
Muhterem Kardeşlerim…
* İbadetin tadını alan kimse ibadetten usanmaz. Usanan kimse, Allahü Teâlâ’yı az tanıdığı için usanır.
* Hiçbir şey, kaybedilmiş vakti telafi edemez.
* Cahil kimseler, ilimle birbirlerine karşı övünürler. Onların ilimden nasibi sadece övünmeleridir.
* Kul, Allahü Teâlâ için neyi terk ederse, Allahü Teâlâ, ona karşılık daha hayırlısını verir.
* Allahü Teâlâ’yı unutmaktan büyük günah yoktur.
* Akıllı, sustuğu vakit tefekkür, konuştuğu vakit zikreder, baktığı vakit de ibret alır.
* Her kap içine bir şey konuldukça daralır. Ancak bilgi kabı bundan müstesnadır. O, bilgi konuldukça genişler.
* Bedeninle dünyada, kalbinle ahirette ol.
* Saadet, ömrü uzun ve ibadeti çok olanındır.
* Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz.
* Eğer cahiller susup, konuşmasalardı, insanlar arasında ihtilaf olmazdı.
* İlim, insanı Allahü Teâlâ’nın emrettiği şeylere götürür, zühd ise o şeylere erişilmesini kolaylaştırır.
* Gönlü kırık, zavallı ve garip birini görürsen, yarasına merhem ol! Onun yoldaşı ve yardımcısı olmaktan çekinme!
* Kulun, Allahü Teâlâ’ya şükretmesi, Onun kuluna verdiği nimetlerle, Ona isyan etmemesidir.
* Bir kalbde, ahiret arzusu çoğaldıkça, dünya düşüncesi o kalbden kaybolur.
* Allahü Teâlâya ulaşan en emin yol; bütün iş, hareket ve ibadetlerde Peygamber efendimizin sünnetine tâbi olmaktır.
* İki haslet vardır ki, kalbe sıkıntı verir: Çok konuşmak ve çok yemek.
* Yalan söylemekten, gıybet etmekten ve hıyanette bulunmaktan uzak durunuz!
* İlim hakimdir, mal ise mahkumdur. İlim seni korur, halbuki malı sen korursun. İlim çalınmaz, mal ise çalınır. İlim sarf ettikçe artar. Mal ise sarf ettikçe azalır.
* Başa kakan, nefret ateşini körükler.
* Allahü Teâlâ’nın emirlerini hatırlatan, nasihat eden bir kardeşin, sana altın hediye edenden daha hayırlıdır.
* İnsanın kazançlı olmasının esası; az yemek, az uyumak, az konuşmak ve nefsin arzu ve isteklerini terk etmektir.
* Uzun emel sahibi olmak ve her şeyi sonraya bırakmak, perişanlık ve düşüncesizliktir.
* Hayatımda, gece ibadet edenlerden başka hiç kimseye imrenmedim.
Cahilin bedeni seyyar bir kabirdir
* Üç şeyden çok sakının: Nefsin arzu ve isteklerine uymaktan, kötü arkadaştan ve bir de kendini beğenmekten.
* Herkesin kalbinde, cömertlere karşı muhabbet, cimrilere karşı nefret vardır.
* Dil gönlün, gönül ruhun, ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
* Dünya malına sevgi, Allahü Teâlâ ile aradaki perdedir.
* İğne ile dağı devirmek, kalbden kibri söküp atmaktan daha kolaydır.
* İhtiraslı kimse, bütün dünyaya sahip olsa da yine fakirdir.
* Öyle bir kimseyle arkadaşlık edin ki; onda dünya malı hırsı bulunmasın.
* İnsanlar üç sınıftır. Bunlar; idareciler, Din Âlimleri ve halk. İdareciler bozulunca geçim, Âlimler bozulunca din, halk bozulunca ahlak bozulur.
* Bir insanın; iyiliklerini hatırlayıp, günahlarını unutması gururundandır.
* İyi kimsenin kalbinde iyi, kötü kimsenin kalbinde kötü düşünceler dolaşır.
* Ahirette rahmete kavuşmak için, ölürken iman ile gitmek lazımdır.
* Şikayetçi olup ağladığım nice günler oldu. Zaman geldi ki, ağladığım günlere ağladım.
* Bir kimse, bütün Peygamberlerin ibadetlerini yapsa, fakat üzerinde çok az bir kul hakkı bulunsa, Cennete giremez.
* Yapılan bir günah ile övünmek, o günahı yapmaktan daha kötüdür.
* Kibir bulunan kalbde, Allah korkusu bulunmaz.
* Bir kimse, bütün ilimleri kendinde toplasa da, Allahü Teâlâ’nın rızasına uygun ibadet etmedikçe, azaptan kurtulamaz.
* Yumuşaklık, öfke ateşini söndürür. Hiddet ise, öfke ateşini körükler.
* Eshab-ı Kiramdan herhangi birini kötülemek, dini kötülemek olur.
* En kıymetli ibadet, Allahü Teâlâ’nın dinini, Onun kullarına yaymaktır.
* Allahü Teâlâdan gelene razı olmak ve Onun kullarına acımak, Peygamberlerin ahlakındandır.
* Tevekkül; bütün işlerinde Allahü Teâlâ’ya teslim olmak, başa gelen her şeyi Ondan bilip katlanabilmektir.
* İnsanları dara düşürmek, sıkıştırmak ve incitmek haramdır.
* Sabır, en güzel huy, ilim en şerefli süs eşyasıdır.
* İnsanların şerefi ve kıymeti mal ile ölçülseydi, dünya malı çok olan kâfirlerin daha kıymetli olması lazım gelirdi.
* Yoksullara hizmet eden, şu üç şeyle mükafatlandırılır: Tevazu, edep ve cömertlik.
* Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz.
* Cahilin bedeni seyyar bir kabirdir. İlim öğrenmediği müddetçe gaflet uykusu içindedir. Ölünceye kadar uyanmaz.
Dinlemesini bilmek
Herkes genel olarak iltifattan hoşlanır, yaptığı işlerin takdir edilmesini ister, başarılarından bahsedilmesini sever. İnsanları tanıyabilmek için, önce kendimizi iyi tanımak lazımdır.
Kendimize nasıl muamele edilmesini istiyorsak, başkalarına da o şekilde muamele etmemiz gerekir. İnsanların çoğu, yaptığı hizmetleri, anlatmaktan zevk duyar. Tecrübelerle sabit olmuştur ki, güzel konuşmanın en kısa ve tesirli yolu, dinlemesini iyi bilmektir. Dinlemek konuşmaktan daha önemli bir meziyettir. (Söz gümüşse, sükut altındır) buyurulmuştur.
Karşımızdakini dikkatle dinleyip, “Evet... Demek öyle...” diyerek konuşmasını teşvik edersek, muhatabımız daha şevkle konuşmasına devam eder. Çünkü insanlar, boşalmak, deşarj olmak için, dertlerini anlatmak için arkadaş ararlar.
Bir insanın baş ağrısı, onun için hükümetin kurulmasından daha önemlidir. Karşımızdakilere konuşma fırsatı vermeliyiz! Kendisini dikkatle dinlediğimiz kimse de, “Beni anlayan biri çıktı” der, o da bizim konuşmamıza önem verir. Şu halde etkili konuşmanın yolu, başkasını dinlemesini bilmektir.
Allahu Teâlâ cümlemizi Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)


