
Her meslekte olduğu gibi; işini sadece yapmak için yapanlarla, işine ruhunu, emeğini ve merakını katanlar arasında dağlar kadar fark vardır. Kendi alanında derinleşen, “Daha iyisini nasıl yaparım?” sorusunu kendine dert edinen, karşısındaki vakayı bir bilmece gibi çözmeye çalışan insanlara bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Hele ki konu insan sağlığıysa…
Hekimlerimizin ne kadar zor şartlar altında çalıştığını hepimiz biliyoruz. Kısıtlı sürelerde hastayı dinlemek, geçmiş kayıtları incelemek ve bir sonraki hastaya yetişmek zorunda kalıyorlar. Bu yoğun tempo, ne yazık ki çoğu zaman çözüm odaklı yaklaşımın önüne geçebiliyor; sistemin hızı, tedavinin niteliğini gölgeleyebiliyor.
Kendi yaşadığım süreç ise bunun en somut örneğiydi. Tam 5 ay boyunca, farklı branşlarda 5 ayrı hekime muayene oldum. Her kapıdan umutla girdim, ama her seferinde aynı hayal kırıklığıyla çıktım. Ta ki yolum Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Cildiye Uzmanı Dr. Ümit Yılmaz ile kesişene kadar…
Ümit Bey, günümüzün o aceleci düzenine teslim olmayan nadir hekimlerden biri. Muayene süresini sadece “bakmak” için değil, gerçekten “anlamak” için kullandı. Geçmiş tahlillerimi tek tek inceledi, kullandığım ilaçları analiz etti ve en önemlisi beni sabırla dinledi. O 10-15 dakikalık muayene, aslında aylarca süren bir hikâyenin çözüm anıydı.
Sonuç mu? 5 ayda, 5 farklı doktorun çözemediği problem; Ümit Bey’in farklı bakış açısı ve doğru tedavi yöntemi sayesinde sadece 5 gün içinde çözüldü.
İşte o an anladım: Mesele sadece bakmak değil, görebilmek… Mesele sadece dinlemek değil, anlayabilmek… Mesele, önündeki dosyayı bir kağıt parçası olarak değil, bir insanın hayatı olarak görebilmekmiş.
Böylesine işine aşık, araştıran, sorgulayan ve hastasına gerçekten değer veren hekimlerin varlığı bizler için büyük bir nimet. Sayın Dr. Ümit Yılmaz hocama bu özverili yaklaşımı için yürekten teşekkür ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum.
İyi ki varsınız hocam…


