
İsrail ve ABD’nin, uluslararası hukuka aykırı olarak ve herhangi bir BM kararı almaksızın İran’a yönelik saldırısını derin bir endişeyle izliyoruz. Bu saldırının sadece İran yöneticilerini hedef almadığını; bütün bölgeyi ateş çemberi içine alabilecek şekilde genişleme kapasitesine sahip olduğunu düşünüyoruz.
Başka bir ülkenin devlet başkanını kaçırmak ve diğer ülkenin üst düzey yöneticilerini öldürmek suretiyle bölgedeki devletlerin tamamını zayıflatma amacını taşıdığını ve İsrail’e bölgede dilediği yeni saldırıları yapma ve yeni işgal senaryoları hazırlama fırsatı sunduğunu değerlendiriyoruz.
Unutulmamalıdır ki İran’a yapılan saldırının gerekçeleri, çeyrek asır önce Irak’a yönelik saldırı için ileri sürülen gerekçelerle paralellik arz etmektedir. Aradan geçen 20 yıl içerisinde, dünyada en fazla petrole sahip ülkelerden biri olan Irak’ta ortaya çıkan tablonun benzerinin yaşanma ihtimali bulunmaktadır.
Esasen İran devletinin, gerek kendi ülke içinde gerekse ülke dışında benzer saldırgan tutumlar sergilediği bilinmektedir. Bu nedenle çok defalar İran rejimini, uluslararası hukuka aykırı davranışları sebebiyle kınamış bir kuruluş olarak, devletlerin egemenliğini savunduğumuzu ifade ediyoruz.
Her bir saldırı ile birlikte binlerce masum insanın hayatını kaybetmesinin hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını düşünüyoruz.
Telafi edilemez sivil kayıplar ve Ortadoğu’da muhtemel yeni kaos ihtimalleri dikkate alındığında, bu saldırıların derhal durdurulması gerektiğini vurguluyoruz.
Belirtilen gerekçelerle, BM Güvenlik Konseyi’nin acilen toplanarak her iki tarafın saldırılarının durdurulmasına yönelik gerekli kararları almasının zorunlu olduğunu düşünüyoruz.
Uluslararası Hukukçular Birliği
International Jurists Union
الإتحاد العالمى للحقوقين
Necati Ceylan – Avukat
Genel Sekreter


