BIST 100
12.434,04 0,52%
DOLAR
43,1925 0,03%
EURO
50,2456 -0,13%
GRAM ALTIN
6.391,77 -0,61%
FAİZ
36,80 -0,76%
GÜMÜŞ GRAM
124,14 -4,15%
BITCOIN
96.170,00 -1,42%
GBP/TRY
57,7934 -0,51%
EUR/USD
1,1602 -0,36%
BRENT
63,80 -4,09%
ÇEYREK ALTIN
10.450,20 -0,61%
Trabzon Parçalı Bulutlu
Trabzon hava durumu
8 °

TİTANİK RİSK ANALİZİ

TİTANİK RİSK ANALİZİ

    “En İyisini Ümit Ederken, En Kötüsüne Hazırlanın!”

“Denizde kırk seneye yaklaşmış olan deneyimimin tamamen olaysız geçtiğini söyleyebilirim. Elbette fırtına, kasırga, sis gibi olaylar olmuştur. Ne var ki tüm tecrübelerimde, lafını etmeye değen hiçbir kaza yaşamamıştım. Denizdeki geçirmiş olduğum bunca senede zor bir halde kalan bir gemi ile bile karşılaşmamıştım… Hiçbir enkaz görmedim ve kaza yaşamadığım gibi bir felaketle neticelenme riski olacak bir halde de olmadım… Gemilerin batışına sebep olacak bir durum düşünemiyorum. Modern gemideki gelişme tüm bunları geçmiştir. ” Kaptan E. J. Smith “Adriatic” transatlantikteki ilk seferin dönüş anında basına verdiği demeçteki sözleri beş yıl sonra kaptanlık yapmış olduğu “Titanic” transatlantiğindeki facianın duyurulmuş olduğu 16 Nisan 1912 günü New York Times gazetesi manşetinde “Felaket Sonunda Kaptan Smith’i Buldu” biçiminde olmuştur (Smith, 1912/Aktaran: Karaağaç, 2013). Yapılmış olduğu senelerde dünyadaki en büyük buharlı yolcu gemisi şeklinde anılan Titanic, Southampton'dan New York'a hareket eden Titanik, 15 Nisan 1912 günü sabahının erken saatlerinde Kuzey Atlantik Okyanusu'nda, ilk seferinin dördüncü gününde bir buzdağına çarparak iki saat kırk dakikada Kuzey Atlantik’in buzlu sularına karışmıştır. Döneminde en büyük lüks yolcu gemisi  deneyimli kaptan, eğitimli mürettebat ve zamanın en iyi teknolojisi ile üretilmiş olan pek çok çevrede “batmaz gemi” şeklinde sözü edilen Titanic’in 1514 yolcuya mezar oluşuna engel olunamamıştır. Dünya savaşlarının dışında bu durumun en büyük deniz felaketi olarak bugüne kadar yürütülen araştırmalarda artık talihsiz bir kaza olmadığı bilinmektedir. White Star Line şirketinde konan rekor hedef, mimari tasarımlardaki hatalar, yanlış malzemenin kullanışı, kaptanın gemi hızını düşüremeyişi, filika sayısının yetersizliği, telsiz uyarı mesajının alınmayışı, Titanic’ten atılmış olan imdat fişeklerinin yakınındaki California gemisinin kaptanınca havai fişek şeklinde yorumlanması ve benzeri pek çok durum bu facianın yaşanmasına sebep olmuştur. Dikkat edilmesi gerekli diğer bir nokta ise Kaptan E. J. Smith’in vermiş olduğu talihsiz demeçte felaketin üstünden geçen 114 yıla rağmen hala manşette yer almasıdır. 

Radyo icat edildiğinde kullanılmış olduğu ilk alan denizciliktir. Savaş ve ticari gemiler arasında iletişim ağı radyo üstünden düzenlenmiştir. Radyo kitle iletişim aracı olarak kullanıldığı ilk vaka, Titanik gemisi batışı sırasında radyo telsiz aracılığıyla yardım çağrısı gönderilmesidir. Yardım çağrısına cevap alınamaması, telsiz sisteminin bir operatör tarafından dikkatsiz biçimde gemiye aşırı güvenme sebebiyle kapatılmasıdır. Riski Giddens, imal edilen ve dışsal risk şeklinde ikiye ayırır. Dışsal olan risk, dıştan gelerek gelenek veya doğa kaynaklı olan risklerdir (Esgin, 2013). Kasırga, sel, salgın hastalık gibi riskler, insanın müdahalesi olmayan dışsal risk biçiminde değerlendirilmektedir. Riskin kabulü Giddens’a göre refah düzeyinin koşuludur. Risk kabulü çevresel ve diğer problemlerin çözümü için gerekmektedir (Soydemir, 2011). İlk tehlike anında, buz dağı görüldüğünde farkında olup olmamasından bağımsız, varlık bilimsel olarak risk ifade edilmektedir. Yani risk olabilirlik, sonucun belirsizliği ve insanın sonuca dâhil olup olmamasının bir bileşimidir.

Titanik biz dizi ihmal neticesinde bir felaket yaşamıştır. Başarılı insanların en büyük laneti geçmiş başarılarıdır. Kaptan Smith’in “Adriatic” transatlantiği ilk sefer dönüşü sırasında basına verdiği demeçte: “En İyisini Ümit Et ama En Kötüsüne Hazırlan!” ifadesini kullanmaktadır. Bu ifadeyi kullanmakla beraber en kötüsüne bir hazırlığı bulunmamaktadır. İyi yöneticiler kendi eksiklerini tamamlayabilecek olanlarla çalışır. Çünkü geçmiş başarılarına sığınmış ve üst düzey reklamı yapılan gemiye güvenmiştir. Dolayısıyla Titanik kaptan ve çalışanları şayet yapılan bu reklamdan müşteriler kadar etkilenmeseydi bu felaket yaşanmayabilirdi. Mimar malzemeyi uygun seçer, kaptan her tür ihtimali düşünüp ona göre hazırlık yapar, telsiz operatörü işini sağduyu ile yapar ve sonuç farklı olurdu.

Titanik olayı SWOT analizi güçlü yönlerin nasıl zayıflığa dönüşebileceğini net biçimde gösterir.

TİTANİK KAZASI – SWOT ANALİZİ

🔴 STRENGTHS (GÜÇLÜ YÖNLER)

  1. İleri Mühendislik ve Teknoloji:

Titanik dönemin en gelişmiş gemilerinden biriydi. Çift tabanlı gövde yapısı ve su geçirmez bölmeleri modern güvenlik anlayışının öncüsü sayılıyordu.

Risk Perspektifi: Teknolojik güven, yöneticilerde ve mürettebatta aşırı özgüven yarattı.

  1. Güçlü Marka ve Prestij:

White Star Line, Titanik’i lüks, güvenli ve “batmaz” bir gemi olarak konumlandırdı. Bu da yüksek yolcu talebi sağladı.

Risk Perspektifi: Prestij odaklı yaklaşım, güvenlik yerine imajın öncelik kazanmasına yol açtı.

  1. Deneyimli Mürettebat:

Gemide dönemin deneyimli denizcileri görev yapıyordu.

Risk Perspektifi: Deneyim, dikkat artışı yerine rehavet doğurdu.

🔴 WEAKNESSES (ZAYIF YÖNLER)

  1. Yetersiz Can Kurtarma Botu Kapasitesi:

Gemideki botlar tüm yolcuları tahliye etmeye yetmiyordu.

Risk Türü: Operasyonel ve Güvenlik Riski

Ders: Mevzuata uygunluk, gerçek risk yeterliliği anlamına gelmez.

  1. Aşırı Özgüven Kültürü:

“Bu gemi batmaz” algısı, risk algısını düşürdü.

Risk Türü: Davranışsal Risk

Sonuç: Buz uyarıları ciddiye alınmadı.

  1. Yetersiz Acil Durum Tatbikatı:

Yolcular ve personel için yeterli tahliye eğitimi yapılmadı.

Risk Türü: Hazırlık Eksikliği

Sonuç: Panik ve organizasyon bozukluğu yaşadı.

  1. İletişim Öncelik Hatası:

Telsiz operatörleri bazı buz uyarılarını yolcu mesaj trafiği nedeniyle ikinci plana attı.

Risk Türü: İletişim Riski

Sonuç: Kritik bilgiler karar vericilere gecikmeli ulaşabildi.

🔴 OPPORTUNITIES (FIRSATLAR)

  1. Denizcilik Güvenlik Standartlarını Yükseltme:

Bu olay sonrası uluslararası denizcilik kuralları kökten değişti.

Fırsat: Daha güçlü güvenlik regülasyonları, can kurtarma botu zorunlulukları, 24 saat telsiz dinleme sistemi getirildi.

  1. Risk Yönetimi Kültürünün Gelişimi:

Titanik vakası, teknolojik güvenin tek başına yeterli olmadığını gösterdi.

Fırsat: Davranışsal risklerin ve erken uyarı sistemlerinin öneminin anlaşılması sağlandı.

  1. Kriz Yönetimi ve Tatbikat Kültürü:

Bu olaydan sonra acil durum planlarının sadece kâğıt üzerinde olmaması gerektiği anlaşıldı.

THREATS (TEHDİTLER)

  1. Doğal Çevresel Riskler:

Kuzey Atlantik’teki buzdağları bilinen bir tehditti.

Sorun: Tehdit biliniyordu ama ciddiye alınmadı.

  1. Hız Baskısı ve Rekabet:

Atlantik geçişinde hızlı olma ve prestij kazanma arzusu vardı.

Risk: Operasyonel kararlar güvenliğin önüne geçti.

  1. Psikolojik Yanlılıklar:

Aşırı özgüven,

Grup düşünmesi,

“Bir şey olmaz” zihniyeti.

Bu zihinsel tuzaklar, teknik tehditleri görünmez hale getirdi.

🎯 SWOT’TAN ÇIKAN ANA RİSK DERSLERİ

Alan; Kritik Ders

Güçlü Yönler: Güçlü sistemler rehavet üretirse zayıflığa dönüşür.

Zayıf Yönler: Hazırlık eksikliği kriz anında çarpan etkisi yaratır.

Fırsatlar: Büyük felaketler güvenlik kültürünü dönüştürme fırsatıdır.

Tehditler: Bilinen tehditler, ciddiye alınmazsa en tehlikelisidir.

Sonuç: Titanik’i batıran sadece buzdağı değildi. Onu asıl batıran şey: Güçlü yönlere aşırı güven, zayıf yönleri görmezden gelme ve tehditleri küçümseme kültürüydü.

SWOT analizi bize bir kurumun en büyük riskinin bazen zayıflıkları değil, sorgulanmayan güçlü yanları olduğunu öğretir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?