
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen diplomatik süreçte ilerleme sağlanması halinde İranlı liderlerle doğrudan görüşmeye hazır olduğunu açıkladı. Trump, tarafların “oyun oynamaması gerektiğini” vurgulayarak müzakerelerde somut adımlar atılması gerektiğine işaret etti.
ABD yönetimi, diplomatik temasları hızlandırma çabası kapsamında Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğinde bir heyeti Pakistan’a gönderme kararı aldı. Söz konusu heyetin, İran ile planlanan görüşmeler çerçevesinde temaslarda bulunması bekleniyor.
Trump, İran ile yapılacak olası bir anlaşmanın, Barack Obama döneminde imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA)’ndan daha kapsamlı ve etkili olacağını savundu. Önceki anlaşmayı sert sözlerle eleştiren Trump, yeni bir mutabakatın yalnızca Orta Doğu değil, küresel ölçekte güvenlik ve istikrar sağlayacağını ileri sürdü.
Öte yandan Trump, İran ile geçici ateşkes sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, anlaşmaya varılamaması halinde mevcut ateşkesin uzatılma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti. ABD’nin İran limanlarına yönelik uyguladığı ablukanın ise anlaşma sağlanana kadar devam edeceğini ifade etti.
İran cephesinden gelen açıklamalar ise daha temkinli bir tabloya işaret ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’nin ateşkes ihlallerinin diplomatik sürecin önündeki en büyük engel olduğunu belirterek, Washington yönetiminin tutumunu eleştirdi. Erakçi, bu konuyu Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmede de gündeme getirdi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise yaptığı açıklamada, ABD’ye yönelik tarihsel güvensizliğin sürdüğünü vurgulayarak, İran’ın baskı politikalarına boyun eğmeyeceğini ifade etti.
İran basınında yer alan haberlere göre, Tahran yönetimi Pakistan’da yapılması planlanan müzakerelere katılmama yönündeki kararını henüz değiştirmiş değil. ABD’nin talepleri ve devam eden deniz ablukasının, müzakerelerin ilerlemesinin önünde engel oluşturduğu belirtiliyor.
Bölgedeki gelişmeler yalnızca ABD-İran hattıyla sınırlı kalmıyor. İsrail ile Lübnan arasında yürütülen müzakerelerin ikinci turunun Washington’da yapılmasının planlandığı ifade edilirken, İran’da ise uluslararası uçuşların kademeli olarak yeniden başlatılması dikkat çekti.
Tüm bu gelişmeler, ABD-İran geriliminin diplomasi ve askeri seçenekler arasında gidip geldiğini ve sürecin belirsizliğini koruduğunu gösteriyor.



