
Olayın şahidi anlatıyor:
"Yedinci kez umreye gitmenin telaşında ve heyecanında olan bir arkadaşımla biraz hasbihal ettik bugün dostlar! Eşi kızı ve küçük torunuyla birlikte gideceklerinden falan bahsederken "maliyet olarak ne kadar tutuyor bu umre ziyaretin" diye sordum. Tur şirketine ödenen miktar ile oradaki harcamalarıyla birlikte 60 bin lira gibi bir rakamdan bahsetti...
Gel dedim sana nafile umre sevabının elli katında sevap kazandıracak bir öneride bulunayım hacı kardeşim" Nedir dedi. Çıkalım seninle birlikte Divanlı Kayabaşı, Duraklı, Çiçekli, Haydarlı, Kuyucak, Şekerli, Ekmekçi mahallelerini gezelim.
Hani bu mahallelerde küçük bakkallar olur ya, bu bakkalların hepsinin de veresiye defterleri olur ya. O mahallelerde yaşayan garip ve yoksulların borçlarının kabardığı, o borçlarını ödeyemedikleri için ekmek bile almakta zorlanan fakir fukaranın borçlu olduğu veresiye defterleri var ya. Hadi gidelim bu bakkallardan veresiye defterlerini satın alalım.
Hem o fakirlerin borçları bitsin. Hem o bakkalların bükülen belleri doğrulsun. Hem de ekonomiye katkı sağlansın. Yoksulun, garibin de yüzleri gülsün. Bak bu parayla rahat 15-20 bakkalın veresiye defterini alabiliriz... Düşün ki evinde pirinci şekeri bitmiş ama borcu olduğu için bakkaldan veresiye istemeye cesaret edemeyen bir annenin, bakkala girdiğinde bakkal amcanın:
"Kızım borcunuzu bir hacı bey kapattı borcunuz yok, ne istiyorsan alabilirsin" dediğindeki o annenin heyecan ve sevincini. Şu kış gününde ne büyük bir hayır etmiş olursun ki elli umre değil 500 umre sevabı kazanırsın... Ne dersin?
Cevap veremedi hacı efendi. Güzel kardeşim, dostlar dedi. Düşündü taşındı ofladı pufladı.
Mırın kırın, kem küm, hık mık etti. Durdu, bir şey demedi…
Ah Müslümanlık ah... Garibin gönlünü fethetmenin sevabını unutan Müslümanlık ah...
Bir yetimin yüzünü güldürmenin, sevindirmenin Allah katındaki ecrini unutan Müslümanlık.
Daha bu Müslümanlar niye iflah olmuyor diye yakınıp duralım bizler...
Allah’ın “Benim size olan rahmim, merhametim, sizin birbirinize olan merhametiniz kadardır” dediğini unutmamak lazım…
HOŞ ve ESEN KALINIZ
Abdullah Haktankaçmaz


