
Bugün bazı zihniyetler, kendilerine “ülkücü” diyerek ortalıkta dolaşıyor. Lakin bilinsin ki; İslamsız, maneviyatsız bir ülkücülük asla olmaz!
İslamsız Türk projesinin Yahudi uyruklu siyonist Moiz Kohen’in yolundan yürüyenler, aslında ülkücü değil, ırkçıdır. Bu zihniyet 1969 MHP Kongresi’nde Alparslan Türkeş tarafından kapı dışarı edilmiştir. Çünkü ülkücülük; sadece bir kimlik ya da ırk davası değil, İslam ahlakı ve Türk-İslam ülküsünün davasıdır.
Asıl ülkücüler; darağaçlarında Kur’an okuyan, sehpaya giderken Allah’a hamd eden yiğitlerdir. Onlar, imanla yoğrulmuş bir ülkünün ne demek olduğunu tarihe kanlarıyla yazdılar.
12 Eylül darbesi ise bu milletin iradesine vurulan en ağır zincirlerden biridir. Milletin evlatları darağaçlarına gönderildi, hayatlar karartıldı. Darbeciler, Amerikan başkanına “Bizim çocuklar başardı” diye haber verirken, bu milletin çocukları idam sehpalarında Rabbine yürüyordu.
İdam sehpasına çıkan Ali Bülent Orkan’ın Muhsin Yazıcıoğlu’na yazdığı şu satırlar ülkücülüğün özünü anlatmaya yeter:
“Başkanım, cezam bir hafta ertelendi. Çok sevinçliyim. Lakin sevincim ömrümün uzamasına değil, Kur’an hatmimin bir cüzünün kalmış olmasıydı. Onu da tamamlamama Rabbim izin verdi.”
Ali Bülent Orkan, 13 Ağustos 1982 sabah namazının ardından idam edildi. O giderken arkasında bir “İslamsız Türkçülük” değil, iman ve Kur’an uğruna şehadet bıraktı.
Ey kendini “ülkücü” diye tanıtan İslamsız kafalar! Asıl ülkücülük, Rabbine secdede şükreden, vatanı için canını veren o yiğitlerin yoludur. Siz değil, onların ayaklarının bastığı toprağın tozu bile olamazsınız!
12 Eylül’ün işbirlikçilerini, Amerika’nın “çocuklarını” lanetliyor; hangi görüşten olursa olsun, bu kirli tezgâhta can veren tüm evlatlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Unutulmasın:
Ülkücülük İslamsız olmaz! Ülkücülük, Kur’an’sız, imansız, Allah’sız hiç olmaz!
12.09.2025
Şevket DEMİR


