım.

III. Bilsel Uluslararası Truva Bilimsel Araştırmalar ve İnovasyon Kongresi, III. Uluslararası Kamu İç Denetim Kongresinde “İnsan ve Yapay Zekâ: İç Denetimde Değişen Roller ve Yeni Yetenekler” ve I. Uluslararası Felsefi Danışmanlık ASBÜ ve Felsefi Danışmanlık Derneğinin düzenlediği Kongrede “Kurumlarda Felsefi Danışman Uygulaması: FD İndeksi” başlıklı bildirileri hazırladım ve sundum.

Güldane KAYA KAÇAR: Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?

Alisa Çiçek AKYOL: Riskten korkmayın. Ama onu görmezden de gelmeyin. Çünkü risk, fark edildiğinde güçsüzleşir; inkâr edildiğinde büyür.

Güldane KAYA KAÇAR: Kalp Antalya Gazetesi adına bizi kabul ettiğiniz ve röportaj verdiğiniz için çok teşekkür ederim.

https://www.kalpgazetesi.com/haber-risk-analiz-uzmani-alisa-cicek-akyol-risk-gelecekle-anlasmadir-127684.html

Alisa Çiçek AKYOL: Ben de çok teşekkür ederim bu kadar önemli bir konuyu konuşma imkânı verdiğiniz için.

Güldane KAYA KAÇAR: Risk analiz uzmanı Alisa Çiçek Akyol, belirsizlik çağında insan, kurum ve toplum için risk kavramını yalnızca bir tehdit değil, aynı zamanda bilinçli bir dönüşüm aracı olarak ele alıyor. Alisa Çiçek AKYOL ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşi, risk analizinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir sorumluluk bilinci olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Onun yaklaşımında risk; korkulacak bir olgu değil, doğru okunduğunda insanı ve kurumları güçlendiren bir farkındalık alanı olarak karşımıza çıkıyor.

Akyol’un sözleri, bize şunu hatırlatıyor: Gelecek, yalnızca planlanan değil; aynı zamanda doğru sorular sorularak inşa edilendir. Risk analizi ise bu soruların cesaretle sorulabilmesini mümkün kılan en önemli araçlardan biridir.

Bu söyleşi, yalnızca risk üzerine değil; insanın düşünme, sorumluluk alma ve geleceğe bilinçle yürüme cesareti üzerine de güçlü bir çağrıdır.

#ankara#antalya#cünkükadiniz#edebiyatist#kalpantalyagazetesi#risk#riskyönetimi#sis#yıl2002#yücelcüregüldanekayakacar, #terk, #alisacicekakyol,

YORUM YAP

Şu anda Ahmet cirim adlı kişinin yorumuna cevap yazıyorsunuz. Cevabı iptal etmek için tıklayın.
Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Ahmet cirim 27.01.2026 12:52

Çok doğru ve güzel tespit edilen yaşam için faydalı bilgiler içeriyor teşekkür ederim ikiniz de yaraya parmak basmışsınız.

Yanıtla