
Donald Trump’ın Iran ile yürütülen savaş hakkında yaptığı açıklamalar, Washington’da ve uluslararası kamuoyunda tartışma konusu oldu. ABD Başkanı’nın aynı gün içinde yaptığı birbirinden farklı değerlendirmeler, savaşın gidişatına ilişkin belirsizliği artırdı.
28 Şubat’ta Israel ile birlikte İran’a karşı başlatılan operasyonun başlangıcında Trump, askeri harekâtın yaklaşık dört hafta süreceğini söylemişti. Ancak ilerleyen günlerde yaptığı açıklamalarda bu sürenin uzayabileceğine işaret etti. Savaşın 11’inci gününde yaptığı son açıklamalar ise dikkat çekici çelişkiler içerdi.
“Savaş Bitti” – “Zafer Henüz Tamamlanmadı”
ABD Başkanı, dün öğleden sonra CBS News’e verdiği röportajda savaşın büyük ölçüde tamamlandığını savunarak “Bence savaş büyük ölçüde tamamlandı.” ifadelerini kullandı.
Ancak aynı saatlerde ABD Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesaplarında operasyonun henüz başlangıç aşamasında olduğuna yönelik mesajlar paylaşıldı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de daha önce katıldığı 60 Minutes programında “Bu daha başlangıç.” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Trump, günün ilerleyen saatlerinde Florida’da Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyelerine hitap ettiği konuşmada ise söylemini değiştirdi. ABD Başkanı konuşmasında, “Birçok açıdan zaten kazandık ama yeterince kazanmadık.” ifadelerini kullanarak nihai zafer için operasyonların devam edeceğini vurguladı.
Daha sonra düzenlediği basın toplantısında ise şu ifadeleri kullandı:
“Düşman tamamen ve kesin şekilde yenilgiye uğratılana kadar geri adım atmayacağız. Şu anda bunu büyük bir başarı olarak ilan edebilirim, ancak daha da ileri gidebiliriz ve gideceğiz.”
İran’ın Askeri Kapasitesi Konusunda Farklı Mesajlar
Trump’ın İran’ın askeri gücüne ilişkin değerlendirmeleri de benzer şekilde çelişkili bulundu. CBS röportajında İran’ın artık savaşacak kapasitesinin kalmadığını savunan Trump, “İran’ın donanması yok, iletişim sistemi yok, hava kuvvetleri yok. Askeri anlamda hiçbir şeyleri kalmadı.” dedi.
Basın toplantısında da İran’ın radar ve telekomünikasyon altyapısının yok edildiğini iddia eden Trump, farklı bir noktada ise İran’ın askeri gücünün tamamen yok olmadığını ima etti.
Örneğin önce İran’ın donanmasının bulunmadığını söyleyen Trump, daha sonra “İran’ın deniz gücünün büyük bölümü batırıldı.” ifadesini kullandı. Füze kapasitesi hakkında da benzer şekilde farklı açıklamalar yaptı; bir yandan İran’ın tüm füzelerini kullandığını iddia ederken diğer yandan kapasitenin yalnızca yüzde 10 seviyesine düştüğünü söyledi.
İran Yönetimi Konusunda Değişen Söylem
Trump’ın açıklamalarındaki bir diğer dikkat çekici nokta ise İran yönetiminin durumu hakkında yaptığı değerlendirmeler oldu.
ABD Başkanı, basın toplantısında İran’ın liderliğinin tamamen ortadan kaldırıldığını öne sürdü ve “Liderlikleri yok.” dedi. Ancak kısa süre sonra bu açıklamasını değiştirerek yalnızca “liderliğin iki kademesinin ortadan kaldırıldığını” ifade etti.
Trump ayrıca İran’da yeni liderlerin ortaya çıktığını ve bu isimlerin çoğunun kamuoyunda pek tanınmadığını söyledi. Ancak bu isimlerden biri olan Mojtaba Khamenei, öldürüldüğü öne sürülen dini lider Ali Khamenei’nin oğlu olarak İran siyasetinde uzun süredir bilinen bir figür olarak değerlendiriliyor.
İlkokul Saldırısı Tartışması
Trump’ın son günlerde tartışma yaratan bir diğer açıklaması ise İran’daki bir ilkokula yönelik saldırıyla ilgili oldu. ABD Başkanı cumartesi günü yaptığı açıklamada saldırının sorumlusunun İran olduğunu iddia etmişti.
Ancak birçok uluslararası analiz ve eldeki veriler saldırının ABD tarafından gerçekleştirildiğine işaret ediyor.
Trump, son basın toplantısında bu konuda daha temkinli bir dil kullanarak İran’ın “genel üretim bir Tomahawk füzesine sahip olabileceğini” öne sürdü. Ancak İran’ın bu tür bir silaha sahip olduğuna dair bilinen bir veri bulunmuyor.
Gazetecilerin, Savunma Bakanı Hegseth’in bu iddiayı desteklemediğini hatırlatmasının ardından Trump geri adım attı ve “Bu konuda yeterince bilgiye sahip değildim. Bana bunun hala soruşturma altında olduğu söylendi.” ifadelerini kullandı.
Analistler, Trump’ın kısa süre içinde yaptığı birbirinden farklı açıklamaların savaşın gidişatına ilişkin belirsizliği artırdığını ve kamuoyunda yeni tartışmalara yol açtığını belirtiyor.



