
Tarihte mekânın üretimi ve yönetimi her daim güçlü iletişim kültürleri ile gelişim göstermiştir. Böyle olunca da insanlar sadece taş duvarlara değil, anlatılan hikâyelere inanarak mekânlarını seçmiştir.
- Antik Yunan: Antik Yunan’da şehir planlaması ve yerleşim alanları, Agora çevresindedir. Agora yalnızca ticaret alanı değil aynı zamanda iletişim merkezi haline gelmiş oldu. Bir ev ya da dükkân satılacağı zaman sadece fiziksel özellikleri değil; toplumsal değeri, konumu, çevresi, gelecekteki rolü de konuşulurdu. Dolayısıyla insanlar mekânı değil, mekânın anlamını satın almış olurdu.

- Roma İmparatorluğu: Roma’da şehirler planlandığı zaman öncesinde halk bilgilendirilirdi. Yol, hamam, su kemeri ve konut projeleri yazılı ve sözlü duyurularla halka açıklanırdı. Bir yapı yapılmadan evvel; kime hizmet edeceği, ne amaçla yapıldığı, şehre ne katacağı anlatılırken şeffaf iletişim, mülkiyetin değerini artırırmış olurdu. Bugün emlak sektöründe proje iletişimi net olmayan yatırımlar da bu nedenle güven kaybediyor.

- Orta Çağ Avrupa’sı: Orta Çağ’da loncalar, üyelerine ait evleri ve dükkânları temsil ediyordu. Alım-satım aşamasında bireyin değil, loncanın konuşması şu manaya gelirdi; bu yapı sadece bir taş yapı değil, bir topluluğun güvencesidir. Kurumsal temsil, bireysel iletişimin önüne geçtiğinde güven elbette ki artar.
- Osmanlı’da Emlak İletişimi ve Vakıf Yapıları: Osmanlı’da birçok mülk vakıflara aitti. Bir mülk yalnızca ekonomik değil, sosyal bir anlam da taşırdı. Bir konak, han ya da dükkân satılırken; vakfın şartları, kullanım amacı, topluma katkısı açıkça ifade edilirdi. Mülk, toplumdan kopuk biçimde anlatılırsa değer kaybederdi çünkü. Bugünkü emlak pazarlamasında komşuluk, sosyal çevre, yaşam kültürü iletişimi çok önemlidir.
- Sanayi Devrimi: Sanayi Devrimi’nde hızlı konut üretimi başladığında ne var ki iletişim zayıflamıştı. Çünkü insanlar yaşamak için değil, barınmak için konutlara yerleştirilmişti. Dolayısıyla aidiyetin kaybı, mekânla bağın kopuşu ve değerin azalışı yaşanmış oldu. İletişimsiz üretilen konutlar da ruhsuz bir hale geldi. Bugüne baktığımızda projelerde hikâyesi olmayan yapılar, pazarda tutunmakta hayli zorlanır.

- Modern Emlak Sektörü: Günümüzde bir emlak danışmanının başarısı; dinleme becerisi, konuşma dili, güven tonu, açıklık, samimiyet ile ölçülür. Çünkü müşteri çoğu zaman şunu satın alır; bu insana güveniyorum, hukuki sorun, yanlış iletişim, yanlış beklenti, iade ve itibar kaybı doğurur. Doğru iletişim ise; uzun vadeli müşteri, referans, marka değeri, sürdürülebilir başarı oluşur.

- Tarihin Ortak Mesajı: Tarih bize şunu söyler: Mekân üreten değil, mekânı doğru anlatan kalıcıdır. İletişim kaybolursa, güven de kaybolur. Emlak sektörü, taşla değil insanla çalışır. Duvarlar satılan değildir, hayat anlatılır. Ve tarihten bugüne değişmeyen tek gerçek şudur: İletişimi güçlü olan yalnızca satış yapmaz, hayat kurar. Satılan yalnızca arsa, bina ve metrekare değildir çünkü. Aslında satılan şey; güven, aidiyet, gelecek ve hayattır. Bu sebeple iletişim hayati değer taşır.
Dolayısıyla insan, yalnızca çalışarak değil; anlam bularak büyür. Anlamı da çevresiyle birlikte bulur.



