
Mehmet Şimşek, Türkiye’nin ekonomik dönüşüm stratejisinin merkezine vergi rekabetini ve yatırım çekme kapasitesini yerleştirdiklerini belirterek, “vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde yer alma” hedefini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Şimşek, açıklanan teşvik paketinin sıradan bir ekonomik destek değil, uzun vadeli bir konumlanma stratejisi olduğunu vurguladı.
Şimşek, İstanbul Finans Merkezi projesinin yalnızca fiziksel bir alan olmadığını; yönetişim, finansal araçlar ve insan kaynağıyla bütüncül bir yapı sunduğunu ifade etti. Bu kapsamda finans merkezine yönelik teşviklerin 2047 yılına kadar uzatıldığını belirten Şimşek, İstanbul’un bölgesel bir finans üssü haline getirilmesi için yeni adımların da yolda olduğunu söyledi.
Açıklanan paketin öne çıkan başlıkları arasında transit ticarette kurumlar vergisinin sıfırlanması dikkat çekiyor. Buna göre İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren şirketler için yüzde 100 vergi istisnası sağlanırken, merkez dışındaki firmalar için bu oran yüzde 95 olarak uygulanacak. Şimşek, bu düzenlemenin Singapur ve Hong Kong gibi küresel finans merkezleriyle rekabet edebilir bir yapı oluşturmayı hedeflediğini belirtti.
İhracat tarafında da önemli vergi indirimleri planlanıyor. Standart yüzde 25 olan kurumlar vergisinin ihracatçılar için yüzde 14’e, üretici ihracatçılar için ise yüzde 9 seviyesine çekileceğini açıklayan Şimşek, bu adımın Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesini artırmayı amaçladığını ifade etti. Ayrıca hizmet ihracatına yönelik vergi istisnasının yüzde 100’e çıkarılmasıyla yazılım, oyun, sağlık turizmi ve mühendislik gibi yüksek katma değerli sektörlerin destekleneceği bildirildi.
Doğrudan yabancı yatırım çekmeye yönelik yeni düzenlemeler de paketin önemli bir parçası. Türkiye’ye taşınacak uluslararası şirketlere ve bireylere 20 yıl boyunca vergi avantajları sunulması planlanırken, “tek durak ofis” modeliyle yatırım süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Bu sistem kapsamında şirket kuruluşundan çalışma izinlerine kadar tüm işlemler merkezi bir yapı üzerinden yürütülecek.
Şimşek, Türkiye’nin güçlü coğrafi konumu ve ticaret koridorları üzerindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, enerji ve emtia ticaretinde de daha büyük pay hedeflediklerini söyledi. Açıklanan reformların, uzun vadede sürdürülebilir büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet gücünü artırma amacına hizmet edeceğini belirtti.



