
Iran’a yönelik United States ve Israel tarafından 28 Şubat’ta düzenlenen geniş çaplı saldırıların ardından İran yönetiminde yaşanan kayıplar ve ortaya çıkan iddialar gündemdeki yerini koruyor. Saldırılarda İran’ın dini lideri Ali Khamenei ile çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği ileri sürülürken, dikkatler saldırıdan sağ kurtulan isimlerden biri olan İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Esmail Qaani üzerine yoğunlaştı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’nda (IRGC) tuğgeneral rütbesine sahip olan 68 yaşındaki Qaani’nin akıbeti konusunda farklı iddialar ortaya atılıyor. Bazı kaynaklar komutanın İran yönetimi tarafından ev hapsine alındığını öne sürerken, bazı iddialarda ise sorgulandığı hatta idam edildiği yönünde söylentiler dile getiriliyor.
İngiltere merkezli The Telegraph gazetesinde yer alan haberlere göre İran basınında ve sosyal medyada Qaani’nin durumuna ilişkin belirsizlik giderek artıyor. Özellikle savaşın başlangıcında düzenlenen ve üst düzey İranlı yetkililerin hedef alındığı saldırıdan yara almadan kurtulması, komutan hakkında çeşitli spekülasyonların ortaya çıkmasına neden oldu.
Qaani, 2020 yılından bu yana İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü’nün başında bulunuyor. Bu görevi, ABD’nin düzenlediği bir operasyon sonucu hayatını kaybeden selefi Qasem Soleimani’nin ardından devralmıştı. Söz konusu operasyon, dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle gerçekleştirilmişti.
Son dönemde yayımlanan bazı analizlerde Qaani’nin geçmişte de benzer saldırılardan sağ kurtulduğuna dikkat çekiliyor. 2025 yılında İran ile İsrail arasında yaşanan ve 12 gün sürdüğü belirtilen çatışmalar sırasında Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarının hedef alındığı saldırılardan da kurtulduğu, hatta kısa süre sonra sivil kıyafetlerle bir kamu etkinliğinde ortaya çıktığı ifade edilmişti. Benzer bir durumun 2024 yılında da yaşandığı belirtiliyor.
“Mossad Ajanı” İddiaları
Ortaya atılan en dikkat çekici iddialardan biri ise Qaani’nin İsrail adına çalışan bir ajan olabileceği yönünde. Bazı sosyal medya hesaplarında komutanın uzun süredir Mossad için çalıştığı ileri sürülürken, bu iddiaları destekleyen herhangi bir resmi kanıt bulunmuyor.
Söylentileri güçlendiren bir diğer unsur ise İsrail’in mevcut çatışmalar sırasında hedef almayı planladığı İranlı yetkililerin yer aldığı bir liste yayımladığına dair haberler oldu. Söz konusu listede Qaani’nin adının yer almaması da çeşitli yorumlara yol açtı.
Bununla birlikte Mossad’a atfedilen Farsça bir sosyal medya hesabının daha önce yaptığı bir paylaşımda Qaani’nin ajan olduğu iddiaları açık şekilde yalanlanmıştı.
Bazı kaynaklar ise komutanın İran Devrim Muhafızları’nın iç güvenlik birimi tarafından sorgulandığını öne sürüyor. Ancak bu iddialar da bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
The Telegraph gazetesine konuşan ve istihbarat geçmişi olduğu belirtilen bir İsrailli kaynak ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Gerçekte kimse kesin olarak bilmiyor. Belki de gerçek şu ki Qaani, İran yönetimine sadık bir isimdir ve ortaya atılan tüm bu söylentiler psikolojik savaşın bir parçası olabilir.” ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre İran’daki üst düzey askeri ve siyasi kadrolara yönelik saldırıların ardından ortaya çıkan bilgi kirliliği ve propaganda savaşları, bölgedeki gerilimin yalnızca askeri değil aynı zamanda psikolojik bir boyuta da ulaştığını gösteriyor.



