
United States ve Israel’in 28 Şubat’ta Iran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırının ardından başlayan çatışmalar, 10’uncu gününde bölge geneline yayılan yoğun saldırılar ve karşılıklı açıklamalarla tırmanmayı sürdürüyor. Taraflar arasında art arda düzenlenen füze ve hava saldırıları Ortadoğu’nun birçok noktasında güvenlik endişelerini artırırken, bölgesel aktörler ve uluslararası kurumlar gerilimin büyümesinden kaygı duyuyor.
İran Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Hüseyin Mecid Musevi, İsrail ve ABD hedeflerine yönelik saldırıların daha da yoğunlaşacağını belirterek bundan sonra bir tondan daha hafif savaş başlığı taşıyan füze kullanılmayacağını açıkladı. İranlı komutan, saldırıların giderek artacağını ifade ederek askeri operasyonların sertleşeceği mesajını verdi.
İsrail cephesinden de dikkat çekici açıklamalar geldi. Yisrael Katz, İsrail ordusunun Lübnan’daki operasyonları kapsamında yoğun bombardıman gerçekleştirildiğini ve saldırılar nedeniyle yaklaşık bir milyon kişinin yerinden edildiğini duyurdu. İsrail güçlerinin özellikle güney Lübnan ve Beyrut’un bazı bölgelerinde operasyonlarını sürdürdüğü bildirildi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD’yi sivilleri hedef almakla suçlayarak sert bir yanıt vereceklerini açıkladı. Kalibaf, yerleşim bölgelerine yönelik saldırıların kontrol edilemez sonuçlar doğuracağını belirterek İran’ın “acımasız bir misilleme” gerçekleştireceğini ifade etti.
Çatışmaların etkisi yalnızca İran ve İsrail ile sınırlı kalmadı. Beirut, Erbil, Doha ve Musul gibi birçok şehirde patlama sesleri duyulurken, özellikle Irak’ın Erbil kentinde ABD üssünün bulunduğu havaalanı çevresinde insansız hava aracı saldırıları rapor edildi. Bölgedeki hava savunma sistemleri birçok saldırıyı engellemeye çalışırken, Körfez ülkeleri de yüksek alarm seviyesine geçti.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında can kaybı da artıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 486’ya, yaralı sayısı ise 1313’e yükseldi.
Uluslararası toplumdan ise art arda açıklamalar geliyor. Kaja Kallas, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarının ülkede kitlesel yerinden edilmelere yol açtığını belirterek saldırıların durdurulması çağrısında bulundu. Avrupa Birliği’nin, bölgede ateşkesin yeniden sağlanması ve sivillerin korunması için diplomatik çabalarını sürdürdüğü ifade edildi.
Öte yandan İran’da siyasi gelişmeler de dikkat çekiyor. Ülkenin dini lideri olarak seçilen Mücteba Hamaney için başkent Tahran’da on binlerce kişinin katıldığı bir “biat mitingi” düzenlendi. Gösterilerde ABD ve İsrail karşıtı sloganlar atılırken yeni lider için destek mesajları verildi.
Çatışmalar enerji piyasalarını da etkilemeye başladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, savaşın ardından petrol fiyatlarının iki katına çıktığını belirterek küresel emtia piyasalarında ciddi dalgalanmalar yaşandığını söyledi.
Bölgedeki gerilimin büyümesi üzerine United Arab Emirates, Saudi Arabia ve Bahrain gibi ülkeler hava savunma sistemlerini devreye sokarken, birçok petrol tesisi ve enerji altyapısı da saldırı tehdidi altına girdi. ABD ise güvenlik riskleri nedeniyle Suudi Arabistan’daki büyükelçiliğinde görevli acil olmayan personelin tahliye edilmesi talimatını verdi.
Bölgedeki çatışmaların giderek genişleyen bir cepheye dönüşme ihtimali uluslararası toplumda ciddi endişe yaratırken, diplomatik girişimlerin yeniden hızlandırılması çağrıları yapılmaya devam ediyor. Analistler, mevcut tabloyu “bölgesel savaş riskinin ciddi biçimde arttığı bir dönem” olarak değerlendiriyor.



