Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

ÇÜNKÜ KIRMIZIDIR O!

ÇÜNKÜ KIRMIZIDIR O!

Kırmızının tılsımı her yerdedir. Öyle ki her kadının hayatında bir yerde kırmızı vardır. Bazen, yanaklarına değmiş utancın sıcaklığında başlar; çocukken yakalanmış bir hayalin telaşındadır bazen de… Kırmızı, büyümenin de habercisidir: Bir okul bahçesinde gizlice verilen bir tokadan tutun da aile sofrasında sessizce saklanan bir endişeden bile sızar içeri.

Sonra kadınlık gelir; kırmızı renkli bir çiçeğin kendiliğinden açışı gibi. Bedende ilk izini bırakıverir kırmızı: Hem korku hem de mucizedir ama bilinmez çoğu zaman. Her kız çocuğu o gün, küçük bir sırrı taşımaya başlayıverir içinde. Kırmızı artık aynaya bakınca da oradadır; bir gülüşün cesaretinde, bakışların derinliğinde saklanarak.

Aşk girer devreye sonra… Bir dudağın kıyısında yanan kırmızı, söylenemeyenleri fısıldar usulca önceden. Kırmızı ruj, kadınlığın mührüdür artık: “Nereye ait olduğumu ben belirlerim” diyebilendir.

Kırmızı elbise ise, kalabalığın ortasında kendi sahnesini yaratan bir özgürlüğün ilanıdır. Ve kırmızı sonsuz bir mücadeledir. Her suskunluğun ardında bir çığlık, her çığlığın ardında bir haktır. Sokakta yürüyen bir kadının adımlarında kırmızı, evde kapatılmak istenen kapıların ardında direnir, parlar, hatırlatır: “Ben buradayım!”

Annelik de kırmızıdır: Avuç içini yakan bir endişede, bir bebeğin yanağında çiçeklenen hayatta... Kırmızı, sevginin bazen kanayan hâli, bazen en çok onaran sesidir. Acının da rengi olur çoğu zaman: Yasın, kaybın, tutsak edilmiş düşlerin…

Ama kadın, kırmızıyı asla teslim etmez. Çünkü kırmızı, küllerinden doğan bir hayatın rengidir. Her kadının kalbinde saklı bir ateş vardır; kimine göre öfke, kimine göre tutku… İşte vardır!

Ama her hâliyle kırmızı: Kararlılığın, arzunun, hayatta kalmanın rengidir. Kadın, kırmızıyı taşırken sadece renk değil, bir tarih de taşır aynı zamanda. Acısını, cesaretini, aşkını…

Bir bayrak gibi dalgalandırır iç dünyasında.

Her kadının hayatında bir yerde kırmızı vardır: Ve o kırmızı, kadının adıdır çoğu zaman.

Yanarak, direnerek, severek…

Varlığının tüm ihtişamıyla eda ederken...

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?